Doğum Kontrol Yöntemlerine Dair Doğru Bilinen Yanlışlar

Aktif cinsel yaşamı başlayan her bireyin genellikle en büyük korkusu gebelik olur. Özellikle henüz evli olmayan çiftlerin cinsel deneyimleri sonrasında kafalarında "acaba" dolu bir sürü soru oluşur. Tabi bu soruları bir şekilde korunmuş olsalar da yaşayanlar da var. Ancak korunmak denildiği zaman, akla bir çok yöntem geliyor. Bunların başında ilk akla gelen prezervatif kullanımı, sonrasında doğum kontrol hapı, spiral, geri çekilme vs vs... kafalarına göre, sürtünerek sevişen ve partnerinin göbeğine ya da her hangi başka bir yerine boşaldığını söyleyen hatunların da gebelik korkusu göz önünde bulundurulduğunda, korunma yöntemleri kişiler tarafından geliştirilebiliyor gibi gözüküyor.


Prezervatif Kullanımı ile Doğum Kontrolü


Bilindiği gibi prezervatif aslında en zararsız korunma yöntemi olarak gözüküyor ve %99,8 oranında koruma sağlıyor. Ancak erkeklerin prezervatif kullanmak istememeleri "his kaybı" yaşamaları ile alakalı bir durum. Kadınların da büyük bir çoğu prezervatif kullanılarak yapılan cinsel ilişkiden memnun kalmayabiliyor. Aynı erkekler gibi onlar da "his kaybı" yaşayabiliyorlar.


Çeşitleri olsa da sonuç olarak iki kişi arasında bir bariyer olarak görev yapıyor ve birleşmenin keyif veren o sıcaklığından uzak tutuyor. Ucuz ürünler ise bu konuda büyük ölçüde hayal kırıklığı yaratıyor. Çok nadir gözükse de ilişki sırasında prezervatif çıkabiliyor ya da görevini uygulayamaz hale gelerek gebelik oluşumunu engelleyemiyor.


Doğum Kontrol Yöntemlerindeki Yanlış Bilinen Gerçekler


Spiral ile Doğum Kontrolü


Spiral ile doğum kontrolü sağlamak aslında biraz cesaret isteyen bir yöntem. Kadının küçük bir operasyon ile rahim içine takılan bir araç olması bazı kadınlarını gözünü korkutabiliyor. Rahim içine yerleştirilen bakır veya doğal kadınlık hormonları içeren araca spiral deniyor. Yaklaşık 1.5 santim boyutunda, T şeklinde olan bu aletin gövde kısmına ince bir bakır tel sarılı olur. Amacı spermleri etkisiz hale getirmektedir. Spiral takılı kadında sperm yumurtayı dölleyebilir fakat embriyo oluşsa bile rahim içine ilerleyemiyor. Koruma oranı %98'lerdedir.


Spiral kullanımının en büyük rahatlığı, doğum kontrol hapı gibi düzenli kullanım gerektiren bir durum olmaması hatta hap kullanılıp kullanılmadığı konusunda tereddüt etme durumu olmaması. Avantajı ise; bir kere takılıyor ve yıllarca koruyor, kadınların hormonel dengesini bozmaz ve kilo sorunu yaşamasına sebep olmaz.

Doğum Kontrol Yöntemlerine Dair Doğru Bilinen Yanlışlar


Üstün Yetenek: Geri Çekilme!


Riskin diğer korunma yöntemlerine göre %70 daha fazla olduğu geri çekilme yöntemi sadece şansa kalmış bir durumdur ve asla bir doğum kontrol yöntemi değildir. Erkek odaklı korunma yöntemi tamamen erkeğin becerisi ya da beceriksizliği ile değişkenlik gösterebilir. Zevk suyu denen sıvı atımının bile içerisinde sperm bulunabiliyor. Dolayısı ile meni atımı (boşalma) gerçekleşmemiş olsa da sperm rahime çoktan ulaşmış olabilir ve bunun farkına varmak mümkün olmaz. Sonuç olarak "geri çekilme" bir doğum kontrol yöntemi değildir.


Hatta, tekrar eden cinsel ilişkileri düşündüğümüzde de gebelik riski vardır. Örneğin, bir cinsel ilişkinin sonrasında yeniden başlayan bir cinsel ilişki öncesinde, erkek idrar atımı yapmadığı sürece yine büyük bir gebelik riski vardır. Meni, penisteki idrar kanalını kullanarak dışarı atıldığından, ilk boşalma sonrasında, kanal idrar atımı ile temizlenmedikten sonra, ikinci ya da sonraki cinsel ilişkilerde kanalda kalması muhtemel menideki spemler rahime doğru yol alabilirler ve bu da döllenmeye hazır yumurtayı dölleyebilir.


Doğum Kontrol Yöntemlerine Dair Doğru Bilinen Yanlışlar


Doğrum Kontrol Hapı


Diğer yöntemleri göz önünde bulundurunca en iyi yöntem doğum kontrol hapı kullanımı. Üstelik doğum kontrol hapının, amacının dışında da bir çok faydası var.


Site içerisinde de bir çok kadının doğum kontrol haplarının etkinliği konusunda sorulara defalarca rastladım. Doğum kontrol noktasında en etkin yöntemlerin başında "Doğum kontrol hapları" gelmektedir. Tek şart var, düzenli kullanmak. Düzenli kullanılan doğum kontrol hapları gebeliği %100'e yakın koruma sağlıyor.


Doğum kontrol hapını bazı özel durumlar dışında (ağır karaciğer hastalığı, damar pıhtılaşma riski, meme kanseri gibi...) tüm kadınlar kullanabilir. 40 yaş altı kadınlar, henüz çocuk sahibi olmak istemeyen kadınların tercih edebileceği en etkili yöntemdir.


Hapın etkisi, tıbbi terimler kullanmadan anlatmak gerekirse kabaca şu şekilde, hap ile rahim içindeki salgılarda değişiklik oluyor ve bu salgılar sperm geçişini olanaksız kılıyor. Döllenmiş yumurtanın da döl yatağı içinde tutulmasını da önlüyor. Dolayısı ile gebelik gerçekleşmiyor.


Doğum Kontrol Yöntemlerine Dair Doğru Bilinen Yanlışlar


Doğum kontrol hapları amacının dışında da bir çok konuda kullanılabiliyor. Adet düzensizliği yaşayan, sancılı adet dönemi geçiren kadınların doğum kontrol hapı ile bu dönemi atlattıkları bilinir. Bu amaç için kullanılan doğum kontrol haplarının kullanımı için aktif bir cinsel yaşam gerekmez. Yani henüz bakire olan kızlar da kullanabilir. Tabi doktor tavsiyesi ile. Kadınlarda çok görünen yumurtalık kisti tedavisinde de doğum kontrol hapı doktorlar tarafından önerilir. Yumurtalık ve rahim kanserine yakalanma riskini de azalttığı bilinir. Adet kanamalarının bazı kadınların planlarını etkileyen en önemli faktör olduğunu biliyoruz, işte tam da bu noktada yine doktor tavsiyesi ile adetin erkene alınması veya daha ileri tarihe kaydırılması doğum kontrol hapları ile mümkün.


Düzenli kullanılan doğum kontrol hapları kadınlardaki tüylenmeyi aza indirir ve sivilceleri yok denilecek kadar aza çeker. Genital enfeksiyonlardaki gelişme riskini azaltır. Kadınlarda, göğüslerde ağrı, yanma, ele kitle gelmesi gibi kendini gösteren fibrokistik meme sorunu az oranda görünür. Rahmin adale tabakasından çıkan urlar yani miyomlara karşı da koruyucu olduğu bilinmektedir.


Doğum kontrol hapları, evlerimizde bulunan canlı süs bitkilerin gelişimine de etki etmektedir.

Doğum Kontrol Yöntemlerine Dair Doğru Bilinen Yanlışlar
Cevapla