Biraz kitap okusam, ortasına gelince başını unutsam. Ya da yolda giderken öylece gitsem, gittiğim yeri unutsam. Bir şarkı çalsa cafede, onu dinlerken, çayın şekerini karıştırmayı unutsam. Çöp kutusunun yanından geçerken kokudan rahatsız olup nefesimi tutsam. Geçtikten sonra tekrar nefes almayı unutsam... İmkansız değil bunlar. Yeri gelince dinlerken duymayı, bakarken görmeyi unutuyoruz. Daha zor değil mi?
Peki bu nasıl oldu?
Tembellik, eskiden fiziksel aktivitelerden kaçınmak demekti. Günümüzde lügata düşünce tembelliği de girdi, üstelik internet, bilginin ulaşılabilirliğini bu denli kolaylaştırmışken.
Şimdi diyeceksiniz ki internetteki bilgiler ne kadar sağlıklı?
Ben de düşünüyorum bunu, doğru bilgiye ulaşmak gerçekten zor.
Ben de size şunu sorayım; günlük akıllı telefon kullanımınızın yüzde kaçı bilgiye ulaşma amaçlı? Eski sevgilinin sosyal medyada beğendiği bir şeyin sahibinin kimliğini öğrenmeye çalışmak bilgiden sayılır mı? Ya da çoğunluğunun bu telefonları oyun oynamak amacıyla kullanması?
İğneyi kendime de batırayım, ben de böyleyim.
Sizce de daha unutkan, gerçek dünyadan zevk almayan ve kolay yönlendirilebilir bir nesil oluşmuyor mu?
İnsani duygular da unutuluyor sanki. Savaşın en acımasızı barış halinde yapılanıdır, zira düşmanı göremezsin. Teknolojinin iyi ve gerekli olduğu bilinçaltımıza oya gibi işlenmişken ve gerçekte, bununla alakasız şeylerle bağımlı hale gelmişken hadi bütün telefonları atalım diyemem. Biz yeter ki düşünmeyi unutmayalım ve dozunu bilelim.
Ben okuma yazma öğrenmemiş bir çocuğun elinde niye telefon var anlamıyorum. Herhalde anne babasının telefona gömülü olduğunu görünce iyi bir şey sanıyorlar.
Yapılabilecek bir şey var mı?
Açıkçası hastanelerde gereksiz internet bağımlılığı bölümleri olmalı, ürolojinin yanında. Aklıma tek gelen şu; çok değil, kendinize bir soru sorun ve bunu internette araştırın. Mesela ben bir başlangıç yapayım; bu yirmi dokuz harf nasıl ortaya çıktı ve şekilleri niye böyle?
Çok haklısınız. 1,5 ve 2,5 yaşındaki kuzenlerimin elinden telefon düşmüyor. Hatta oyun oynuyorlar. Bazı cahiller de bunu zekilik diye adlandırıyorlar. Ne alakası var? Herkes gördüğünü işler. Bunun zekayla alakası yok.
Evet kesinlikle sizi destekliyorum. Umarım gerçekleşirler.
Bunlar bende var ya.. Hatta tanıdıklarım bana leyla der. Dalgon unutkan olmam düsünce tembelliginden mi? Sanmıyorum ama gercekten düşünmeye üsendigim oluyor 😕 düşünmeye üsenmek nedir ya. Mesela bir kitap okuyosun ve bir tarafta durup düşünmen ve yazar haklımı diye düşünmen gerek, buna üşenilir mi? Cok mu abartıyorum ypksa bu gerçekten tuhaf mı? Çözüm önerin nedir
Tahmini gün içerisinde akıllı telefon kullanımımın %35 i sosyal medya, %25 bilgi amaçlı, %15'i oyun, %10'u bölüm yazmak ve gerisi de gereksiz şeyler için... Gün güne artan internet, sosyal medya, akıllı cihaz, gelişen teknoloji vb. Kullanımlar ve böyle şeylere artan bağımlılıklarımız düşünmemizi ve beynimizi kullanmamızı engelleyebilecek şeyler.. Eline sağlık farklı bir konu olmuş ^-^
Çok güzel bir bence olmuş. Elinize sağlık. İlk baştaki olayları hep yaşıyorum. Unutkanlık var sanıyordum meğersem düşünce tembelliği imiş. Bu durumdan inanın şikayetçiyim fakat elimden hiçbir şey gelmiyor. Tedavisi düşünmek mi yani? Biraz daha uzun olsaydı keike
Açık konuşayım yazımın herhangi bir dayanağı yok. Sadece düşüncelerimi yazdım. 🙈 ve evet böyle bir sorun varsa en iyi yol sanki herşeyi yeni görüyormuş gibi yapabilmek. İnsanın kendine sorular sorması, beyni aktifleştirir. Monotonluktan çıkmak da öyle. Bir yere gidip gelirken kullandığımız yolda farklı bir yola sapmak bile algımızı çalıştırır.
Hic bisey yapmadigimiz halde dusunce tembelligi oluyor en kucuk bir olayda bile simdi buna kafa yoramam dedigim cok oluyor bunlar izledigimiz filmler yaptigimiz alisverisler giyim moda makyaj vb. farkinda olmadan zihnimizi mi dolduruyor sanirim
biraz da insanları bunun için yönlendiriyorlar. ünlülerin hayatını neden bu kadar gözümüze sokuyorlar sanıyorsunuz ya da neden saçma sapan diziler , programlar yapılıyor? biraz komplo teorisi olacak ama hepsi planlı şeyler.
mesajlardan ziyade çoğu şey insanları bomboş birileri yapmak için düzenlenmiş ve bunlar kçük mesajlarla değil insanların gözüne sokula sokula yapılıyor , farkedemicek kadar körleştirdikten sonra tabii.
Evet, gerçekten de öyle. Farkında mısınız? Özellikle son 10 yılda yayınlanan diziler ve filmler hep bir yalan ve aldatma üzerine kurulu. Buna paralel olarak da aldatmaya bağlı boşanmalar çarpıcı bir hızla artıyor.
Söylediklerinize katılıyorum lakin verdiğiniz örneklerin adı düşünce tembelliği değil. Dikkat eksikliği olma olasılığı daha yüksek ve çok düşünen bireyler daha dalgın olur mantıken.
Ben de yazım belki daha çarpıcı olur diye öyle bir isim taktıydım, gerçek düşünce tembelliğiyle pek de alakalı değil🙈 ama güzel türkçemizde bir sürü eşsesli kelime var niye eşsesli kavram olmasın😇 beğendiğiniz için teşekkürler 😊
En İyi Cevaplar