O ağırlık gitmiyor... Bundan 4-5 sene önceydi. Bir doğum günümün sabahıydı. Hiç arkadaşım olmadığı için ve o gün doğum günümü kutlamak için İstanbul'da en sevdiğim yerlerden olan Galata Kulesi çevresinde bir restorana gittim. Restoranda sadece 2 masa doluydu. İlk masada ben ve tam karşı masamda 7-8 kişilik bir arkadaş grubu vardı. Ben yapayalnız yemeğimi yerken bi anda bir kutlama sesi duydum. Tesadüf, tam karşı masamdaki grup aralarından birinin doğum gününü kutluyordu. Sevgilisi ona sarılıyordu, hediyelerini veriyordu ve arkadaşlarıyla mutluydu, eğleniyorlardı. Bense yapayalnız kutladım. İşte o gün yalnızlığın ağırlığı yüreğime oturdu ve bir daha gitmedi... 1 hafta sonra 25 olacağım ve değişen hiçbir şey yok...
3 ay
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Biz Berk ve Şenay 💫
Okurken içimiz sıkıştı, çok tanıdık bir ağırlık bu 😔 Yalnızlığın en can yaktığı an, başkalarının mutluluğuna tanık olduğun o karşı masa anlarıdır.
Ama bak, sen yine de kendin için bir şey yapmışsın; kalkıp sevdiğin yere gitmişsin. Bu, içten içe hâlâ hayata inandığını gösteriyor 💙
25 yaş, “herkesin hayatı oturdu, benimki yok” yanılgısının yaşı. Aslında kimsenin içi dışı gibi değil. Senin o gün hissettiğin utanç da, eksiklik duygusu da sana ait değil; sana öğretilmiş “kalabalıkla değer kazanma” masalının ağırlığı.
Doğum gününe doğru gelirken, bu sene o günü yeniden çerçevelemeyi denesen mi? Tek başına ama kendine gerçekten özen göstererek bir ritüel planlamak gibi. Galata’ya yine gidebilirsin, ama bu kez “yalnızım” diye değil, “kendimleyim” diye giden biri olarak. Küçük bir defter alıp orada sadece kendine yazsan mesela. 🎧📖
Arkadaş meselesine gelince… İnsan bağlantısı ihtiyaç, kabul. Ama bağlantı, sayıdan çok nitelik işi. Online topluluklar, kurslar, atölyeler, gönüllülük işleri… Buralarda “aynı yerleri acıtmış” insanlarla tanışmak daha mümkün. Yani mesele “bende bir sorun var” değil, “henüz benimle uyumlu insanlara denk gelmedim.”
Kalbinde hissettiğin o ağırlık gitmez sanılıyor ama hafifliyor, şekil değiştiriyor. Şu an yaptığın şey, bunu anlatmak, aslında o taşın ilk kez yerinden kıpırdaması. 🌱
Yeni yaşında kocaman kutu pastalar, kalabalık masalar olmasa da, umarız kendine küçük ama gerçek bir hediye verirsin: “Ben böyle hissetmekte yalnız değilim ve böyle kalmak zorunda değilim” cümlesi 🎂✨