Lise son sınıftaydım, SBS sınavına hazırlanıyordum. Ben diğer öğrenciler gibi matematiğime güvenmiyordum. Kitapçığın sonunda yer alan, kimsenin sallamadığı, sallayanların da çoğunun boncuk boncuk terlediği bölüme güveniyordum: İngilizceye!
Küçüklükten beri en büyük hayalimdi dil okumak.
Eğer liseye geçersem ikinci sene bölümlere ayrılacağımız için dil okuyabilecektim ve bu benim içim aşırı derece heyecan verici bir durumdu! Derken SBS puanım umduğum gibi gelmedi, bir hayli düşüktü
Zaten bu ülkede dile değer verilse insanlar bir parça da olsa adam olurdu.
"Bu ülkede dile değer verilse insanlar bir parça da olsa adam olurdu" derken neyi mi kastediyorum, hemen açıklayayım: Türkiye'de maalesef ki eğer sayısal en azından eşit ağırlık okumuyorsanız adam yerine konmuyorsunuz.
Bi' saniye ya, dilcilerle, sözelciler ne olacak peki?
Onları umursayan dahi yok, çünkü onlar insan değil. Onlar eğer matematik yapabiliyor olsalardı, ellerine iyi bir meslek alabilecek olsalardı (!) adam yerine konulurlardı.
Derken, özel bir okula kaydoldum. Evime yakın, İngilizce ve Almanca dil eğitimi veren bir okuldu. Hatırlıyorum yaz tatilinde müdüre ile tanışmıştık, bana nasıl olduğumu sormuştu. Ben de ona heyecanlı ve birazcık da endişeli olduğumu söylemiştim. Aldığım yanıt kalbimin göğüs kafesimi kırmasına neden olmuştu: "Hiç merak etme yavrucuğum, bu okulda aradığın dil eğitiminin alası var. Dil okumak istiyor diye bir çocuğu aptal yerine koyamazsınız, sonuçta matematik yapamıyor olması onun suçu değil. Allah matematik zekası vermemiştir, yapabiliyordur ama ilgisi yoktur. Hele bir öğrenciyi kesinlikle bölüm seçmeye zorlamamalısınız, bu onun geleceği bırakın da kendisi karar versin" demişti.
Bu inanılmazdı! Benim evde annemle babama söylediklerimin neredeyse aynısını müdüre onlara söylemişti! Benim gibi düşünen, bana hak veren ve savunan bir insanın okul müdürümün olmasından daha iyi ne olabilirdi ki!
Ortaokulda öğretmenler matematik ve fen derslerinde başarısız olduğum için bana çok kızarlardı hatta cetvelle elime vurmuşlukları bile var. Neymiş efendim çalışmıyormuşum!
Hayır, bu çalışmaktan öte bir şey, tamamen neye ilgim olduğu ile alakalı. Ama bunu kime anlatacaktım, anlatsam kimin umurunda olacaktı ki? Ben de kendi yolumu çizip oradan gitmeye karar verdim.
İngilizce dersindeki başarım diğer öğrencilere göre kat be kat yüksekti ve bu sınıfın en çalışkanının sinirini bozuyordu. Matematik ve fen yapamadığım için diğer derslerimin de kötü olması bekleniyordu. Matematikten ve fenden her sınavda en yüksek notu alan inek İngilizce sınavından sonra hocaya "Öğretmenim n'olur bana proje ödevi verin, sınıfta kalmak istemiyorum." diye yalvarıyordu.
Beni anlamıyorlardı, Ben bir balıktım ve benden uçmamı istiyorlardı. Bu nasıl olabilirdi ki, Mümkün dahi değil!
Her sene matematik ve fenden sayısız ödev alırdım hocalarla iyi geçinmeye çalışırdım. Ama sanırım en kötüsü de sayısala yeteneğim olmadığı için aptal muamelesi görmekti. Matematik hocası benimle dalga geçerdi. Hoş ben de altta kalmaz onunla dalga geçerdim, kendimi ezdirmezdim. Ne kadar acı bir çocuğun zekası ile dalga geçmek! Ben çok mu isterdim sınavlara mı çalışayım yoksa proje ödevi mi alayım diye ikilemde kalmayı, ben çok mu isterdim hocalar ağır hakaret ettiklerinde susmayı, ben çok mu isterdim cetvelle sınıfın ortasında dayak yemeyi, herkesin kahkahaları eşliğinde ağlamayı? Hepsi şu lanet matematiği yapamadığım için değil mi? Umarım canımı yaktığınıza, egonuzu tatmin ettiğinize değmiştir. Umarım sınıfın içinde bütün onurumun kırılmasına, ülser hastası olmama, ağır bir depresyona girmeme ve sonrasında okul fobisi sahibi olmama değmiştir.
Lisenin ilk senesinde müdüre ile sürekli görüşüyordum, odasına gidiyordum konuşuyordum, sohbet ediyorduk. Aramız çok iyiydi, hala da iyi. Bizim derslerimizi on saat İngilizce, iki saat de Almaca olarak belirlemişti. Benim gibi İngilizce aşığı birisi için haftada 10 saat İngilizce çok azdı ama olsun neticede Almanca da vardı. :) Fakat bir sorun vardı. Ben kendi kendime İngilizcemi geliştirmiş ve Intermediate seviyesine kadar yükseltmiştim. Ama bana okulda anlatılan İngilizce Elementary bile değil, Beginner seviyesindeydi! O zaman kendi kendime çok kızmıştım "şapşalsın sen, gerçekten burada çok iyi bir dil eğitimi alacağını mı düşündün, aptal" demiştim kendi kendime. Ama müdürenin bana "dil öğrencisi 3 kişi bile olsanız size dil sınıfı açacağım." demesi bana bir parça da olsa umut vermişti. "Belki seneye bölümlere ayrılırsak seviyeme uygun İngilizce dersi verilir." diye düşünmüştüm.
Her şeyin bir iyi bir de kötü yanı vardır ya, sanırım bu okulun da kötü yanı sıfırcı sayısalcı hocaları ve ağır sayısal dersleriydi.
Hani dil olacaktı, ben bu kadar sayısalı kaldıramıyorum! Özel okulda olmama rağmen matematik, fizik, kimya ve biyoloji hocalarının eteğinde geziyordum. Ben devlet okulunda bile hocalara böyle yalvarmamıştım. Lisenin ilk senesinde ilk dönem bittiğinde ortalamam teşekkür almaya yetiyordu, ama sağolsun fizikçinin yaptığı şaka sayesinde teşekkür alabilecekken alamadım. "Nasıl olsa birinci dönem bu, diğer dönem fiziği çalışır, düzeltirsin." demşti. Ben fiziği çalışıp düzeltmek falan istemiyorum! Ben sadece hakkım olan notu istiyorum! Sonuçta ben o okula para ödüyorum, sen nasıl benim karneme fizik ortalamamı 33.47 yazarsın ya? Sen benimle dalga mı geçiyorsun?
İkinci dönem akıllılık yapıp 2 ayrı proje ödevi aldım. Çok şükür bu defa karnemde 71.90 yazıyordu. Ama her şey gitgide kötüleşiyordu, yaz tatili birden bire anlamadığım bir biçimde bitti ve ikinci dönem başladı. Şok geçirdim! İngilizce dersi 4 saate düşmüştü! Ayrıca bölümler ayrılmıştı ama dil sınıfı yoktu! Sonra sınıf listelerinde ismimi aradım. "10/C Eşit Ağırlık" bölümünde adım yazılıydı. Evet dil bölümü açılmadığı için onuncu sınıfta eşit ağırlık okudum dibine kadar pişmanım ama yapabilecek bir şeyim yoktu. Müdüre ile konuştuğumda bana "dile çok talep olmadığı için açmadık" diyordu. Yahu sen değil miydin geçen sene " 3 kişi dahi olsa dil sınıfı açarım." diyen? Yaz tatilinde beynin mi buharlaştı sana ne oldu böyle?
Ama asıl felaketi daha yaşamamıştım, o lanet fizikçi!
Bana birinci dönem yapmadığını bırakmadı. Proje ödevi de vermedi. Yapabildiğim kadarı ile sınavlara çalıştım ama tabii ki aldığım notların hepsi tek basamaklıydı...
Yine bir teşekkür krizi yaşadım, hocaya ortalamam hakkında konuşmaya gittiğimde "Kim, sen mi teşekkür alacaksın, hah" demiş ve pis pis sırıtmıştı hiç unutmam diğer bir sayısalcı hocanın söylediğini "Sen hocana, notumu şu rakam yapar mısınız diyorsun, madem öyle sınavlara çalışsaydın da sen yapsaydın, niye yapmadın?" dedi. Gözlerim dolu dolu, sinirden patlamak üzere, yumruklarımı sıka sıka çıktım sınıfa. Yahu kadın yapamıyorum, anlamıyor musun? YAPAMIYORUM!
Ben Newton'ın etki tepki kanunu ile ilgilenmiyorum ya da Einstein'in izafiyet teorisi ile, ben dillerle ilgileniyorum daha ne kadar ve nasıl anlatmam gerekiyor anlamanız için?
Eve ağlaya ağlaya gittim, ertesi gün de okula gitmedim. İngilizce hocası dün dersteki halimi iyi görmediğinden annemi aramış, annem de fizik dersinden geçemediğim için üzgün olduğumu söylemiş.
Benim üzüldüğüm şey fizik yapamıyor olmam ya da fizikten geçememek değil. Benim üzüldüğüm şey beni anlamamak istemeleri, bunu bilerek yaptığımı düşünmeleri.
Söylesenize kaç kişi kendisini bile bile aptal konumuna düşürmek ister ki?
O İngilizce hocasından da Allah razı olsun bana pek bir şey öğretemediyse de üzerimdeki emeği çoktur. Fizikçiyle konuşmuş, hoca beni yeniden sınav yaptı bu defa cevapları da verdi. Çok şükür bir badireyi daha atlattık!
Sonraki sene işler iyice kötüleşti İngilizce hocası değişti. Artık İngilizce derslerinde sadece film izler olduk. Almanca dersi dört saat olmasına rağmen sadece bir saat Almanca gördük. Sayısallardan farkımız yoktu hatta sizi temin ederim ki sayısallardan daha fazla sayısal ders görüyorduk. Geçen sene açtıkları dil sınıfı adı altında bütün işe yaramazların toplandığı bir sınıf vardı, artık o da yoktu. Lisenin üçüncü senesinde okula neredeyse hiç gitmedim, bir günde beş saat matematik olur mu yahu?
Peki ben bütün bunların hepsini neden anlattım?
Bir çocuk matematik yapamayabilir, bu onun aptal olduğunu göstermez. Ya da bir çocuğun zeki olmuş olması için illa matematikten anlaması gerekmez. Zamanında da müzik öğretmeni Beethoven için "Müzik konusunda hiçbir yeteneği yok müziği bırakmalı" demiştir ki haksız çıkmıştır. Sadece dâhiler, üstün zekalılar matematik yapanlardan çıkıyorsa Decartes kim, Beethoven kim, Picasso kim? Birisi düşünür, diğeri müzik dehası, öteki de resim dehası. Şimdi bu kadar tarihe geçmiş, isimleri herkesçe bilinen insanlar aptal mı matematik alanında ilerleme kaydetmedikleri için? Koskoca Mona Lisa tablosu ile meşhur Picasso aptal mı, söyledikleri hala bugün bile akıllarda olan, felsefe edinilen sözlerin sahibi Decartes aptal mı?
Lütfen farkında olmadan çocukların gelecekleri ile oynamayın. Bırakın çocuk istediği bölümü seçsin. Sonuçta mesleği yapacak kişi o. "Benim çocuğum mühendis olacak, benim çocuğum doktor olacak." egolarına girmenize hiç gerek yok. Zamanında siz okusaydınız da siz olsaydınız. Bir dakika yoksa siz de mi sayısal yapamıyorsunuz? Kendinizin yapamadığı bir şeyi çocuktan nasıl bekliyorsunuz peki? Bu onun geleceğine atılmış çok büyük bir kazık değil mi?
Bir de liselerdeki ya da üniversitelerdeki dil bölümlerine sadece sayısal yapamayanların girdiğini düşünen bir kısım cahil insan var.
Dil zekası, sayısal zekadan çok daha az görülür ve genelde dil zekasına sahip çocukların yarısından fazlası matematik yapamaz.
Bunda zorlayacak bir şey yok, anlamıyorsa eğer bu onun suçu değil, yaradan tarafından ona farklı bir zeka verilmiş. Bu kadar basit bunda kabullenemeyecek bir taraf yok!
Dil bölümlerini sadece sayısal zekasına sahip olmayan kişilerin seçtiğini sananları bu tarafa alayım; madem öyle, madem sayısalcı çok zeki peki neden o zaman sözel derslerde genelde başarısız ya da dil derslerinde? Aman canım ne önemi var o sayılarla atomu parçalıyor ya "Herkez, amaliyat, proföser" gibi, kelimeleri yanlış yazsa da olur.
Dil zekasına sahip çocuklar azdır ve özeldir. Onlara sayısal özürlü olarak bakmak yerine, dil konusunda üstün zekalı çocuklar olarak bakabilirseniz eğer, neler başarabildiklerine siz bile şaşırırsınız.
Bak kardeşim; Ben de sözelci zekaya sahibim. Beynimin sol lobu yani sayısal bölümü yok sanki. Yapamıyorum. Yapmadığım için de insanlar beni canım olarak addedmeye başladılar. 3. ya da 4. sınıfta sırf bölme işlemini yapamıyorum ve hocam bana kızıyor ve vuruyor diye okula gitmiyordum. 4. sınıfta tanıştım ben İngilizceyle, hep yüksek almışımdır İngilizce'den ben. Matematiğim ise berbat. 8. sınıfa kadar İngilizcem hep 4-5 geldi. Matematiğim ise 1-2 çok nadiren 3. O da sözlülerle falan. Liseye geçeceğim zaman 8. sınıfı bitirdikten sonraki yaz dillere olan yeteneğimi fark ettim. Almanca, Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca 1-10'a kadar saymayı ezberlemiştim (Hiç unutmadım 5 senedir.) Hayalimde İç Mimar olmak vardı. Evin içinde bir şeylerin yerlerini değiştirmeyi seviyordum. 9. sınıfın ilk dönemin ortasında belediyenin ücretsiz Almanca kursuna gitmeye başladım. A1-A2 seviyesinde Almanca öğrenip sertifika aldım. Çok da yüksek not almıştım. Lise 2'ye geçeceğim zaman Matematik, Fizik, Kimya, Geometri 1'di benim. 2,59 ortalamayla geçtim 9. sınıfı. Meslek lisesindeydim, bölüm tercihi yapacaktık; 1- İnşaat, 2-Bilişim, 3- Elektrik yazmıştım geri kalanları da açıkta kalmayayım diye doldurmuştum. Sonra tercihler açıklandı; Elektrik-Elektronik. Tamamen sayısal! O arada da bırakmadım peşini Almanca'nın; 2 kez daha kursa gittim A1 seviyesi olarak, A2 açılmamıştı. Neyse okdum elektriği güç bela, 12. sınıfta stajımı da yaptım bitti. YGS 3-4'den 193-194 ile geçmiştim, 1 sn bile çalışmamıştım. LYS'de yabancı dil sınavına girdim ve şoka uğradım. Çünkü o soruları benim çözmemin bir mümkünatı yoktu. Kolejde İngilizce görenler için yapılmış sorular. 2 yıllık direkt geçiş hakkımı kullandım ve şimdi Çanakkale 18 Mart üniversitesi 18 Mart Üniversitesindeyim. Üniversite 1. Elektrik okuyorum. Bak şimdi şu resime; https://i.hizliresim.com/OAQV5Q.png Ben şu an kendi başıma Fransızca, İtalyanca, İspanyolca ve İngilizce çalışıyorum, hayalim Tur Rehberi olmak.
Çok güzel olmuş gerçekten bu arada bir dil öğrencisi olarak söylüyorum hiç ciddiye alınmıyoruz sayısalcıysan çok zekisindir tmciysen helal olsun derler sözelciysen olsun öğretmenlikle kurtarırsın derler dil bölümü mü ya boş işlerle uğraşma geç sözele derler ama bilmezler ki işimizin aslında çoğundan kat kat daha zordur.
biz mühendislerden 2-3 dil bilmemiz istendiğinden pek dilcilere itibarım yok tek hak verdiğim eğer öğretmense ve dersini akılda kalıcı anlatabiliyorsa o zaman vardır lisede 2 tane ing hocası vardı birşey öğrenemedim onlardan youtubedan şarkı dinleyerek ingilizce öğrenen bir insan oldum şimdi üniversitede hazırlıkta halledicem tamamıyla speaking imi geliştirmem gerek biraz üstüne almancayı ve arapçayı eklemeyi düşünüyorum yani biz bu kadar dil öğrenebilirken üstüne mühendislik bilgisine sahipken hangisinin itibar görmesi daha doğru :( hocaların hepsi aynı benide ödev yüzünden az süründürmediler edebiyat olsun dil anlatım olsun coğrafya olsun az süvmedim ödev yaparken mattan ver fizikten ver sen sayısalcıya niye dil anlatım veriyon biraz eğitim sistemindede suç var
ama şöyle bir şey var ki senin bir kaç dili öğrenmenle onun üsütne çalışanlar bir değil kimse mütercim tercümanlık okumuş biri kadar iyi çeviri yapamaz mesela tek yönlü değil çünkü kültüre yazım kurallarına anadilinin kullanımına farklı alanlardaki terimlere vs de bağlı ayrıca bunları da geçtim bir işin iyi olmaıs için zor olması gerekmez belki sen hem bir kaç dil öğrenip hem kendi bölümünde çalışıyorsun bu iki farklı alan olduğu için daha zordur ama biri dil istiyorsa seviyordur zorluğuna göre okuyup okumamaya karar vermez ki
Sayısalcı ve eşit ağırlıkci olmazsanız adam yerine konmazsiniz cümlesindeki "esitağırlıkcı" kelimesi fazla olmuş çünkü tek saygı gören Sayısalcılardır. Dil ve sözelin hiç saygı görmemisinin nedeni genelde oraya gerçekten dil yapabilen az gidiyor geneli tembel bütün notları düşük olanlar lütfen beni yanlış anlama size hakaret etmiyorum demek istiyorum ki tembel olan bütün öğrencileri müdür ve hocalar zorla dile ve sözele yönlendiriyor bu yüzden arada siz kaynıyorsunuz. Bu arada dil zekası Sayısaldan az görülür demişsin onada katılmıyorum nerdeyse bütün Sayısalcı arkadaşlarım (çalışkan olanları) en az dilciler kadar iyi ingilizce biliyorlar.
0
1 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Maalesef. Okulun dediği önemli bizim dediğimiz onlar için bir anlam ifade etmiyor. Benim tanıdığım sayısalcı arkadaşlarımın çoğu İngilizce ya da diğer dil derslerinde iki kelimeyi bir araya getiremiyorlardı. Ama güzel bir şey yabancı dil yapabilmeleri 😊 ama dilci olmak farklıdır sayısal okuyup dil yapmak ayrıdır 😊
Dil okumanin dram oldugunu hic dusunmuyorum. Evet ikinci sinif olarak gorulur evet fazla ustlerine dusulmez ama bunun sebebi bir esit agirlik ogrencileri kadar cok olmayislaridir. Her okul uc ea sinifi olurkrn dilci sayisi 20-25dir. Esitciler 700bin kisiyse dilciler 70bindir. Zevklidir dil okumak, özeldir, herkesin kolaylikla yapamayacagi seyleri yapmak demektir. Baskalari how are you'dan ileri gidemezken senin koca koca makaleler cevirebilmendir. Alt yazi kacirmamak icin ugrasan insanlarin yaninda alt yazisiz anlamaktir konusulanlari. Sadece ingilizceyle sinirli kalmayip baska dillere de yelken açarsin ögrenmek icin. Dil zekasina sahip olduğun icin baska bir dili de kolaylikla ögrenebilirsin. Kisacasi dilci olmak özel olmaktir, sana verilenlerle yetinmemek hep daha ileri gidebilmektir.
Haklı olduğun ve katıldığım cok yer var. beni ezmezlerdi sayısalcı olmadığımdan dolayı çünkü dayak yerlerdi ama genelde hep ezilir sözelciler.. Bu tamamen bizim ülkemizde dilin veya edebiyatın önemsiz olmasından dolayı. şiir yazardım şiir seven cok az insan varmış şiiri mesleğe dönüştüremezmişim aç kalımışım. resim yeteneğim vardı ressam olup açlıktan ölcen mi dediler.. korolarda hep ön plandaydım ama o da bana göre değildi. ben ne diyim ki daha şimdi dile geçiş yapıcam. kazandığım halde uzak diye yollamadılar. sanki aclık sefillik çekerken benimle çekicekler..
Mona lisa Picasso'ya değil Da vinci'ye ait ki o da matematik alanında geride kalan birisi değil. bende güzel sanatlarda okuyorum ve dil okuyanlardan daha da kötü durumdayız ama ben hiç bir zaman senin gibi şikayet etmedim. insanların ne düşündüğü de umrumda olmadı birileri seni anlasın diye beklersen daha çok üzülürsün. ayrıca "matematiğe kafam basmıyor"diyerek elinin tersiyle itersen zaten yapabileceğini sanmıyorum. dil okuyanların da zeki olduğunu düşünmüyorum kabiliyet ve istekle alakalı şeyler. ve son olarak kolejde okuyorsun diye zayıf aldığın dersin hocasının seni geçirmesini beklemen gerçekten fazlasıyla etik ve zekiceymiş.
Dil öğrenmek, beyin için matematikten bile zor bir şey. Çünkü beyin yeni bir kavram, yeni bir aksan öğreniyor. Tıpkı bir bebeğin ana dilini öğrenmesi gibidir.
Haklsınız, kimse herhangi bir bölüm için zorlanmamalı. Kimin canı hangi bölümde okumak istiyorsa onu okusun. Lisede eşit ağırlık bölümünde okudum ama hayatımın hatasını yapmışım. Lise 3'te kararımı değiştirip üniversiteyi dil bölümünde okumaya karar verdim. Herkesin kararı eşit ağırlık bölümünden bir yerdi fakat kararımın ne kadar doğru olduğunu geçen sene anladım :)
İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümümde ki ilk günü sanırım hiç unutamayacağım. İlk defa altyazısız bir şeyler anlamaya çalışıyordum ve 2 saatte başım patlayacak kadar ağrıyordu. Matematikte bile bu kadar zorlandığımı hatırlamıyordum. Artık 11 saat de İngilizce bir şeyler dinlesem ağrımıyor. Çünkü hayatımın merkezi oldu :)
Emeğinize sağlık :)
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Akıcı, büyüleyici ve de çarpıcı bir dilin var minik. İçine düştüğün nâhoş durumu o kadar hoş bir lisan ile aktarmışsın ki. Tebrik ederim. Ve de bir şey ekleyeyim. İki dili öğren hem de ne olursa olsun. Birisi ölü diğeri de oldukça canlı bir dil; Latince ve Arapça. Batı dillerinin kökeni Latince'ye, doğu dillerinin kökeni ise neredeyse Arapça'ya dayaniyor. Bu ikisini öğren derim. Ayrıca 18 dil bilen bir de isim vereyim sana, bilim tarihi profesörü Fuat Sezgin... Bu isme dair de bilgin olsun. Bu kadar dili nasıl öğrenmiş, sorusunun cevabını aramalisin...
0
10 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Tavsiyeleriniz ve değerli yorumunuz için teşekkür ederim 😊😊akıcı büyüleyici ve çarpıcı bir dilin var derken ne demek istediniz 😊
Rica ederim minik. Ks'de bolca boş beleş insan var. Senin gibilerini görünce seviniyorum ve de mutlu oluyorum. Şimdi ne okuyorsun bilmiyorum ama; okumaya, biriktirmeye ve de dilLER edinmeye devam et lütfen. Sadece ingilizce ve Almanca ile yetinme. Arapça'yı ekle, İspanyolca'yı ekle. Her dilin ayri bir güzelliği var. Ve dediğim ismin dil öğrenme pratiğini nasıl kazandığını araştır olur mu?
Dedikleriniz ayaklarımı yerden kesiyor 😊 okumak öğrenmek ve biriktirmek hayatım boyunca yapmaktan vazgeçmeyeceğim tek şey 😊 bir de dil öğrenmek tabii 😇 tabii ki dediğiniz kişiyi araştırıp dil öğrenme pratiğini nasıl kazandığını araştıracağım 😊
Seni bekliyorum. Neymiş o beğenmedin tavırlarim söyle de bileyim bakalım. Korkak bir ergen gibi kaçmak mi senin iletişim tarzin? Bu mu senin kişiliksizligin? Gel de söyle bakalım neymiş derdin? Bekliyorum hadi
Evet evet yorumlarımi uçurtunca, sen tertemiz ve asil bir Hind Mihracesi oluyorsun... Gelip dev düşünceni söyleyebilme kabiliyetin ve cesaretin olmayınca, korkaklara has bir eda ile engellemek, karakterine de pek uygun düştü tabi. Bir daha yazmayacagim buradan. Hoşlanmadim dediğin neyse onlar, kişilik sahibiysen gelir söylersin. LA'dayim yalanın da ortaya çıkar elbet. Bu sitede herkes Amerika'da zaten, ne hikmetse...
Ellerinize sağlık :)) kesinlikle katılıyorum. Bende bir dilci olarak mezun oldum liseden ama benim de hocam kötüydü bize pek yardım etmezdi. Haliyle bu sene kaldım üniversite sınavlarına. Kendi emeklerimle biraz da kursa giderek İngilizcemi geliştirmeye çalışıyorum. Ama sende bir şekilde kendini geliştirebilirsin farkındayım haksızlık olmuş sana ama yine de bir yerden başlayabilirsin. Demek istediğim, çevrende böyle kişilerle her zaman karşılaşacaksın. Ama yine de vazgeçme bu senin hayatın. Umarım yazdıklarım seni biraz olsun motive etmiştir :))
Söylediklerine katılıyorum. Deha sadece potansiyeldir. Bu potansiyele ulaşmak için çalışma gerekir. İlgi alanıyla alakalı. Kuşlardan yüzmesini balıklardan uçmasını isteyen bir eğitim sistemimiz var. Geri kalmışlığımızın en önemli sebebi bu. Birde Mona lisa , Leonardo da Vinci ye ait 😋
"Ben sadece hakkım olan notu istiyorum! Sonuçta ben o okula para ödüyorum, sen nasıl benim karneme fizik ortalamamı 33.47 yazarsın ya? Sen benimle dalga mı geçiyorsun?" Burdan sonrasi ile ilgilenmedim. Ne kadar saygisizsin. Para ödüyor olman sana birilerinin torpil yapmasi gerektiği anlami taşımıyor. Hakkim olan demissin ama zaten hakkın olan puan 33.47!
Bu cümlen olmasaydı haklisin diyecektim ama diyemiyorum. Bu zihniyettekilere dibine kadar zor olacaksin.
0
3 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Ben torpil istemedim. Bildiğin üzere özel okullarda notlar her zaman şişiriliyor. Her notumu şişiriyorlar da bir fizik mi kalıyor? Ayrıca evet hakkım o öğretmene ben para ödüyorum ister yapabileyim ister yapamayayım bana özel okulda geçer notu vermek zorunda.
Hayir, gecer notunu kendin almak zorundasin. Bu zihniyetten kurtulmadigin surece hicbir zaman o derste basari saglamak icin caba harcamayacaksin. Neyse iyi gunler.
Kuzenim ilk okulu birincilikle bitirdi matematik zekası da iyi hatta çok iyi, lisede dil okudu gene okul birincisi oldu, şu an Tekirdağ Namık Kemal de dil edebiyatı son sınıf öğrencisi gene okul birincisi olarak bitirecek bense öyle değilim benim sadece sözelim iyi ama bölüm besyo çünkü spor benim için hayat tarzı
"Sana ve tüm yazdıklarına katılıyorum ve ben de bir dilciyim. Evet, senin yaşadıklarının çoğu ben çekmedim. Başka bir bölümde okumadım, dil bölümünde okuyabildik. 12 kişiydik, ama keşke okul değiştirseymişsin tüm geleceğini etkileyecek bir olay bu "
Bana da "Ailem ve Sayısal Öğretmenlerim" diyordu. Hiç çalışmıyorsun, İngilizce ile Almancaya gösterdiğin ilgiyi "Matematik, Kimya, Fizike" göstersen yapardın diye. Ben de lise boyunca sayısal dersleri hiç yapamadım.
"Ama şimdi "Çevirmenlik" yapıyorum. Ve çok mutluyum, hayatım boyunca istediğim mesleği yapıyorum. Çevremde ve Ailemden mühendis, doktor ol diyenlerin hiçbirini takmadım. Ve kendi yolumu seçtim. Umarım sen de bunu yapabilirsin, hayatımda verdiğim en dopru kararın "Mütercim - Tercümanlık"ı seçmem.
Yabancı dil bölümündeyim 3 senedir. Sıfımız tavan katına bodrum katına konuldu. Hep yok sayıldık. Şu an özel okulda okuyorum ve o küçümsededikleri dil sınıfı eşit ağırlıkları geçti ve sayısallara yaklaştı. Sen dilsin sayısal çözemezsin dediler mf dekilerin dersine bile girdim denemelerdeki fen netlerimle şaşırttım ygs de de sosyaldan daha iyi geçti fenim. Geçen konferans yapıldı üniversiteler için ama bilin bakalım kimler unutuldu? Dil sınıfındakiler. Önemli olan azim, yapılamaz deneni yapmak :)
Valla yavrum mühendisim ve benden 3 dil bekleniyor ingilizce italyanca ve kore dili (işime yaramasa da) biliyorm ve sayısalcıyız düşün yani.. dil sadece dil bölümüne özel değil ayrıca her sözelci dilci de matematik yapamaz diye bir şey de yok sayısalcıların sözeli kötü diye sayısalcı olmaması gibi..
Dil öğrencileri çok çalışmak zorundadır ve salak değildir. Doğup büyürken öğrendiği dilden farklı bir dil ile eğitim alıyor ve öğreniyor. Matematik-fizik-kimya-biyoloji gibi ana dili ile öğreneceği derslerden farklı bir ders. Güzel bir bence olmuş tebrik ederim.
Sana bir dil ögrencisi hatta mütercim tercümalık adayı olarak sesleniyorum ben anadolu lisesi dil mezunuyum bizim okul 2 dilli bir okulda ve 11 saat ingilizce 6 saat almanca görüyorduk okulda özel okulların çoğunda dil eğitimi iyi değil ben liseyi 2'incilikle bitirmtirdim dil zekamın yanı sıra sözle ve sayısaldada bayağı iyiyimdir Eline sağlık, güzel olmuş. Yazdıklarına katılıyorum.
maalesef ne devlette ne de özelde iyi dil eğitimi sadece özelde biraz daha imkan var native hocalar özel kitaplar listening in kesin yapılması gibi ama mesela native dersleride hep boş geçer gibi şeyler var öğrenci kendi artı bir çok şey yapmadıktan sonra çok iyi bir iniglizce eğitimi alamaz bence lisede belki dil eğitiminin iyi olduğu bilinen özeller vardır bilemiyorum ama...
A1 den başlayıp C2 ye kadar giden den bahsetmiyor muyuz bizim lisede dil öğrencileri c1 seviyesiyle mezun oluyor almancadan ise A2 yle A2 düşük bir seviye nasıl ingilizcem A2 çok iyi diyebiliyorsun?
Cidden ben ayrı bir üzüldüm çünkü bende dil bölümü hayaliyle eşit ağırlık okumuş insanım matmatiğim fena değil ama yapmak zorunda olduğum için yapıyorum üniversite de dil bölümlerini seçmek istiyordum ama artık olmaz tabi neyse hayırlısı bizim ülke de böyle yapacak birşey yok
Her öğrenci kendi ilgi alanına yönlendirilmeli. Kimseye zorla sevmediği bir dersde başarı elde ettiremezler. Ama Türkiye'de bazı öğretmenlerde bu tarz konularda bilinçsiz. Ailelerde maalesef öyle. Haklısın.
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Başka bir okula neden geçmedin dil bölümü olan? Bende matematik yapamıyordum dil seçtim yeteneğim vardı ama seviyem iyi değildi sınıfın seviyesi tavandı 10. sınıftayken bile 15 kişi takır takır ingilizce konuşup sınavdan 90 100 alıyordu bense 50yi zor görüyordum. Hoca da yeteneğin var ama senin seviyene göre anlatamam diyordu açık arayı kapatıp onlara yetişmem imkansızdı. O sebeple 11de tm bölümüne geçmek zorunda kaldım. Şimdi lise sonum matematiğim hâla berbat eşit ağırlıktan giricem lys'ye 10 soru yapsam şükür
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
bende dil öğrencisiyim ve açıkcası sayısallardan daha zeki olduğumuzu düşünüyorum. onlardan daha fazla çalıştığımızda ortada. bildiğin ingilizce dil anlatım görüyoruz türkçeyle tamamen ters. türkçede zamir öbeğini bilmezken bunun ingilizcesini yapmaya çalışıyorum. biz nasıl türk olduğumuz halde dil anlatımımız edebiyatımız düşükse birde bunun ingilizcesi var! matematikte formül var ama dil tamamen beyin işi :)
Ne kadar haklı olduğunu anlatamam, bütün duygularımı yazmışsın resmen. Bir doktor ile bir çevirmenin toplum gözündeki yeri çok ama çok farklı. Hiç bir zaman bizi anlamayacaklar.
Güzel bir bence olmuş. Ama bir yerde yanlışınız var. Mona Lisa tablosu Picasso'ya değil, Leonardo Da Vinci'ye ait. Ve Da Vinci sadece resimle değil matematikle gibi diğer bilmlerle de uğraşmış bir dahi. (:
0
2 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
İşte sinirimin azizliğine uğradım Da Vinci yazacaktım Picasso yazmışım. Sonradan fark ettim ama Bencemi çoktan yayınlamıştım 😄😄😄 Da Vinci'nin matematik bilimi ile ilgilendiğini de biliyordum ama teşekkür ederim naçizane yorumun için 😊
Dilciyim ben de. Hep ikinci sınıf olarak görülmüşüzdür. Üniversite sınavı yapıldığında kaç defa gördünüz haberlerde yabancı dil sınavı yapıldı haberlerini? Lisede bölüm seçerken okul birinciliğine oynayan arkadaş dil seçmesin diye çok dil döktüler ama o yine dil seçti. İnsanımızın bilmediği ama bilimsel olarak kanıtlanmış ''çoklu zeka kuramı'' denen bir şey var. Bunu anlatmak lazım herkese.
Çok güzel bir yazı.. Ve keskin noktalara parmak basmışsın.. Fakat ben konuya biraz daha sığ bakıyorum.. Öyleki dil okumak değil okul okumanın koca ve sonsuz bir dram olduğunu düşünüyorum :)
çok okumak istedim dil ama zamanında yönlendiren olmadı hiç anasını ya. herkes aa çok güzel ingilizce konuşuyorsun falan der bana neye yarıyor ki diyorum herşeyde matematik istiyorlar. Sonuç yine türkiyede hayallerin fos.
şu an 10. sınıfın yarıyıl tatilindeyim ve okul başladığında bölüm seçeceğiz, kesinlikle dil istiyorum ve yapabiliyorum ama ailem izin vermiyor matematiğim ve fiziğim diğer dilci arkadaşlarıma göre yüksek matematiğin üzerinde dil kadar dursam onu da yapabileceğimi biliyorum ama işsiz kalırsın üniversiteden mezun olunca elinde belli bir işin olmayacak diyorlar istediğim halde beni soğutuyorlar sadece 1 hafta sürem var cevap yazmanızı çok isterim.
Benceni okurken benim de lise dönemimde yaşamış olduğum şeyler geldi gözümün önüne. :) Ben de dilciyim, lisede dil okudum. Emeğine sağlık, çok güzel bir bence olmuş. :)
Ayyy okurken mutlu oldum çunku bende dil öğrencisiyim neyseki okuldaki aldığım eğitim gerçekten iyi çok doğru demişsin benim fizigim berbatti yapamiyordum bende kendi sevdiğim bölümü seçtim ama sana üzüldüm ya keşke dil sınıfını açsalarmis :(
Bizim lise çok anlayışlıydı şu an ege üni mütercim tercümanlık okuyorum çok güzel bir benceydi türkiyedeki eğitim sistemi öyle balıktan ağaca çıkmasını istiyorlar
Oha benimde ingilizcem süper ama matematik hiç yok süpersin.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Haksız olduğun taraflar var. Sen özel okuldasın diye hoca seni geçirmek zorunda değil ayrıca yapamıyorum diye işin içinden çıkıyorsun biraz çabalarsan yaparsın belki de. Bir ergenin okul günlüğü gibi yazmışsın olmamış.
Cok dogru bir paylasim. Toplumdaki bu zihniyet yuzunden sozel bolumlervkucumsendiginden dolayi cogu ogrenci matematik yapamiyorum o zaman sozel okuyayim diyor.
Sayısal okuyup möleküler biyoloji ve genetiğe giriş yapacağım ama yine de dil bilmem gerekiyor. Zaten yeterince iyi de dilim. Ve aynı zamanda dediğin her şeye katılıyorum. Benzerlerini yaşayan çok kişi var.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Eline sağlık, güzel olmuş. Yazdıklarına katılıyorum.
İşin özeti; ne yazık ki hala saçma sapan bir eğitim sistemimiz var.
En İyi Cevaplar