Bu başlığı görür görmez aralarınızdan bazıları sinirlendi, bazıları umutlandı, bazıları mutlu oldu ve bazısı da merakından açtı bu benceyi. Fakat ne üzücüdür ki, büyük bölüm sinirlenerek açtı bu benceyi. Fakat sizi asla kovmayacağım bu Bence'den, eminim sizin de bilmediğiniz doğrular vardır. Bizi anlamak zorunda değilsiniz elbet, sorun değil. Yine de biraz vaktinizi ayırıp, beni dinlemenizi ve bizim hikayemize ortak olmanızı isterim.
17 Haziran 2013'te tanıştık kendisiyle. Dilerdim ki birlikte geçirdiğimiz o büyülü günlerden, kendi fotoğraflarımızı koyalım ama nasıl bir tepki alırım bilemedim.

Böyle devam edeceğiz ne yapalım. Benden 2 yaş küçüktü. Arkadaşlarımızla sahile gitmiştik, yüzmeye. Orada tanıştım onunla. Yakın bir arkadaşımın arkadaşıydı. Aşırı kibar bir kızdı. Sarı, kısa küt saçlıydı. İngilizce öğretmenliği okuyordu. Biz o gün o arkadaş grubumuzu ardımızda bırakıp çekildik köşeye. Sohbet ettik. Kafamız o kadar uyuşuyordu ki. Hemen anlaşmıştık.
Ben o zamanlar tercihlerimin farkındaydım. Fakat ailem ve çevrem bilmiyordu bunu. Tepkilerinden korkuyordum. Hele de annem. Zaten hayatı boyunca zorlanmıştı, babam ile olan ilişkilerinden. Beni o şekilde kabul edemezdi.
Zaman geçti. Benim ona olan bağlılığım arttı. Fakat kendi aileme açıklayamadığım şeyi ona açıklayamazdım.

Hayatımdaki en değerli insan olmuştu bir anda. Olur da açıklarsam vereceği tepkiyi kestiremiyordum. Ya giderse? Arkadaşlığımızda bozulurdu bu sefer. 10 Ekim 2014. Bu tarihte buluştuk, tanışmamızdan bir sene geçmişti. Banka oturmuş bekliyordu beni. O kadar güzeldi ki. Yanına gittiğimde ayağa kalktı. Koşa koşa sarıldı. Öptü beni. Sonra sadece "Sorun var mı?" diye sordu tereddüt ederek. Bizim ilişkimiz bu şekilde başladı onunla. Süslü kelimelere ihtiyaç duymadan, laf kalabalığı yapmadan.
Bu sene 3. yılımız olacak. Onsuz tek bir anımı bile düşünemiyorum, bunca sene nasıl sabretmişim o olmadan hayata asla anlamıyorum.

O benim en kıymetlim, en güzelim. Bunları anlatıyorum size. Amacım duyar kasmak değil. Ben lgbt, pride bu tür kavramları da savunan biri değilim asla. Biz hepimiz aynıyız, farklı özelliklerimiz var. Sırf bu minik özellikler yüzünden ayrı bir sınıfa, gruba ne gerek var?
Biz, şu yaşımıza kadar hiç kimseyi incitmemeye çalıştık. Kimseyi taciz etmedik. Kamuya zarar verecek hiçbir suç işlemedik. Hırsızlık yapmadık, okumaya öğrenmeye çalıştık. Şu an ikimiz de çalışıyor, kendimize ve ülkemize bir şeyler katmaya çalışıyoruz.
"Gidin Hollanda'ya pis şerefsizler." lafını duymak sadece yüreğimizi yaralıyor. Biz ülkemizi seviyoruz, İstanbul'a aşığız. Burada tanıştık, burada ölmek istiyoruz. Biz kendimizi kabul ettirmeye çalışmıyoruz. Herkesin fikri farklıdır, bunun farkındayız. Saygıyı zorla istemek de bir saygısızlıktır çünkü.
Bunları yazdım. Çünkü benim artık tek istediğim huzur bulabilmek. Ben artık sevgilimin elini tutmak istiyorum.

İnsanlar sevgimizi görsün istiyorum. İş yerindeki arkadaşlarım bilsin istiyorum. Kız arkadaşımın güzelliği, kibarlığı, bilgisi ile övünmek istiyorum. Ben artık her gece yattığımızda, onun sessiz hıçkırıklarını duymak istemiyorum. Sabah kalktığınızda sevgilinizin ağlamaktan şişmiş gözlerini görmek emin olun acıtıyor. Biz bir suç işlemedik, kimseye zarar vermedik. Bu utanılacak bir şey değil ama biz utanıyoruz. Yeterince cesaretli değiliz buna utanıyoruz. O benim arkadaşım değil, biz dost değiliz. O benim sevgilim. Ve biz oynamaktan çok yorulduk.
Güzel, minik bir ev. 3 çocuk evlat edinmek istiyoruz. Ve bahçemize sığdırabileceğimiz kadar sokak kedisi, köpeği beslemek.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar