Hadi şimdi hep beraber “tıp” kelimesinin kullanılmadığı günlere dönelim. Hayvansal tüketimin en yoğun olduğu dönemler olmasına rağmen “kolesterol”, her an yaşam tedirginliği olmasına rağmen “stres” ve gözünün önünde birçok yakınını kaybeden insanlar varken “depresyon” kelimesinin kullanılmadığı o dönemlere…
Ne görüyorsunuz?
İnsan vücudu kendi kendini tedavi edebilecek kadar mucizevi bir yaratıma sahiptir. Adını telaffuz ettiğimiz birçok hastalık için doktor kapılarını aşındırma alışkanlığı bize “kapitalist” sistem tarafından dayatılmıştır. Yani ıssız bir adaya düşsek, kendi kendimizi rahatça tedavi edebiliriz. Vücudumuzdaki her belirtinin, ruhumuzda bir karşılığı olduğunu söyleyebilirim. Örneğin ciğerlerinden sıkıntısı olan insanlar; iç sıkıntılarını paylaşamayan, duygularını açık edemeyen ve “hayır” diyemeyen kişilerdir. Geçmişiyle barışık olmayan, zor affeden ve her şeyde insanları (ya da kendini) suçlayan kişilerde de mide rahatsızlıkları görülmektedir. Eğer bir rahatsızlığı kırmak istiyorsanız bunun ilk adımı kendinizle barışık olmak ve gücün sizde olduğunu fark etmektir. Sonra isterseniz doktora gidebilirsiniz tabi…
Zihin, ruh ve beden birbiriyle bağlantılı çalışır
Hem mutsuz, hem sağlıklı olamazsınız! Kanseri yenen kişilere bir bakın. Yaşama sevinciyle dolu, geleceğe umutlu kimselerdir onlar. Her şeyden önce başaracaklarına inanmışlardır. Meditasyon bu noktada devreye girer. Bazı kişiler kendi iç huzurlarını koruma konusunda, diğerlerine göre daha az başarılı olabilir. Belki de bu onlara hiç öğretilmemişti. Ne de olsa bizim kültürümüzde ağlamak zayıflık, yardım istemek güçsüzlüktü ve her konuda suçlu mutlaka biz olmalıydık.
Hepimiz böyle büyütülmedik mi? Çoğu zaman duygularımızı bastırarak kendimizi yücelttiğimizi sanıp yanıldık. Sonrasında aslında asla biz olmayacak maskeler altında yaşadık ve sık sık ruhsal ve ya bedensel sıkıntılar yaşadık. Aslında biz kendimizi çok sevseydik, bencil değil benci olsaydık çok mutlu ve sağlıklı hayatlara sahip olabilirdik. Nasıl mı? Aslında çok basit! Bundan asırlar önce nasıl yapıyorlarsa öyle…
Meditasyon; ön beynin işleyişini ve dolayısıyla duygusal zekayı geliştirerek olaylara stres içermeyen bakış açıları geliştirir
Düzenli meditasyon yapıldığında yüksek tansiyon, kalp krizi riski, kaslardaki ve beyindeki gerginlik hissi, migren, gastrit gibi strese bağlı hastalıklar, kolesterol, psikolojik rahatsızlıklar tamamen hayatımızdan çıkar. Kendimize daha çok güveniriz ve hayattaki başarımız artar. Ciltteki sivilcelenme ve lekeler, kararmalar, sedef, sık tırnak kırılması ve saç dökülmesi gibi birçok cilt problemine de faydası olduğunu belirtmek isterim. Kendimizi severek ömrümüzü uzatacağımız da ayrı bir bence konusu tabi.
“Meditasyon nedir?” sorusunun cevabını veremem
Bu herkes tarafından mutlaka yaşanması gereken bir deneyim. İç huzura ulaşmak için yapılan derin düşünce olarak adlandırabilirim. Ancak size açık yüreklilikle şunu söylemek istiyorum; meditasyon, bildiğinizden daha fazlasıdır! Hayatınızın her alanında geçmişinizden sizi kurtarıp, daha ileri ve hep daha yükseğe götürecek bir yaşam tarzıdır.
R.Cansu ÇELİK
Profesyonel Koç/ Hipnoterapist
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Üniversite Tercih
Diğer
En İyi Cevaplar