İlimle Bilim Arasındaki Fark

Tarih boyunca islam ve bilim arasında bir kıyas yapılmış ve bilimin din veya dinlerden ayrı ve aykırı olduğu savunulmuştur. Din ilime ışık tutarken bilim rasyonalist ve pozitivist karanlıklar, kaos ve karadelikler manzumesidir. İlim dinin bilim ise batının mahsülüdür.


İlimle Bilim Arasındaki Fark


Her şeyden önce bilinmelidir ki, din-ilim çelişkilerini iddia eden gurühun iddia ettiği şey, ‘ilim’ değil, ‘bilim’dir. Bu bilim dedikleri şey, gerçekleri ve bütün gerçeklerin kaynağı mutlak hakikatı inkar etmekle işe başlar. Ve bu yanlışlar, ihtimaller üzerinde giderek güya doğru olana varmaya çalışır.


Oysa, insanın elinde bütün yanlışların ve gerçeğe aykırılıkların tartılacağı bir hakikat terazisi olmadan, doğruya nasıl varılabilir? Her şeyi değişebilir olarak kabul eden bilim, bir ‘Değişmez’in varlığını kabul etmeden, değişmeler ve değişenler üzerinde çalışarak çelişki içindedir. Yani bilim Yaratıcıyı inkar ederek ilimin değişmez olan kaidelerini ve sabit gerçeklerini de inkar etmektedir. Çünkü değişmez olan gerçek deneylerin, tecrübenin ve gözlemin halledeceği hiçbir şey olmadığıdır. Deneylerle insanın dünyasını aydınlatmak mümkün değildir.


İlimle Bilim Arasındaki Fark


Bilim hatalar, yanlışlar, ihtimaller üzerinde giderek doğruya varmaya çalışır demiştim... Oysa bilimin el yordamıyla üzerinde çalıştığı evren, aslında Allahın kudret ve irade’siyle yazdığı denge ve ölçüye göre tanzim ettiği bir plan, eşya ve olaylar kitabı gibidir. Hakiki ilimler ise, Allah’ın evrendeki icraatından, kendi ilahi kanunlarıyla varlıklar ve hadiselerin ilişkisinden süzülmüş raporlardan ibarettir.


Bir de Kur’ân kitabı vardır ki bu kitap Allahın sözleridir. Allah (cc), bu Kitabı’yla aynı zamanda evreni anlatır, tabiattaki varlık ve olaylara ışık tutar. Evreni bir düzen ve denge içinde kurmuş olan Yaratıcı, kurduğu bu düzeni Kur’ân ayetleriyle ifade eder. Bu ayetlerden başka Allahu teala peygamberlerine melekleri vasıtasıyla öğrettiği temel ilimler de vardır. İslam tarihi boyunca çeşitli ilim adamları, kaşifler ve düşünürler olmuştur. Bu anlamda islamın ilme, fenne mani olmadığını belirtmek isterim.


İlimle Bilim Arasındaki Fark


İslâm’ın hayata hayat veren sentezi budur. İnsan ilime, evreni ve Kuran’ı okuyarak sahip olur; elde ettiği bu ilim sonucunda ancak kendini tanıyabilir. Veya farklı bir yoldan önce kendini tanır, sonra da evreni ve Kur’an’ı okur. Evren, ilimler ve Kur’ân, tıpkı bir insanın bakıp gördüğünün bir noktada birleşmesi gibidir. Nasıl bir insanın iki gözü farklı farklı bakmaz ve farklı bakışa sahip değilse, Kur’ân ve gerçek ilimler de, aynı şekilde birbirinden farklı değillerdir.


Bilimsel çalışma bizim evreni tanımamız Allahın sanatını anlamamız için çok önemlidir. Fakat bilim herşeyi açıklamaz. Örneğin "ne oluyor da bu evren var?" "Nasıl oldu da evrende bu hassas ayarlar oluştu?" gibi sorular sorarsanız bilim dairesinden çıkıp felsefe ve teolojinin alanlarına geçiş yaparsınız. Yahut ahlakla ilgili soruları sorduğunuz zaman, estetikle sanatla ilgili soruları sorduğunuzda bilim bunlar hakkında da cevap veremez. Bilim uzaya nasıl gidilebileceğini söyleyebilir ama ahlaki değerlerin önemine dikkat çekmez. Ben bu sitede diğer üyelere karşılı saygılıysam, hiç kimseye kaba ve saldırgan tavrım yoksa bunun sebebi ahlak anlayışıdır.


İlimle Bilim Arasındaki Fark


Yakın zamanda bilimsel araştırmalar için uzaya gönderilen Rosetta'nın bir kuyruklu yıldızın üstüne indirildiğini duymuştuk. Güneş sisteminin ilk dönem oluşumu ve diğer bazı konularla alakalı araştırmalar için gönderilmiş bir Philea'dir bu araç. Şimdi hangi din uzaya çıkıp araştırma yapılmasını günah veya sapkınlık saymıştır? Elbette bu tür araştırmalar ilimin ilerlemesi için gerekli olabilir ancak yazının ortalarında da söylediğim gibi islam bilime mani değildir.

İlimle Bilim Arasındaki Fark
Cevapla