Albert Fish: 100' den Fazla Çocuğu İşkencelerle Öldürerek, Etlerini Yiyen Yamyam Bir Seri Katil!

Albert Fish; 1910- 1934 yılları arasında 100' den fazla çocuğu öldürerek, etlerini yiyen manyak bir seri katil. Albert Fish, 1870 yılında Washington' da doğdu. Annesiyle babasının ayrılması sonucu velayeti babasında kalmıştı. Henüz 5 yaşındayken babasını kaybetti ve annesinin onu istememesi üzerine bir yetimhaneye yerleştirildi. Burada 2 sene kalan Fish daha sonra annesinin isteği üzerine yetimhaneden alınarak annesine verildi.


Albert Fish: 100' den Fazla Çocuğu İşkencelerle Öldürerek, Etlerini Yiyen Yamyam Bir Seri Katil!


Yetimhane de çeşitli işkenceler gören ve ruhsal yapı düzeni bozulan Fish, birde annesi tarafından cinsel tacize uğrayınca ruhsal bozuklukları dışa vurdu ve şiddetli baş ağrıları çekmeye başladı.


İlkokula başladığında ufak çaplı suçlara karışmıştı. Hırsızlık, röntgencilik gibi ufak suçlarla boy gösteriyor ama paçayı yırtıyordu. Lise bittiğinde şehirler arası para kazanmak için iş seyahatlerine başlamıştı. 1898'de evlendi ve 6 çocuk sahibi oldu. Karısının başka biriyle kaçarak kendisini terk etmesinden sonra başka kadınlarla da birlikte oldu. Bu ihaneti kaldıramayan Fish' in içinde zaten çocukluktan gelen sapkınlıklar vardı bu ihanet seri cinayetlerin başlamasının start tuşu olmuştu. İçinde baş edilemez bir öldürme ve işkence duygusuyla yaşayan Fish, 1910 yılında ilk cinayetini işledi. Kendisine kurban olarak küçük çocukları seçen Fish, çocukları şeker verme, bir şey sorma bahanesiyle kandırarak kaçırıyor, önce işkencelerle öldürüyor sonra cesetlerinin uzuvlarını parçalara ayırarak bir kısmını gömüyor, bir kısmı ise eski yamyam kabilelerinin yaptığı usul de yamyam yahnisi yaparak yiyordu. Ayrıca kız çocuklarının cesetlerine bakarak günler odasından çıkmıyor mast*rbasyon yapıyordu.


Albert Fish: 100' den Fazla Çocuğu İşkencelerle Öldürerek, Etlerini Yiyen Yamyam Bir Seri Katil!




Kurbanlarına işkence ederken aynı zamanda kendisine de zarar veriyor, mazoşist bir biçimde iğneyi testislerine batırıyor ve bundan bağırarak zevk alıyordu.


ABD' de giderek artan çocuk cinayetleri ilgi çekiyor ve halk isyan ediyordu. Fish, "Brooklyn Vampiri" olarak anılmaya başlanmıştı. 40 yaşında ilk cinayetine başlayan Fish, bilinen en azılı ve en yaşlı seri katildi. Yaşlılığın verdiği özellikleri kullanarak sevimli bir ihtiyar rolüne bürünüyor aileleri kandırıyordu. Bir olaydan sonra ona "Amerika' nın Öküzü" lakabı takılmaya başlanmıştı. 11 yaşındaki Grace Budd sokakta oyun oynarken, Fish, ona yaklaştı ve yeğeninin doğum günü olduğunu gelip gelmek istemediğini sordu. Eyaletteki tüm kız çocuklarını davet ettiğini ve onunda gelmesini istediğini söyledi. Grace Budd, Fish' i ailesiyle tanıştırdı. Sevimli ve tatlı ihtiyar rolünde Fish' e Grace' in ailesi inandı. Nedir yani sonuçta tatlı, tontiş bir ihtiyar? Ya da azılı bir yamyam...


Albert Fish: 100' den Fazla Çocuğu İşkencelerle Öldürerek, Etlerini Yiyen Yamyam Bir Seri Katil!

Akşam Grace' lerin evine gelen Fish, çocuğu alarak yola koyuldu. Albert, Grace' i New York City' nin kuzeyinde ki etrafında hiçbir ev bulunmayan ormanlık bir alanda bulunan bir kulübeye götürdü. Nereye geldiklerini anlayamayan küçük kız endişeye kapılmıştı. Kaçmaya, çığlık atmaya yeltenmek üzereydi ki, Fish onu kavrayarak kulübeye götürdü. Ellerini sıkıca bağladı ve yere yatırdı. Birkaç saat işkence yaptı ve ona bakarak mastürbasyon yaptı. Daha sonra sabahın ilk ışıklarına kadar bu böyle devam etti. Birkaç işkence bir mastürbasyon. Sabaha doğru kızın tüm uzuvlarını kesen Fish, bir kısmını gömdü bir kısmını ise alarak kaldığı otele götürdü.


Albert Fish: 100' den Fazla Çocuğu İşkencelerle Öldürerek, Etlerini Yiyen Yamyam Bir Seri Katil!


*Grace Budd' u öldürdüğü yer de dedektifler inceleme yaparken.


Hiçbir şekilde 2 hafta odasından çıkmayan Fish, odasında kaldığı sürece bu kızın yanında götürdüğü uzuvlarını yahni şeklinde pişirerek yedi ve günlerce mast*rbasyona devam etti. Bu olay artık ipleri kopma noktasına getirmişti.


William King adında bir dedektif inatla Albert' ı arıyor, her yerde onu sorduruyordu. Bu olaydan sonra William King' e rağmen Albert tam 6 sene bulunamadı ve elini kolu sallaya sallaya dolaştı. Albert çoğu seri katilde görülen bir özelliği taşıyordu; Din sapkınlığı. İşlediği günahları kendine çivi çakarak, çivili sopayla döverek, poposuna kazık sokarak ve idrarını içerek telafi ettiğini düşünüyordu. Öldürdüğü herkesi tanrıya kurban verdiğini ve onun için yaptığını söylüyordu. Neredeyse hiçbir seri katilde görülmeyen bir şey Albert Fish' de görülmüştü. Vicdan... Albert, öldürdüğü Gresh' in ailesine tam 6 yıl sonra uzunca bir mektup yazdı. Bu mektupta kızlarını nasıl öldürdüğü ve nasıl yediği yazıyordu. Mektubu haber alan William King hemen mektubun çekildiği yeri ve telgraf izlerinden Albert' ı buldu. Sağlık kontrolü için hastahaneye götürülen Fish' in psikoloğu Albert' te bugüne kadar görülmemiş, duyulmamış tanısı dahi olmayan sapkınlar, cinsel eğilimler tespit etmiş ve röntgen çekimi sırasında testislerinde 30' a yakın saplı iğne bulunmuştur. Çıkarıldığı mahkeme Jüri Albert' in deli olduğuna ve serbest bırakılması gerektiğine kanaat getirse de elektrikli sandalyeyle idamına karar verilmiştir. 16 Ocak 1936 tarihinde Sing Sing Hapishanesi' nde elektrikli sandalye idamı gerçekleşti.


Albert Fish: 100' den Fazla Çocuğu İşkencelerle Öldürerek, Etlerini Yiyen Yamyam Bir Seri Katil!


Ölmeden önceki son sözü;



Elektrikli sandalyede ölmek ne de büyük bir zevk olacak. Tatmak istediğim bir zevk. Bu zaman kadar tatmaktan mahrum kaldığım tek zevk.




olmuştur. Eğer Albert jürinin deli kararı vermesinden sonra serbest bırakılsaydı ne 100' ü ne 200' ü kalırdı cinayetlerin. Çoğu çocuğun mezarı bulunamadı kendi itiraf ettiği 50' den fazla. Fakat kaybolan çocuk sayısı 100' den fazla ve o 100 çocuğun ölmeden önce bir ihtiyarla görüştükleri çevreden gelen görgü tanıklarının ifadelerinde yer alıyor.



Sevgilerimle...


_Delikanli_

Albert Fish: 100' den Fazla Çocuğu İşkencelerle Öldürerek, Etlerini Yiyen Yamyam Bir Seri Katil!
Cevapla