Çalışma hayatında herkesin farklı bir motivasyonu ve beklentisi var. Takdir edilmek, rahat çalışma ortamı, güler yüzlü bir yönetici, yüksek maaş ve daha nicesi... Bir işi sevmenin yolu bunlar gibi birçok şartın sağlanmasından geçiyor. Bunların her birinin önemli oluşu su götürmez bir gerçek ama içlerinden en önceliklisini arıyoruz. :)
Bu noktada sormak istiyorum, işini sevmen en çok hangi şarta bağlı?
Tecrübe ettiğim kadarıyla şunu diyebilirim benim tercihim uyumlu iş arkadaşıdır. Bir işi güzelleştiren tek gerçek budur. Diğer seçenekleride değerlendiremeden edemicem. Rahat çalışma ortamı her zaman avantaj olmayabilir. Bulunduğun yerde sıkıntılı bir ekip arkadaşı sana rahatlışı zindan edebilir. Yüksek maaş her zaman için önemli ekonominin böyle olduğu zamanlarda birçok kişinin mecburiyetten sürdürdüğü durumdur. İşini sevmese bile mecburiyetler insanı bağlar sorunun asıl amacının dışında kalıyor bu seçenekte. Anlayışlı bir yönetici tartışmaya açık bir durumdur bu her koşulda işini sevmen için yetmeyebilir. Bana kalırsa işini sevdiren en temel özellik kendini o işe ait hissetmen. Başarı sağlayabilmendir. Başarı her zaman mutlu eder.
Seçenekleri sıralamak gerekirse, ilk sırada uyumlu iş arkadaşları yer alır. Mevcut işimi düşünüyorum, eğer iş arkadaşlarımla uyum sağlamış olmasam; alacağım yüksek maaşın ya da çalışma alanı konforunun önemi pek de kalmıyor. İkinci sırada yüksek maaş ve üçüncü sırada anlayışlı bir yönetici diyorum. Seçenekler arasında bulunan rahat çalışma ortamını ise sona attım. Yüksek maaşı önceliklendirsem, uyumlu iş arkadaşları olmadan yapamam. Rahat çalışma ortamını da anlayışlı yönetici öncesine koyamadım, ortam tam rahatlık sunmayabilir ama anlayışlı yönetici bu konuyu biraz iyileştiren bir etki olarak çıkar.
Bunlara ekstra olarak işimi sevme sebebi olarak, çalıştığım yere gelen birine yardım etmek diyebilirim. Birinin işine yardım edince, tamamlayınca ayrı bir mutlu oluyorum.
Çalışma hayatında para, esnek saatler ya da rahat ortamın elbette önemi var. Fakat en önemlisi çevremdeki insanlarla keyifli vakit geçirebilmem sanırım.. Etrafımda somurtkan, işini sevmeyen ya da sürekli sorun çıkaran insanlar olursa mutlaka ne kadar iyi koşullarda çalışırsam çalışayım soğurum.. Patron da çalışanlar grubuna dahildir benim için.. Bunun dışında işimin insanlarla iletişime bağlı olduğunu da vurgulamam gerekir ki, bu da doğrudan zorluğun kendisi.. Buna rağmen insan pozitif ve güçlü ise hiçbir şey onu yıldıramıyor buna da kesinlikle inanıyorum.. Keyifli günler..
Aslında seçeneklerim tümü eşit oranda önem arz ediyor ama illa biri bi’ tık daha ağır basıyordur onu söyle derseniz uyumlu iş arkadaşları derim. İletişimin mecburen sürdüğü bir işim var çoğu iş gibi. Hâliyle sorunlar yaşadığım, görmek istemediğim, aynı ortamı paylaşmak istemediğim insanların yanına gidip her gün mesai bitimini dört gözle bekleyip, sene sonunda yıl boyu çektiğim stresi 2 haftalık bir tatille atmaya çalışıp asla atamayacağımı bilerek yaşamak istemem.
Uyumlu iş arkadaşları oldukça önemlidir ama benim için asıl önemli olan işimin hakkını vererek yapıyor olmam ve iyi sonuçlar elde ettiğimi görüyor olmam. İnsanlara faydalı olduğumu görmek beni motive ediyor ve çalışma şevkimi artırıyor. Belki de mesleğim gereği böyle düşünüyorum.
Bunlardan biri değil tabii ki. Yaptığım iş önemli olan. İşimi seviyorsam karın tokluğuna il il bike gezerim. İnsanlara katlanmaya zaten alıştık. Yöneticiden de anlayış niye bekliyim benim işim, izin günü sayım, belli değil mi? Bunlar sadece para için çalışan adamın umrunda olur. Ben işimi yaşamak istiyorum.
İş hayatına yeni başlayanların çoğu yüksek maaş olsunda ne olursa olsun gibi düşünceye sahip ama zaman içinde paranın mutluluk getirmediğini anlıyor insan bir iş yerinde en önemli olan şey çalışma arkadaşlarınin kafa dengi olması ve maaşının zamanında yatmasıdır bana göre az olsun kafam rahat olsun her sabah uyandığımda yine mi oraya gidecem diye zorla kalkmayım yataktan.
Ben olduğum yerde rahatsam aldığım para oradaki insanlar umrumda değil zorbalık olmuyorsa rahatsam güzel güzel işe gidip geliyorsam ya da okula gidip geliyorsam tamamdır diğer her şey yani bir şekilde hallolur ama önemli olan bir şekilde rahat olmak
Güler yüzlü bir yönetici. Çalışma hayatım boyunca bir kere yaşadım bunu. Çalışmaya doyamıyordum. Sabah 10, akşam 5 mesaim olmasına rağmen gece 1-2'ye kadar çalıştığımı hatırlarım. :)
Is ortamı. Bulunduğun iş.. değişir ama. Kişiler çok büyük faktör bence.. kişiler ile iyi degilsen. Maaşı yüksek olsa da mutlu olmazsin. İse gidesin gelmez...
İnsanın sevmediği bir işi yapması elbette imkansız. Ucunda yüksek maaş olsa bile insanın içinde azıcıkta olsa o işe gitme arzusu yoksa eziyet olur. Ama yinede yüksek maaş sanki daha önemli.
Ben bu işten hiç para kazanmasaydm dahi yeni de gönüllü olarak yapmak ister miydim diye sorardm kendime cevabm evetse çalışırdm şartm budur
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Benim tercihim uyumlu iş arkadaşları ve rahat çalışma ortamından yana olurdu. Tabi bu zamana kadar sadece bir kere başkasının yanında çalıştım bir kere de stajyerlik yaptım bunun dışında da iş deneyimi üzerine hiçbir tecrübem olmadı.
Rahat bir çalışma ortamı varsa iş arkadaşları da sorun değil gelen işin az ya da çok olması da bence. O zaman çalışmış gibi değil de eğlence gözüyle bakıyosunuz her şeye :)
Yönetici anlayışlı olduktan sonra diğer 3 seçenek zaten bir şekilde hallolur hatta o şirkette yükselebilirsiniz ve bu sorunların çözülmesinde daha etkin rol oynayabilirsiniz.