Yer yüzünde en çok çayan içen millet, Türklerdir. Öyle ki, adına şiirler yazılır, şarkılar dillendirilir, boş bulunan yerlere çizilirdi. Çay, bir içecekten fazlası, bir muhabbetin dert ortağıdır!
Çay, cam bardakta içilir. Öyle karton, plastik bardaklar çayın ağırlığını kaldıramaz. Lezzeti, dostluğu bunda gizlidir. Öyle şekilli, resimli bardaklar da kahveye yakışır. Çayın demini göreceksin hacı!

Çay, ince belli bardakta içilir. Çünkü ince belli bardak sıcaklığı alt bölümde hepseder ve çayın son demlerine gelince aynı sıcaklığı korur. İnce belin alt kısmı kalındır ve bu özelliği sayesinde el de yakmaz. Zaten yaksa ne olur ki? Bir dostun yaktığı can acısından daha hafiftir.

Çay bardağının bir de tabağı olmalı. Uyumlu, çayla birleşmeli. Bu tabakta mutlaka kırmızı renkler olmalı, çünkü kırmızı renk çayın demine ahenk katar, hava katar, renk katar. 
Çay, bardağa tıka basa doldurulmaz, mutlaka dudak payı bırakılır. Öyle damak yakarak, dil haşlayarak, dudak pişirerek çaydan soğutulmaz bir insan. Yavaş yavaş, her yudumunu tadarak içilir. Bunun yolu önce ufak bir pay bırakmaktan geçer!

Çay dediğin bulanık olmayacak. Berraklığı, huzuru göreceksin her baktığında. Parlayacak, baktıkça bakasın gelecek. Nasıl dibini görmediğin suya dalmıyorsan, demini görmediğin çayı da içmeyeceksin!

Şimdi bir kuraldan, adetten ya da çay üzerinden yapılan bir sessiz konuşmadan bahsedeyim. Çayınızı içtiniz, tadına doyamadınız illa "çay var mı? varsa içeyim" demek zorunda değilsiniz, bardağın üzerine çay kaşığını düz şekilde çevirip koyarsanız "bir bardak daha alırım" anlamına geliyor. Eğer ters çevirip koyarsanız, "bu kadar yeterli" anlamına..


Sıcak içemeyenleri de düşündük elbette, biraz soğuk su ile çayı ılıklaştırıp koyduk önlerine, adına dedik mi "paşa çayı"... Daha ne olsun? Bu lezzetten mahrum mu bırakalım sıcak sevmeyenleri :)
Tam tersine, buharların bile el yaktığı, sıcacık, tavşan kanından daha koyu kırmızı olan çay sevenlere de bir isim bulduk "eefe çayı" afiyet olsun :)

Çaya sudan başkası katılmaz. Öyle süt koyayım felan diye maceralara atılmayın. İlla koyacaksanız limon koyun, gribe bire bir :)

Geldik çayın püf noktasına. Çay, demlenir abicim. Sallama çayı içmez hiç bir delikanlı. Yani hiç bir harbi kadın da içmez. Yani çay sallama içilmez! Çay demlikte ya da semaver de demlenir. Hayatta herşeyi sallayın, ama çayı demleyin!

Bir de çayı lütfen saatlerce bekletmeyelim. Kişi sayısına göre demleyelim ve mümkünse en kısa sürede bitirelim, beklettikçe çayın lezzeti kaçar, muhabbet biter. Çay bitince de sakın su koymayın, o çayın türevine döner.

Herkese bol muhabbetli, bol demli, huzurlu sohbetler..
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar