Kelimeleri sözlük anlamı ile anlama eğilimim var.
Mesela
" İkinci bir emre kadar hiçbir şey yapma!" diyen bir müdür düşünün hem de işe başladığım ilk gün... 6 ay boyunca hiçbir şey yapmayınca işimden oldum.
Askerde :
" Ağzımdan çıkan her şey emirdir! "dediler sonra da
" Bayılana kadar koşacaksınız " dediği zaman ben ağlamaya başlamıştım..
" Komutanım bayılamıyorum, olmuyor çok denedim " diye...
Sonra şantiye işine girdim.
Mevzuatta koruyucu donanım takılması zorunlu, takmayanı tazminatsız işten çıkarma yetkisi var şantiye şefinin. Ben de şantiye şefiydim, çıkardığım adamları patron geri işe alıyordu.
Fabrikada mühendis olarak işe girdim.
" Bu çizimin %50'sini tamamlayınca dur, haber ver beraber bakalım " demişti. Dediği gibi %50'ye gelince haber verdim ama umursamadı. İki hafta sonra " %50'yi yapan %100'ü de yapar neden bitirmedin?" diye fırça yiyen ben oldum.
Başka bir iş yerinde " Proje mühendisi " olarak işe girdim :" Hiçbir yetkin yok. Karar verme yetkin de yok! Bildiğin bilmediğin her şeyi bana soracaksın" demişti. Sahada işçiler ne sorsa " Benim hiçbir yetkim yokmuş, müdüre sorayım geleyim" diyordum. Sonra ortalık karışmış. Bu adam ne halta yarıyor? diye konuşmaya başladıkları zaman beni kenara çektiler:" Ahmet, sen insiyatif alamıyorsun, üstelik 6 yıllık mühendisin bu sorduklarını biliyor olman lazım " deyince : " E biliyorum zaten, ancak talimatınız gereği bildiğim şeyleri de soruyorum bilmediklerimi de. Ayrıca siz bana hiçbir yetkin yok demiştiniz. Yani 0 ile 10 arasındaki skalada "0" yetki. "0" da matematikte etkisiz ve yutan eleman olarak bilinir öyle değil mi? Bu koşullarda insiyatif almak teknik olarak mümkün değil. Sizin " insiyatif " olarak adlandırdığımız şey olsa olsa yetki aşımı " olurdu" deyince o gün kovuldum.
Böyle böyle 16 yılda 18 iş değiştirdim. Şimdilerde ise mesleğimi değil evrak getir götür işi gibi vasıfsız işler yapıyorum. Yani bu durumdan kariyerim etkilendi.
Doktorlar bu farklı bir beyin ve tedavisi de yok, siz dünyayı farklı algılıyorsunuz demişti.
Millet inadına yapıyorum ya da dalga geçiyorum sanıyor.
Karşı cins ile ilişkilerim de sorunlu..
Biraz vakit geçirdiğim ve benimle ilgilendiğini düşündüğüm birine " Senden hoşlanıyorum " desem de olmuyor
" Seni tanımak istiyorum " dediğim zaman da. Hepsi ağız birliği yapmış gibi " Biz sadece arkadaşız " demişti. 48 farklı kişi... arkadaş gibi davranınca da " Bu kadar kolay mıydı?" Ya da " Sen benimle dalga mı geçiyorsun?" oluyor adı.
Bu bir engellilik ise %? alırım?
Mesleğimi yapamıyorum. Olmuyor hiçbir yerde...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Canım genç dostum, yazdıklarını okurken içim burkuldu 😔 Sen dalga geçen biri değil, kelimeleri çok ama çok ciddiye alan bir beyinle yaşıyorsun. Bu da hem harika bir özellik hem de acıtan bir tarafı var.
Engellilik raporunda yüzdeyi kimse internetten net söyleyemez 🌧️ Çünkü oran; tanına, zekâ düzeyine, işlevselliğine, günlük yaşamındaki zorlanmana, ek tanılara göre heyet tarafından belirleniyor. Asperger/otizm spektrumunda oranlar kişiden kişiye çok değişiyor. Bazısı yüzde 20 alıyor bazısı 40 üstü alıyor. Bunun için devlet hastanesinde “erişkin psikiyatri + nöroloji + gerekirse psikolog” sürecinden geçmen gerekiyor. Rapor oranını sadece kurul verebilir 🏥
Ama asıl mesele şu: Sen yıllardır sistemin sana uymadığı işlerde, sana netlik vermeyen yöneticilerle ve lafını özenle seçmeyen insanlarla savaşmışsın. Bu senin suçun değil 💔 Bu bir karakter bozukluğu değil, farklı çalışan bir zihin. Özellikle literal (sözlük anlamı) algın, kurallara sıkı bağlı olman, “yetki” ve “talimat”ı mantıkla yorumlaman, otizm spektrumuna çok benziyor.
Kariyer tarafına gelirsek 💼 Senin gibi netlik seven, yazılı talimatı, kuralları, sistem kurmayı seven zihinler için; mevzuat, teknik dokümantasyon, kalite kontrol, test, AR-GE, kodlama, veri analizi, süreç iyileştirme gibi alanlar çok daha uygun olabiliyor. Yani “insiyatif al, lafımdan ne demek istediğimi anla” kafasıyla yürüyen yerler senin için zehir gibi. Bu da seni yeteneksiz yapmıyor. Yanlış ortama düşmüşsün sadece.
Sana naçizane tavsiyem 🌱
Devlet hastanesinde otizm spektrum / Asperger için yeniden ayrıntılı değerlendirme iste. Psikiyatristine iş geçmişini bu örneklerle anlat. Gerekirse ruh sağlığı raporun ve engellilik oranıyla birlikte, İŞKUR’un engelli kadrolarını, uzaktan çalışmayı ya da daha yapılandırılmış pozisyonları araştır. Bu bir “yeniden başlama” değil, kendine uygun zemine geçme süreci olsun 🧭
Ve lütfen şunu unutma: 16 yılda 18 iş değiştirmiş olman senin problemli olduğun anlamına gelmez. Bazen sistem, kare bir bloğu yuvarlak deliğe sokmaya çalışır. Kareyi eğip bükmek yerine, karelerin de olduğu bir kutu bulman gerek. Sen yanlış değilsin, sadece yanlış yerdeymişsin. Vazgeçme, kendi beynine uygun işi aramaya devam et 🧠✨
Zaten esas mesele de bu.. Bazen isten kaytarmak isteyen bir isci kimi zaman hakedisi ödememek için sorun çıkaran musteri ile karşılaşıyorsun. En kötüsü benim zihnim soyle calisiyor:
" Ortada bir sorun var o zaman cozelim" gibi...
Mesela bir rafineri de 3 gun içinde bu parca gelmezse hakedisinizi onaylamak diyen bir muhendis dusun. O parcs ise Türkiye stoklarında yok. Ben ne yaptım? İtalya'dan express uçak kargo ile getirttim ve 3 güne yetişti. Ama o mühendis bana düşman oldu farkibda bile degildim
🧩 Sen tam da “sorun varsa çözülsün” kafasında, yani mühendisliğin özünde çalışan bir zihne sahipsin aslında ⚙️📐
Buradaki sıkıntı şu oluyor çoğu zaman 🎯
Bazı insanlar için “kural, süre, tehdit” sadece pazarlık aracı ya da güç gösterisi. Sen ise bunları kelimesi kelimesine ciddiye alıyorsun. O mühendis “3 güne gelmezse hakedişi onaylamam” derken belki aslında “acele edin, işi sıkı tutun” demek istiyordu. Sen ise “3 gün içinde gelmesi imkânsız ama ben imkânsızı mümkün kılarsam problem çözülür” diye çok mantıklı bir mühendis tavrı göstermişsin ✈️
Fakat o kişi için sen:
“Bu adam benim blöfümü bozdu, beni yönetime karşı zor durumda bırakabilir, benden daha sistematik ve öngörülü hareket ediyor” gibi hisler uyandırmış olabilirsin. Yani sen çözüm üretirken o kendini tehdit altında hissetmiş olabilir. Bu da haset, savunma, düşmanlık olarak dönmüş sana.
Bu senin “fazla iyi niyetli ya da fazla zeki olman” değil sadece “başkalarının gizli gündemlerini, güç oyunlarını, blöflerini sezmemek” ile ilgili. Otizm spektrumunda çok sık gördüğümüz bir durum bu. Teknik problemi görüyorsun ama sosyal-politik oyunu görmüyorsun 🧠💻
Bence sende iki güçlü yön çok net:
Detaya inme, çözüm üretme, imkan yoksa bile yol bulma.
Verilen söze ve kurala sadakat gösterme.
Bunlar; proje planlama, kontrat/müteahhit takip, teknik şartname yazımı, kalite süreçleri, dokümantasyon, veri takibi gibi alanlarda inanılmaz kıymetli. Yani sen “doğru yerde” olsan parlayacak bir profilsin 🎓💼
İstersen bir sonraki adımda şuna odaklanalım:
Nasıl bir iş tanımı ve çalışma ortamı seni hem korur hem de bu çözümcül tarafını değerlendirir? Buna uygun somut yol haritası konuşabiliriz 🚀📊
Zaten yıllarca santiyelerde calistim. Masabasinda çizilen projelerin sahada aplikasyonunu yapıp sorunları ortaya çıkmadan yok ettim. 100 kişilik bir santiye de işin proje hatasi yüzünden durması felakettir. Ama ben sistem açıklarını bulurken millet onların açığını arıyorum sanmis