Üniversite dediğimiz zaman, çoğunun aklına büyük bir kampüs, fakülteleri temsilen çeşitli bloklar ve geniş bir öğrenci kitlesi gelir. Akla gelen tüm bu betimlemeleri ihtiva eden bir kuruluşun 1000 yıla yakın bir süre önce ortaya çıktığını düşünürsek, üniversitelerin kökeni oldukça eskiye dayanır.
İlk Üniversiteyi Gerçekten Türkler mi Kurdu?

Kampüs niteliğinde olan ve çeşitli fakülteleri bünyesinde barındıran ilk eğitim kurumunu Türkler kurmuştur. Lakin bazıları, hâlen daha varlığını sürdüren İtalya'nın Bologna kentindeki Bologna Üniversitesi'nin dünyada kurulmuş ilk üniversite olduğunu iddia eder. Bu malumat, bizzat Vikipedi'de de geçer ancak dünyanın ilk üniversitesi olduğu asılsızdır. İtalya'daki Bologna Üniversitesi, 1085 yılında kurulmuştur. Oysa Bağdat'ta kurulan Nizamiye Medresesi'nin inşasına 1065 yılında başlanılmış, açılışı ise 10 Eylül 1067 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu bir yana, Bologna Üniversitesi, sadece zengin ve asil çocuklara eğitim veriyor ve bünyesinde sadece hukuk fakültesini barındırıyordu. Ancak Nizamiye Medreseleri, yoksul ve kimsesiz çocukları ayırt etmeden gereken eğitimi verip topluma kazandırmayı amaç ediniyordu. Ayrıca bünyesinde, Bologna gibi bir fakülte değil, beş fakülte barındırıyordu. Tüm bu malumatlar, bizlere ilk üniversitenin Türkler tarafından kurulduğunu açıkça göstermektedir.
İlk Üniversite Nerede Ve Kimler Tarafından Kuruldu?

İlk üniversitenin, Bağdat'ta kurulduğu hatta ÖSYM'nin de KPSS müfredatında Bağdat'ı baz aldığını biliyoruz. Ancak bu asılsızdır. Bilinenin aksine ilk Nizamiye Medresesi Bağdat'ta değil, Nişabur'da kurulmuştur. Sultan Alparslan, askerleriyle ilerlerken caminin önünde duran birtakım gençlere rastladı. Gençler, sultanı görünce tazim etmedi ve isteklerde bulunmadı. Kıyafetleri eski olan bu gençlerin hareketini gören Sultan Alparslan, durumu Vezir Nizamülmülk'e sorunca ''Onlar dünya nimetlerine itibar etmezler. Fakir olan bu fakihler, dünya nimetlerinden kendilerini soyutlayıp ilim yolunda ilerlemeyi seçmişlerdir.'' cevabını aldı. Ardından Nizamülmülk, Sultan Alparslan'a, onlara bir eğitim yuvası kurması fikrini tefhim etti. Nişabur'da gerçekleşen bu hadise, bizlere kurulan ilk üniversitenin Nişabur'da, Büyük Selçuklu İmparatorluğu vezirlerinden Nizamülmülk'ün tavsiyesi ve Sultan Alparslan'ın onayı ile ortaya çıktığını açıkça göstermektedir.
İlk Üniversite Olan Nizamiye Medreseleri Bünyesinde Hangi Fakülteleri Barındırıyordu?

Nizamiye Medreseleri; dinî ve hukuki, dil ve edebiyat, felsefe ve fen bilimleri fakültelerini barındırıyordu. Dinî ve hukuki eğitimde, Kur'an-ı Kerim ve tefsir, hadis ilmi ve peygamberlerin hayatlarını anlatıyorlardı. Ayrıca İslam hukukunu öğretip fakihler yetiştirmeyi amaçlıyorlardı. Dil ve edebiyat eğitiminde, Arap ve Fars dili ve edebiyatı anlatılıyor binaenaleyh şiir, hitabet, tarih, coğrafya, arkeoloji, etnoğrafya, musiki ve hat ilimleri; felsefe eğitiminde düşünme ve mantığı kullanabilme; fen bölümlerinde ise matematik ve geometriyi özellikle de triginometriyi hesaplamalarda kullanabilmeyi öğretiyorlardı. Fen bölümleri içerisinde tıp da vardı ve bu derste, hastalıklara teşhis koymayı ve tedavilerini gerçekleştirip çeşitli ilaçlar kullanabilmeyi, sadece hastalık değil; cerrahi alanında da birtakım müdahalelerde bulunmayı; bunun yanında ''nücum'' adı verilen ve günümüzde ''astronomi'' anlamına gelen yıldız ve gök cisimlerini incelemeyi de gösteriyorlardı.
Nizamiye Medreseleri Kaç Tanedir Ve Nerelerde Kurulmuştur?

Nizamiye Medreseleri; Nişabur, Bağdat, Merv, Belh, İsfahan, Musul, Amül, Zebid (Yemen), Basra, Herat, Huzistan, Rey ve Fusenç gibi kentlerde kurulmuştu. Büyük Selçuklu İmparatorluğu, elde ettiği gelirlerin %10'unu büyük kütüphaneleri de olan bu medreselere ayırıyordu. Bu bütçe, günümüzde bazı devletlerin eğitime ayırdığı bütçeden daha fazla. Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitime ayırdığı bütçeye ise yakın. Ancak şöyle bir fark var, bugün binlerce üniversite var, eğitim her yerde. Ancak o dönemde çok az medrese var. Dönem koşullarına göre incelersek, o dönemlerde eğitime ayrılan bütçenin günümüzde eğitime ayrılan bütçe ile yarışır vaziyette olması şaşırtıcı.
Nizamiye Medreselerinde Ortalama Kaç Öğrenci Bulunuyordu Ve Yaşları Kaçtı?

Nizamiye Medreselerinde, bölgeye ve derse göre eğitim alan öğrencilerin sayısı değişiklik gösteriyordu. Bazı derslerde 10, bazı derslerde 100 öğrenci olabiliyordu. Mesela meşhur İmam Gazali, Nizamiye Medreselerinde eğitmenlik yapmıştır ve 300 öğrencisi bulunmaktaydı. 11'inci yüyılda kurumlaşan bu eğitim, farklı bölgelerden gençlerin medreselerin bulunduğu bölgeye intikal etmesiyle öğrenci sayılarında gitgide artma olmuştur. İlim öğrenmek için yol kateden bu gençlere, ''ilim yolcusu'' anlamına gelen ''rihle'' adı verilirdi. Nizamiye Medreseleri, ''Okumanın yaşı yoktur.'' anlayışı ile hareket ederek ilme arzusu olan herkese kapılarını açık tutmuştu. Nizamiye Medreselerinde verilen bütün eğitim, kitaplar ve barınma ihtiyaçlarının hepsi devlet tarafından karşılanırdı.
Nizamiye Medreselerinde Yetişen Ve İsimlerini Günümüze Kadar Ulaştıran Bilim Adamları Kimlerdir?

Nizamiye Medreselerinden yetişip ismini günümüze kadar ulaştıran yüzlerce bilim adamı vardır ki bunlar hakkında çeşitli bilgilere de sahibiz. Birkaçını örnek verecek olursak bunlar arasında; İslam âlimi ve filozof olan Gazali, şair, filozof, matematikçi ve astoronom Ömer Hayyam, yazar ve devlet adamı olan İbn-i Şeddad ve filozof Ömer Sühreverdi'yi gösterebiliriz. Yine o dönemde sistem mühendisliğinin öncüsü Ahmed bin Musa, göz hastalıkları ile ilgili eser veren bilim adamı Ali bin İsa, dünyanın döndüğünü ilk bulan bilim adamı Birûnî, cüzzam hastalığınının sebep ve sonuçlarını açıklayan ilk Müslüman doktor İbn-i Cessar, coğrafyacı İbn-i Hevkal, optik biliminin kurucusu ünlü fizikçi İbn-i Heysem, ünlü doktor, matematikçi ve astoronom İbn-i Rüşd, ünlü hekim ve fizikçi İbn-i Sina ve Galileo'dan önce sarkaçı bulan astronom İbn-i Yunus da Selçuklular döneminde yetişmiş bilim adamlarıdır.
Nizamiye Medreselerinin Avrupa'ya Olan Tesirleri Nelerdir?

Nizamiye Medreseleri, kendinden sonra kurulan üniversitelerde bir model olmuş ve Osmanlılar da dahil kurulan medreseler, Nizamiye Medreselerinin izinden gitmiştir. Batı ülkeleri de bundan fiziki yapı ve ders programı yönüyle etkilenmiştir. Nizamiye Medreselerinde öğrencilere verilen burs, Avrupa tarafından taklit edilmiştir. Batılılar, fikri ve teknoloji gelişmeler konusunda Müslümanları kendilerine örnek almıştır. Hatta Avrupalılar, hastane medreselerini bile Selçuklulardan görmüşlerdir. 13'üncü asırda Roma ve Paris'te ilk defa hastane görülmüştür. Oysa Selçuklular kurulduğundan beri bu faaliyeti göstermekteydi. Aynı şekilde Nizamiye Medreselerinin Avrupa'ya intikal eden en güzel şekilleri Oxford ve Cambridge üniversiteleridir. Paris ve Köln üniversiteleri de Nizamiye Medreselerinin müfredatını taklit etmiştir. Bu üniversitelerde öğrencilere verilen burs, Yunan klasiklerini anlatma ve diğer eğitimlerin tamamı Nizamiye Medreseleri ile benzerlik teşkil etmektedir. Nizamiye Medreseleri, Avrupa'yı etkilemekle kalmamış, Haçlı Seferleri üzerinde bile önemli rolleri üstlenmiştir.
Nizamiye Medreseleri hakkında verilecek daha birçok bilgi var. Ancak fazla uzatmadan, dünya üzerinde kurulan ilk üniversite unvanını taşıyan Nizamiye Medreselerinin ortaya çıkışını, eğitim müfredatı ve şeklini ve topluma olan tesirlerini sizlere bu kadarıyla açıklamak yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar