Sitede, vakit geçirmek amaçlı bulunduğum için, soru, cevap dışına çıkıp, bence yazmamıştım. Bu ilk bencem ile size tekrar merhaba demek istiyorum.
Benim gibi, gözlerden uzak yaşayan insanların mesleği, günümüz denizciliği hakkında birçok insanın yetersiz bilgiye sahip olduğunu, bazılarının, gemi ve denizcileri hayal ederken, Kristof Kolomb dönemi bir anlayışla yaklaştığını, yeni tanıştığım insanların sorularından anlıyorum. Denizciliğe yabancı insanlar tarafından, sık sorulanlara cevapları bu bence de derleyerek, çorbada benim de tuzum olsun istedim.
En çok sorulanlar ;
Gemiler gece gider mi ?
Evet, gemiler köprüüstü dediğimiz, kumanda odalarında bulunan radarlar sayesinde, gece rahatlıkla giderler. Çünkü iyi bir radar, suda yüzen bir martıyı bile gösterir. Kaptanlar, radar ile 150 km uzaklıktaki adaları tespit edebilirler. Tabi bu mesafede martıyı görmeyiz :).
Gemide kaç kişi çalışıyor ?
Geminin büyüklüğüne ve ya yaptığı işe göre 10-25 arası çalışan olur. Büyük yolcu gemilerinde mesleği denizcilik olarak çalışanlar 25-40 arasıdır. Ancak bu gemilerde turizm sektöründen ve doktor, hemşire, muhasebeci gibi 1500 kişiye yakın çalışanı bulunur.
Yolcu gemisinde neden çalışmıyorsunuz?
Burada bahsettiğimiz, tatil amaçlı kullanılan lüks kruvaziyer tipi yolcu gemileridir. Maalesef ülkemizde bu tür gemi yok. Sadece yazın İtalya, Yunanistan gibi ülkelere araç ve gurbetçi taşıyan feribot değimiz seyahat gemileri mevcuttur. Lüks yolcu gemileri otomobil gibi araçlar taşımaz. Henüz hiçbir Türk’e kaptan ve ya yönetici olarak bu gemilerde çalışmak nasip olmamıştır. Ancak turzimci, işçi, vb hizmet sektöründe çalışan bir çok arkadaşımız yabancı lüks yolcu gemilerinde çalışmaktadır.
Yabancı gemilerde de çalışabiliyor musunuz?
Size bu satırları bir Alman gemisinden yazıyorum. Belgesi ve yeterli İngilizcesi olan her Türk denizcisi dünyadaki gemilerin %70 inde çalışma şansına sahiptir. Yani ülke yansa, biz yine normal hayatımıza devam ederiz ;).
Yurt dışında gemiden kaçan oluyor mu?
15 Yıl öncesine kadar, birçok kişi gelişmiş ülkelerde kaçıyorlarmış. Hatta 25 çalışanı olan bir gemiden 15 kişinin, ABD de kaçtığı olmuş. Kaçanların yerine gönderilen 10 kişi de, hava alanında uçaktan iner inmez kaçmış. Bu tür olaylar çok yaşanmış. Ancak son yıllarda maceraperest tipler dışında, kaçan yok gibi bir şey. Nadiren ABD de kaçanlar halen oluyor.
Sadece gelişmiş ülkeler de mi kaçıyorlar?
Hayır. Buna tam olarak kaçmak diyemeyiz, ancak gemiyle gittiği ülkede, evlenip ve ya başka bir iş bulup adını hiç duymadığınız ülkelerde bile yaşayan Türkler var. Öyle ki dünya haritasını açıp baktığınız da, Türkiye ye uzak minik bir adacık görseniz bile oraya yerleşmiş Türkler vardır. Çoğu denizcidir. Benim tanıdığım ve ya arkadaşım olan 30 a yakın kişi, dünyanın dört bir tarafında yaşıyorlar. Örneğin, Panama, Nikaragua, Mairtius, Madagaskar, Togo, Bolivya, Peru, Alaska gibi adını bile duymadığınız ülkelerde / adalarda çalışan eski denizci Türklerle karşılaşırsınız.
Her limanda bir sevgiliniz var mı?
Tamam, bunu çok merak ediyorsunuz biliyorum. Sakin olun anlatacağım. Evet, istersek her limanda bir sevgilimiz olabilir. Çünkü dünyada abaza denizciler kadar, erkeği nerede bulacağını bilen abaza kadınlar da çok. Ancak buna tam olarak sevgili demek yerine, çoğunlukla tek ve ya birkaç gecelik ilişki de diyebiliriz. Benim yabancı ülkelerde en uzun ilişkimin, 2 ay - 1 yıl sürdü.
Özellikle Güneydoğu Asya, Güney Amerika, Afrika gibi bölgelerde bir denizcinin, arayıp da, manken gibi bir kızla beraber olamaması, sadece büyük şanssızlık olur. Bir denizcinin ilişki için kız bulamayacağı ülke sayısı azdır. Yabancı denizciler bile, Türkiye de birçoğunuzdan fazla kız buluyor. Neden mi ? Çünkü bizim kızlarda, tüm dünyada olduğu gibi, yabancı merakı ve kısa süreli ilişkilerde başlarına sorun olmayacak insanları tercih ediyor. Bütün mevzu denizcinin niyetine bağlı.
Gemide kızlar da çalışıyor mu?
Evet son yıllarda oldukça fazla arttı. Özellikle kaptan ve mühendis olarak çalışanlar çoğalıyor. Öyle ki, birkaç hafta önce karşılaştığım bir Fransız, “gemilerde çalışan ne kadar çok Türk kadın var”, diyerek şaşkınlığını ifade etmişti. Hazır yeri gelmişken, aklınızdan geçeni de cevaplayayım. ;) Evet, bunların bazıları her gece başka bir personelin odasında sevişerek vakit geçirdiği gibi, bazıları bu tür davranışlardan uzak durur. Bugüne kadar tanıdığım karşı cins meslektaşlarımın, abazalıkta erkeklerden aşağı kalmadıklarını gördüm.
Bu mesleği kızlara tavsiye eder misin?
Karşı cinse bu mesleği tavsiye ederim. Zevkli ve adrenalin dolu bir iş. Ancak kadın olarak kalmak isteyene tavsiye etmem. Çünkü, okul yıllarından itibaren erkek egemen bir meslekte, özellikle gemi gibi toplum ile bağı zayıf olan mesleklerde, birkaç yıl çalıştıktan sonra davranış ve karakter, dişiliğini tamamen yitiriyor ve erkek gibi davranmaya başlıyor. Uzun yıllar gemide çalışmış Alman bir kadın kaptanın, erkek işçilere rahat rahat küfürler ettiğini, oturuş ve davranış olarak tamamen erkek gibi olduğunu gördüm. Şahsen o hale gelmiş bir kadın bende hiçbir dürtü uyandırmıyor. Ha, gelene hayır demiyorum. Sonuçta halen erkeğim ;) .
Denizde kaç gün kalıyorsunuz?
Ortalama olarak gemiler, bir yılın yarısı limanlarda, yarısı denizde olur. Yani, limandan kalkan bir gemi, aylarca denizde kalmaz. Genellikle denizde kaldığı süre kadar, limanda yükün yüklenme ve boşaltma süresi vardır. Tabi bu gemi türüne göre değişir. Örneğin tankerler ve konteyner gemilerinin yükleme, boşaltma işlemleri çok hızlıdır. Maalesef ben bir tankerci olarak limanlarda, kızlara fazla vakit ayıramıyorum :( .
Her gittiğiniz ülkede şehre çıkmak için vize mi alıyorsunuz?
Hayır. Uluslararası anlaşmalar ile denizcilere ve havacılara vize yerine geçerli, ücretsiz “shore pass” adı verilen izin kağıtları verilir. Bu belge, gemi o limanda bulunduğu sürece geçerlidir. Ancak son yıllarda ABD gibi bazı ülkeler vize zorunluluğu getirmeye başladılar. Yine de bu vizeler gemi yanaşınca hızlı bir şekilde veriliyor.
Arkadaşımın sevgilisi, yurt dışından ona hediye kafatası getirmişti, sen de bize fildişi getirir misin?
İşte en çok sinirlendiğimiz soru. Tabi Türkiye de çok pahalı, yurt dışında bedava veriyorlar o istediklerinizi. Hayır. Ben çalışıyorum, bir limana gelip gezeceğim, dinleneceğim, senin o abuk sabuk parfüm, sigara, telefon, soba borusu siparişlerin ile ilgilenemem. Zaten istediğiniz şeyler öyle tuhaf oluyor ki, arada bul. Bize sipariş vereceğinize, internetten ne istiyorsanız alın. Eee gümrük vergisi çok oluyor değil mi. Tabi canım, Türkiye Devleti bize gümrüksüz giriş müsaadesi vermiyor, o ürün için. Bir denizcinin sana getirdiği her hediye, gümrükten kaçırarak ülkeye soktuğu üründür. Seni kırmamak için, adam kendini riske atıyor. Yok işte.. isteme öyle şeyler, her istediğini her yerde bulamıyoruz sonra da mahcup oluyoruz.
Tamam kızma şampiyon, eee gemide canınız sıkılmıyor mu?
Evet, bazen sıkıldığı oluyor, ama inan senin evde ne kadar sıkılıyorsa bizim de burada o kadar sıkılıyor. İllaki yapacak bişeylerimiz oluyor. Hiç birşey bulamazsak, ya spor yaparız, ya kitap okuruz, ya film izleriz. Zaten, evrak ve bakım işlerinden sıkılmaya zamanımız kalmıyor.
Günlerce dümen mi tutuyorsunuz?
Hayır. Gemiler ve uçaklar otomatik kontrol sistemine sahiptir. Bir gemi limandan çıktıktan sonra, otomatik pilot dediğimiz sisteme alınır ve rotasından çıkmadan yoluna devam eder. Günümüzde bu teknoloji o kadar gelişmiştir ki, artık bilgisayarlar ile etrafında bir tehlike olduğunu algılayan sistem, geminin rotasını en güvenli alana çevirir ve ya süratini düşürebilir. İstanbul’dan yola çıkan bir gemi, hiç insan müdahalesi olmadan, Almanya’ya varabilir. Kaptanlara kalan ise, sistemin arıza yapmadığını takip etmektir.
İngilizler neden gemiye “she” diyorlar?
İngilizce’de hayvanlar ve cansız varlıklar için “It - O hayvan/eşya” sıfatı kullanıldığı halde, sadece gemiler için “She – O kız/kadın” sıfatı kullanılır. Çünkü, gemiler NAZLIDIR, ilgi isterler. Tuzlu olan deniz suyunun yok edici etkisine karşı, sac / ahşaptan yapılan gemileri pas ve ya çürümeye karşı korumak için devamlı bakım altında tutmak gerekir. İlgilenmezseniz üzülür, hüzünlenir ve çabuk çökerler. Tıpkı bir kadın gibi. Gemiler, DOĞURGANDIR. Büyük miktarda yükleri /yolcuyu, küçük masraflarla taşıdığınız için oldukça kârlıdırlar. İyi bir işletmecilik ile sizi kısa sürede daha fazla gemi sahibi yaparlar. Tıpkı bir kadının çocuk sahibi olması gibi. Gemiler DAYANIKLIDIR.
Fırtınada binlerce ton dalganın, günlerce yüzüne vuruşlarına dayanır ve yine bir sonraki fırtınaya hazır olurlar. Tıpkı bir kadının doğum sırasında çektiği acıya rağmen, tekrar çocuk doğruma isteği duyması gibi. Gemiler NAMUSTUR. Uluslararası hukuka göre, uluslararası sularda, sahipsiz bulunan her gemi, bulanın malı sayılır ve bu kural günümüzde de geçerlidir. Tıpkı kadın gibi. Başını boş bırakırsanız başkasına giderler. Örneğin, davulcuya, zurnacıya kaçan kız gibi ya da sitedeki evli ve ya sevgilisi olan kadınların, ilgisizlikten, burada olmaları gibi. Sizce de öyle değil mi ? ;)
Nerelere gittin?
Bu soru çok sıkıcı. 5 Kıta da 70 e yakın ülkeye gittim . Hatta bazılarının adını bile ben ilk defa, gideceğim zaman duydum. Bir de şu var, örneğin bir Türk gemisi devamlı Türkiye’ye gidip gelmez. Yıllarca, hiç Türkiye’ye gelmeden çalışan, hatta inşasından, hurdaya gidişine kadar, hiç uğramamış Türk gemileri var. Personeli devamlı uçakla gider gelir.
İlginç olaylarla karşılaşıyor musunuz?
Evet, ama bunları burada anlatmam uzun sürer. Bir ara, baş başa kaldığımız zaman anlatırım.
Hiç fırtınaya girdin mi?
Her denizci birçok kez fırtınaya girer. İlk başta biraz korkarsınız. Bazen korkudan kusarsınız. Sonra alışırsınız ve iş eğlenceye döner. Benim için fırtına demek, at üstünde rodeo yaparken, yemek yiyebilmek, uyumak, duş alabilmek demek. Hatta fırtına da, klozeti tutturabilirsem, hedefi onikiden vurmuş olmanın zevki, yüzüme yansıyarak tuvaletten çıkarım.
Biliyorum sormak istediğin çok soru var, ama şimdilik bu kadar yeter. Okuduğunuz için teşekkürler. Bir de okuduğunuzu anlamama yardımcı olursanız sevinirim.
Eskiden kaptan olmak istiyordum yalnız yasamamdan dolayı ama sonra yazılımcı olmaya karar verdim denizde o kadar süre geçirmek bana göre değil ama çok güzel bir meslek
Kaptan olmadan da denizci olabilirsin. Son yıllarda gemilerde her ekipman elektronik ve pc bağlantılı olduğu için bu işlerden anlayan kişiler ciddi rağbet görüyor. En azından hem iş hem tatil diyebilirsin.
Her ne kadar kulaga hos gelsede, gezip dünyayi görmen vs 😅😉, cok zor bir isin var. Tabi isini seviyorsan, ki öyle görünüyorsun, bunlari görmezsin ama sanirim ben gemileri sadece seyahat etmek icin kullanmaya devam edecegim😅😄
Düşünsene yolculuk ederken gelebiliyorsun, masada romantik bir yemek yiyebiliyorsun, çift kişilik yatağında istediğin gibi uyuyabiliyor 😉 ve ya duş alabiliyorsun. En güzeli de sana ait bir otel odan var. Hangi ulaşım aracında bunların hepsi bir arada?
Amcamda denizci bunları az çok biliyordum aslında -çapkınlıkta dahil yeni telefon aldığında rehberini yenisine aktarmıştık bir sürü yabancı kadın adı vardı - ama hiç sıkılmadan sonuna kadar okudum emeğine sağlık 😊
Maalesef ekledikten sonra fark ettim... Videoyu yayınlayan bir denizcilik örgütü ve sadece Youtube da izlenmesine izin vermiş... Videonun üstüne gel.. Çıkan yazıya tıkladığında doğrudan yeni sayfa olarak Youtube açılıyor... Ama tflndan giriyorsan açılmaz.. :(
En İyi Cevaplar