En Harbi Film - "The Bucket List"

En Harbi Film -

Şimdi ben buraya neden çıktım? Niçin çıktım? Nasıl çıktım? Bunu izaha gerek yok. Gördünüz, yürüdüm çıktım! Burada olma sebebim film incelemesi yapmak. Peki, ben bilir kişi miyim, ben uzman mıyım? Hayır. Sıradan bir vatandaşım ve severek tekrar tekrar izlediğim bir filmi size azıcık övmeye geldim.

Kanser kadar illet bir hastalığa tutulmuş, iki yaşlı adam desem, hemen drama bağlarsınız şimdi. Burayı biraz açalım ama yaşlı derken ruhları da yaşlı mı mesela? Hayır, değil tabii. Ama bunu filmin belirli bir noktasına gelinceye kadar anlamıyorsunuz elbette.

En Harbi Film - "The Bucket List"

Bir yanda hastanenin sahibi Edward Cole (Jack Nicholson), diğer yanda bu hastalığın pençesine yeni yakalanmış hastamız Carter Chambers (Morgan Freeman). İkisi aynı odaya alınırlar ve başta iki huysuz ihtiyarın çekişmesine tanık oluruz ufaktan. Burada insan biraz yaşlılığı sorguluyor. "Ya ben de böyle olursam?" Soruları zihninizde dönebilir her an. Ama korkmayın, sonradan onlar gibi olmak isterken buluyorsunuz kendinizi.

Bu iki ihtiyardan biri "ölmeden önce yapılacaklar listesi" yazmaktadır. Ama sadece yazar. Ne gerçekleşmesine imkan verir, ne sağlık durumu buna müsaittir. Hayallerini kağıda dökme konusunda, Carter ile fazlasıyla empati kastım tabii. Zira ben de hayallerimi yazarak aktaran faili meçhul bir yazarım.

En Harbi Film - "The Bucket List"

Sonra işin içine bizim zengin ihtiyar giriyor ve hayaller, birden gerçekleşmeye başlıyor. Üstelik liste benim hayalimdeki listenin bir yansıması adeta!

1. Görkemli bir şeye tanık ol

2. Ağlayana kadar gül

3. Dünyadaki en güzel kızı öp (Tamam, bunu bir bey olarak düşüneyim ben)

4. Roma ve Piramitleri gör

5. Himalayalar'a tırman

Bu ve buna benzer daha nice madde daha... Sonra bunları tek tek zengin ihtiyarın sponsorluğunda gerçekleştirmeye başlarlar. Bu sırada iki ihtiyar görmeniz imkansızlaşır; zira onlar artık iki genç gezgin ruhtur!

En Harbi Film - "The Bucket List"

Hastalıkları şartları zorlar, ama devam ederler. Yeri gelir zıtlıklar da yaşarlar, ama dostlukları güçlüdür. "Bana da şöyle bir dost olsa keşke!" der durursunuz içinizden.

Aşağıda spoilerımsı şeyler olabilir!

Ufaktan sona doğru yaklaşırken ise bilirsiniz olacakları, sonu tahmin edilebilirdir ama bu iki ihtiyarda kendinizi öyle bir görürsünüz ki; o son hiç gelsin istemezsiniz. Beni her açıdan etkileyen, bana göre her açıdan özel olan bu filmi izlemenizi tavsiye ediyorum.

En Harbi Film - "The Bucket List"

Basit senaryo, sonu tahmin edilebilir gibi teknik terimler kullanacaksınız belki ama bana uyandırdığı her bir his için ayrı ayrı oscar verilesi bir filmdir. Başımın üstünde yeri vardır efem!

İyi geceler.

En Harbi Film - "The Bucket List"
Cevapla