Gecelerin Ötesi

1960 yılına ait, siyah beyaz bir Metin Arksan filmi. O yılların başında toplumsal gerçekçi film çeken yönetmenlere sık rastlıyoruz. Film, aynı mahallede büyümüş altı arkadaşın iyi amaçlar uğruna kötü yollara başvurmaları üzerinden ilerliyor. Parasal sıkıntılardan dolayı ideallerini bir türlü gerçekleştirememeleri onları soygun yapmaya itiyor. Özünde iyi niyetli ve masum hayalleri olan insanların, bozuk bir düzende nasıl suçlu durumuna düştüklerini ve daha büyük sıkıntılara battıklarını görüyoruz.
Filmin çekildiği dönemde gerçekten böyle bir algı operasyonu mevcut. Hemen her mahallede kısa yoldan sınıf atlama düşleri kuran ve fakir yaşantısını milyoner olarak tamamlama fikriyle yatıp kalkan bir toplum oluşmuş vaziyette. Kısaca Menderes dönemiyle çakışıyor.
Filmin konu aldığı hikayenin gerçekte yaşandığı söyleniyor.
Gazap Üzümleri

Aslı John Steinbeck tarafından yazılmış bir romandır. 1940 yapım Amerikan filmi, en az romanı kadar etkileyici. John Ford sayesinde beyaz perdede görüyoruz kendilerini. Kapitalizm eleştirisini tüm açıklığı ile gözler önüne seren eserde, toprakları kendi kontrollerinden çıkan bir yığın yoksul insanın fakir yaşantısını işçi ailesi üzerinden izliyoruz. Bitmeyen zorbalığa rağmen umutlarını tüketmeyen ailenin dağılışını sonuna kadar hissettiren bir film.
Bu lastiği çalarsan, sana hırsız derler. Ama herifçioğlu patlak bir lastik vererek, senden dört dolarını çalmak isterse, adını iyi iş koyarlar.
Sürü

Yılmaz Güney'in senaryosunu hapiste kaleme aldığı filmdir. İşin içinde Tuncel Kurtiz, Tarık Akan gibi isimler de olunca film listede benim için birinci nitelikte. Müzikleri Zülfü Livaneli imzalı ve harika. Film, hayvancılık ile uğraşan dolayısı ile kırsal kesimde yaşayan sefil ama umutlu insanların, kurtarıcı sandıkları şehir hayatına ufak bir adım attıktan sonra dağılmalarını konu ediyor.
Tuncel Kurtiz içini öfke ve kin kaplamış, neredeyse şuursuz bir aşiret ağasını oynuyor. Tarık Akan düşman aşiretin kızını, Melike Demirağ, aileye gelin getiren, bu sebepten babası ile sürekli kavgalı olan ağa oğluna hayat veriyor.
Cabbar

Filmin asıl adı Umut. Filmde tek ekmeği umut olan bir adam mevcut. Yine Yılmaz Güney'in destansı eseri. Cabbar yani Yılmaz Güney at arabacılığı yaparak geçinen sefilin tekidir. Talihsiz Cabbar'ın bir gün atı ölür ve borçtan nefes alamayan, piyango delisi Cabbar çareyi definede bulur. Yanına hoca efendi rolündeki Osman Alyanak'ı, arkadaşını, eşeklerini ve bitmek bilmeyen umudunu da alıp yollara düşer. Çorak topraklardaki define arayışları ve hocanın sınırsız hayal gücü ile trajikomik hallere düşer, bu sahneler bana Don Kişot'u hatırlattı. Sonunda fakirlikten olan aklını da yitiren bir adamın acınasını halini izliyoruz.
İzlerken kitabı olsaydı da okusaydım dediğim dolu dolu bir film.
Not: Bundan sonra yazacaklarımı izlemedim. Siz mahrum kalmayın diye isim olarak ekleyeceğim.
Yılanların Öcü

Fakir Baykurt'un kitabından sinemaya uyarlanmıştır. Kitabını merak ediyorum fakat henüz okumadım. Sınıf farkını ve bunun bireye, topluma yansımasını inceleyen köyde geçen önemli bir eser.
Çingeneler Zamanı

Çoğunuzun izlemeseniz de adını duyduğu bir film zaten. Listede yer alması gerektiğini düşündüm.
Susuz Yaz

Adından da anlaşıldığı üzere yoksul insanları izleyip hayatı sorgulayacaksınız.
Gurbet Kuşları

Fotoğrafa bakın, sanki bir şeyler çıkıyor.
Bisiklet Hırsızları

Bunu eklesem mi emin olamadım.
Gerisini de siz araştırın...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar