EVET!
“Bir saatte hayatımız değişir mi?” bu soru çoğumuzun yaşamında çok kritik noktalarda karşısına gelmiştir. Peki sizin cevabınız ne oldu?
Ben üniversite sınavına hazırlanırken, bu sınavın hayatımın anlamı olduğuna inanıyordum. Birkaç saat içerisinde hayatımı değiştirebileceğini düşündüğüm bir testti. Yıllarca verilen emeklerin karşılığı birkaç saat içersinde ya karşılığını alacak ya da karşılıksız kalacaktı. Sınav günü, sabah erken kalkıp güzel bir kahvaltının ardından kendimizi okulun önünde bulduk. Dualar eşliğinde girdik o kapıdan... Ben o kapıdan girerken arkada dönüp baktığımda binlerce insanın sevdikleri için orada hiç birşey yapmadan – yapamadan - bekledilerini gördüm. Yoğun duygularla içeri giren biz öğrencilerse birkaç saat sonra dışarıya çıktığımızda ne olacağını kafamızda canlandırıyorduk.
Sınava ikinci girişimdi ve kafamda hep “İlk seferinde ki puanımı geçebilecek miyim?” sorusu vardı. Amaç bu değil miydi? Yani hayatımızı şekillendirecek bir sınavda ikinci kez şansını deneyen biri daha fazlasını istemez mi? Şimdi o günleri hatırladığımda küçük bir gülümseme geliyor...
17-18 yaşlarında hayatının baharında ki gençlerimiz en güzel günlerini kendileri harici herkesi memnun etmek için harcıyorlar. En yaratıcı en girişimci olabilecekleri zamanlar önlerine koyulan dağ gibi test kitaplarının arasında geçip gidiyor. Gelecek kaygısı, sosyal statü ve en önemlisi ailenin baskısı yüzünden gençlerimiz ileride çok küfür ederek gidecekleri işler için zamanlarını harcıyorlar.
Hayallerini takip etmektense başkasının hayalinde çalışarak bir hayat süremek çok acı... İş garantisi ülkemizde gençlerin en çok önem verdikleri seçim kriteridir. Peki meslek hayatı boyunca başkasının hayali için çalışma ve o hayalden gram pay alamamak insanı mutlu eder mi?
O zaman hayatımızın bir saat içersinde değişebileceği tamamen saçmalık...
Lisedeyken ileride bir mühendis olacağım düşüncesiyle yaşardım. Bu düşünceyi aklıma kim soktuysa artık? Üniversite tercihlerimi de buna göre yaptım ve Ziraat Mühendisliği Fakültesine yerleştim. Aklımda en son olan mühendislik türü ziraatti. Ancak puanım buna yetmişti. Zaten lisede öğretmenlerimiz sayısal bölümü öğrencisi olduğumuzdan “Ya tıp ya da mühendislik okumalısınız .” derlerdi. O zamanlar nereden bileceğim mühendislikten nefret edeceğimi.
Üniversite yıllarımda hep daha fazlasını isteyen biri oldum. Tabi dersler haricinde. Hep aklımı kurcalayan bir nokta vardı. “Ya daha fazlasını yapabilirsem?”
Lütfen genç arkadaşlarım bu soruyu her gün kendinize sorun! Daha fazlası sizleri bekliyor. Hayallerinizin peşinden koşmayı asla bırakmayın!

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar