Kedim öldü, canım çok yanıyor kaldıramıyorum?

Bu yazıyı benimle aynı durumu yaşayanlarla konuşmak ve onlardan destek almak için yazıyorum. Saçma sapan konuşacaklar okumasın bile. Adı Hellikcan'dı oğlumun, henüz 2 hafta sonra 2 yaşına girecekti. Başıma gelmesinden en çok korktuğum şey kedilerimi yüksekten düşerek kaybetmek, bu nedenle üzerine çok dikkat ettiğim ve titrediğim bir konuydu. Bir kedim daha var, o da 6 yaşında ve 6 senedir hangi eve taşındıysak mutlaka ve mutlaka kedi filesi yaptırdım ilk günden. 18 Haziran gecesi çocuklarımın kumlarını temizledim ve hep balkona koyduğum o çöpü o gün gittim kapının önüne koydum, elim kırılsaydı, ayağım kaysaydı da o kapıyı açmasaydım biriciğim oğlum o kapıyı açtığım an fırlıyor. Aklım almıyor, hep evden kaçmaya çalışan bir kedi olduğundan çöpü koyarken bile çok dikkat ediyordum, bir ayağım kapının önünde, gözüm kapıda ama ne oluyor ve nasıl oluyorsa oğlum kaçarken ne ben görüyorum ne de koridordaki ışıkların sensörü onu algılayıp yanıyor. Dolayısıyla ben de kaçtığını düşünmedim ki zaten gözüm kapıdaydı, çöpe bakmıyordum bile, kaçmasına asla ihtimal vermemiştim. Neyse, ben gidiyorum yatıyorum, tabii kurban olduğum çocuk ben yatarken çoktan can vermiş. Sabah kalkıyorum, ben yatarken hep odamın kapısını kapatırım, sabah açtığımda Hellikcan'ım koşa koşa gelirdi yanıma, miyavlayarak günaydın dercesine. O sabah gelmedi, ben anladım ki yine kaçtı, çıktım evden direkt bodruma indim çünkü daha önce kaçtığında oraya gitmişti. Bulamadım ama panik de olmadım, korkmuştur saklanmıştır dedim, gittim annemi kaldırdım anne Hellik yine kaçmış, bulamıyorum diye. Bütün apartmanı taradık ettik, hiçbir yerde bulamadık. Korkmadık ama asla öldüğüne de ihtimal vermedik, en kötü senaryo biri sokak kedisi sanıp apartmandan çıkartmış olmasıydı. Neyse, öğlen bir yerde randevum vardı, Helliği aradım baya, ardından randevuma gittim, yolda annem beni aradı hıçkıra hıçkıra ağlıyor, kızım Helliğim öldü dedi, neden bilmiyorum o an çok sakindim çünkü sabah öldüğü bana ayan olmuştu zaten, garip bir şekilde buna hazırlıklıydım. Fakat gün geçtikçe psikolojim bozuluyor, olayın acısı yeni yeni çıkıyor. Yerdeki fotoğrafına bakıyorum, meleğim uyur gibi ölmüş, ne ağzı açık ne de gözü, hatta annem Hellikcan'ı ilk gördüğünde uyuyor sanmış, üstünde sinekler uçuştuğunu görünce anlamış öldüğünü. Düştüğü yeri gören kamera var, izlemek istedim çünkü aklımda 1001 soru vardı, acı çekti mi, nereden düştü, nasıl düştü, biri mi zehirledi asla anlam veremiyordum çünkü yerdeki pozisyonu asla yüksekten düşen kedi pozisyonu değildi, sanki biri elleriyle koymuş gibiydi. Ne kan var ne bir şey. Bir izliyorum ki kamerayı, ben kapıya çöpü çıkarttıktan birkaç dakika sonra ya 5 ya 6. kattaki merdiven dairesinin oradaki camlardan aşağı düşüyor ve aşağıdaki metal merdivenin trabzanına çarpıp binanın duvarına savruluyor. Önce yerde bi 10 saniye kalıyor, ardından arka ayakları tutmadığından sürünerek o merdivenlere yöneliyor, evine gelmeye çalışıyor ama dayanamayıp yere çöküyor ve can veriyor. Annem kurban olurum sana, seni öpmeye doyamazken sen nasıl o acıyı çektin, nasıl o cama çıktın oğlum, evdeki cam balkon neyine yetmedi, ne diye kaçıp durdun, neyini eksik ettim senin? Yüreğim yanıyor, ben sürekli o apartmanın pencerelerini kapatıp dururdum, kapıcılar açardı. Benim oğlum çok meraklıydı, sandı ki o pencerede de file yahut korkuluk var, bilemedi ki düşeceğini. Daha ne olduğunu anlayamazken iç organları parçalandı çarpmanın ve savrulmanın şiddetiyle. Odam oğlumun düştüğü yeri görüyor, evimi taşımak istiyorum ve bu durumu yaşayanlardan destek almaya ihtiyacım var. Ben ölseydim de o kapıyı açmasaydım.

Kedim öldü, canım çok yanıyor kaldıramıyorum?
Cevapla