Merhaba arkadaşlar bugün size eşcinsel olan bir arkadaşım ile yaptığım röportajımsı konuşmamızı anlatmak istiyorum.
Kendisi bana hayatını anlattı.
Bir mücadelesi var ama bu sandığınız gibi "zorluklar, baskılar, insanlar ile mücadele edip, eşcinselliğini kabullenip sevmiş bir kızın hikayesi" değil.
Eşcinselliğin ne olduğu, yok hastalıkmış yok sapkınlıkmış yok normal bir durummuş vs. tartışma ve konuşmalara girmek istemiyorum. Eşcinsellikle ilgili şahsi fikirlerimi de açıklamak istemiyorum. Size sadece onun hikayesini anlatmak istiyorum.
Ne zaman farkına vardın?
Lise 2 diyebiliriz. Aslında durum şu; ortaokulda birkaç kıza ilgi duymuştum, onlardan çok hoşlanmıştım ama bu durumu garipsemiyordum. Belki de bunda ailemin etkisi vardır, yani baskıcı, yobaz bir ailem yoktur. O toplumun acımasızca her şeyi kalıplaştırmasından uzaktım. Yani "Kız" / "Erkek" kalıplarına sokuşturulmadım, çocuktum işte. Her çocuk gibi özgür ve beynen cinsiyetsiz.
Ama ben o zamanlar kendimi erkek gibi hissederdim. Futbola aşıktım zaten...
Hatırlarsın sen de, 'Erkek Fatma' derlerdi bana.

Daha sona lise ile tanıştım. Ve ilk defa bir kıza karşı kalbim ciddi manada çarptı, yani değişik bir his ama aşk değil diye düşünürdüm o zamanlar. Bu sefer ortaokul gibi değildi, onun için öyküler bile yazmıştım. Aklımdan çıkaramıyordum. Ve... Lezbiyen, LGBTİ, Lut Kavmi kavramlarıyla tanıştım.

Peki farkına vardığında neler hissettin?
Yani aşırı rahat bir insanım bilirsin. İnanmayacaksın belki ama benim öyle üzüntüm, eyvah ne yapacağım ben diye kendini yiyip bitirme, depresyon hallerim olmadı. Kısa bir üzüntü, tedirginlik dönemi oldu sadece, daha sonra ise bu konuda araştırmalar yaptım, uzun bir süre ama "Ulan ben böyleyim!" triplerine girmiştim bile. Saçmaladığımın farkına varmadan!
Ya Sonra? Benim bildiğim LGBTİ bireyleri genelde önce bu durumdan kurtulmaya çabalarlar, sende hiç olmadı mı?
Oldu diyebilirim. Arkadaşlarım ile konuşurken konu Kerimcan Durmaz'dan başlayıp Travestiliğe uğrayıp Lezbiyen/Gaylikten çıktığı zamanlar kendimi kötü hissederdim. Baya kötü bir his. Gizleniyordum.
Bir gün kendimle konuştum. Ciddi manada hem de. 'Ben Eşcinsel Değilim.' dedim.
Ve o günden sonra aklıma her geldiğinde tekrarladım bunu.
Kız gibi davranmaya çalıştım, hoşuma gitti.
Giyim tarzımı değiştirdim.
Ortaokullu erkek fatma gitti, üniversiteli tarz kız geldi.
Hayatım ile ilgili birçok şeyi değiştirdim.
Değiştiğimi hissettim.
Ee sonrasını biliyorsun işte. YENİ BEN.
Bence bilinçaltına ne söylersen onu olursun, ben buna inanıyorum.
Peki şu an nasılsın, memnun musun hayatından, mutlu musun?
Elbette. Neden bilmem kendimi daha objektif, farklı bakabilen biri hissediyorum. İyiyim yani :)
Bu alışılagelinmiş "Eşcinsel Hikayelerinden" biraz farklı oldu gibi :D, ama olsundu.
Bilinçaltınıza olmak istediğiniz kişiyi söyleyin hep ve mutlu olun :)
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar