40' a yakın Aşk Bence' min hepsinde terkedenleri yerdim. Hatta bunu sizin attığınız görüş ve yorumlarla birlikte yaptık. Hep beraber onlara beddua ettik, hep beraber küfrettik. Peki ya onlar haklıysa? Ya gerçekten bu ayrılıkların bir sebebi varsa? Ya gerçekten verilen sözler, kurulan hayaller gerçekleşemeyecek konuma geldiyse?
Hadi buyrun, bu ilişkiye bir de onların gözünden bakalım!
Sabredemiyorum Artık!

Hiç düşündünüz mü sabredilemeyecek biri olduğunuzu? Gevezeliğiniz, amaçsız kıskançlıklarınız, sürekli boğucu sorularınız ve 7 gün 24 saat hesap soruşlarınız... Bunların hiç sabredilemeyecek kadar kötü olduğunu düşündünüz mü? Büyüklerimizin çok güzel bir sözü var;
İlk aylar cicim ayı, sonraki aylar s*çım ayı"
diye. Mükemmel ve daima desteklediğim bir sözdür. İlk aylarınızda bu kıskançlıklarınız ona tatlı gelebilir, onu sahiplendiğinizi düşünür ve sevinir. Sizde bu huyunuza devam edersiniz. Sürekli hesap sormalar ve boğucu sorularınız yine ilk aylar ona sahiplenici bir duygu olarak yansıyabilir ve baktığınızda, bu huylarınızın onu mutlu ettiğini görürsünüz. Ama işler öyle yürümez. İlişkinin süresi uzadıkça, çiftler birbirine daha çok ısınır. Bu ısınmanın artıları olduğu kadar eksileri de vardır elbet. Gün geçtikçe ilişkinin verdiği rahatlıkla saygının dozajı düşebilir, artık boğucu sorular, hesap sormalar sıkıcı gelmeye başlamıştır. Sürekli konuşma isteğiniz artık ona itici gelebilir ve artık size şunu söylemeye başlar; "Sabredemiyorum artık yeter!"
Hayallerimiz, Sözlerimiz, Emeklerimiz...

Hep şu soruyu sorarız biz terkedenler; "Ya kurduğumuz hayaller, verdiğimiz sözler ne oldu?" ne olacak hayalleriniz yıkıldı siz altında kaldınız, sözleriniz buhar olup havaya karıştı. Peki bu adamı/kadını bu ayrılığa iten ne? Yukarıda da belirttim; o hesap sormalar, dozajı belirlenemeyen kıskançlıklar insanı boğar. Bunların beraberinde getirdiği sürekli kavgalar, ağız dolusu hakaretler ve küfürler ilişkiyi sarsar. Sevdiğiniz kadın/adam artık bambaşka biri olmuştur. Terkediliş aşaması yavaş yavaş yaklaşmaktadır.
Şimdi söyleyin bana bu adamın/kadının suçu yok mu?

Elbette var. Ama bu adamı/kadını bu konuma getiren siz değil misiniz? Sürekli kavgalar, bağırışlar, hakaretler, yersiz kıskançlık ve tripler... Elbette kıskanacaksınız. Hatta bazılarının aşırı derecede kıskanılmak hoşuna gider ve bu hiç bitsin istemez. Böyle insanlar da var. Ama terketmelerin temel sebebi de sürekli kavga ve şiddetli geçimsizlik. Bu geçimsizliğin altında yatan temel etkenlerde bunlar. Dediğim gibi elbette kıskanacaksınız ama dozajında, siz onu kuzeninden bile kıskanırsanız, kusura bakmayın ama bokunu çıkartırsınız. Hesap soracaksınız elbette. O sizin ve size haber vermek zorunda. Siz hayatına girdikten sonra onun dünyası artık tek kişilik değil, çift kişilik. Ama bu haber vermeleri abartmayın. Adam/kadın evin bahçesine indi diye, tuvalete gitti diye abartmayın.
Şimdi Size Soruyorum?

Sizi bu kadar anlattım, kendinize tahammül edebilir miydiniz bu kadarına? Eğer cevabınız "Evet" ise sizi terkeden insana sövmeye devam edin. Ama eğer cevabınız "Hayır" ise hak vermeye başlayın. Kavgayla, gürültüyle inanın ilişki yürümüyor. Ne kadar bağlı olursan ol, ne kadar ara verirsen ver ve ne kadar baştan alırsan al olmuyor. Eğer bir kere ilişkinizin halatı kopmaya başladıysa ya tamamen kopacak, ya halatı yenileyeceksiniz. Şöyle bir profil düşünün kafanızda; Abartılı kıskançlıklar yapan, sürekli boğan, aşırı ötesi hesap soran ve artık bunların dayanılamayacak konuma ulaştığı bir boyut... İnsan bu acıya ne kadar dayanabilir? Ben bir ilişkimde saçlarımın stresten en az 10 tel beyazladığını biliyorum. Stres, sinir dayanılamayacak boyuta ulaştığında halat kopar! Ve artık onun gemisi sizin limanınızdan ayrılır.
Kıskançlık ve Sorularla İş Bitiyor mu?

Tabii ki hayır. Ben sadece 3' lü örnek üzerinden gittim; Kıskançlık, hesap sorma, boğucu sorular...
Bunu başka etmenlere de bağlayabilirsiniz. Mesela dış görünüş. Şimdi diyeceksiniz; "Dış görünüş için seven zaten sevmesin." o iş öyle olmuyor işte. Siz ilk görüşte aşkların iç güzelliğinizi görüpte mi başladığını zannediyorsunuz?- bu arada ilk görüşte aşka inanmam, ilk görüşte hoşlantı anca- asla öyle değil. Siz adamla/kadınla çıkmaya başladığınızda atıyorum ilk buluşmaya özenle süslenip, püslenip gittiniz. İlişkinin süresi uzadıkça, sevgi sözcükleri artıp "Seninle evleneceğim, beni asla bırakma" lar devreye girdikçe, kişi kendini salıyor. "Ya bu zaten benim, bana aşık" deyip kendini bırakıyor. İşte bu da karşınızdakinin sizden soğumasına sebep oluyor. Benim aşık olduğum kadın ilk başta Adriana Lima gibiydi, 2 sene sonra olmuş Hatçe Lima. Var mı böyle bir şey?

Dış görünüşten ziyade, birçok şey daha sıralayabilirsiniz terkedenleri anlamak için. Terkedenleri anlamak istiyorsanız, hani bir laf var ya;
İğneyi önce kendinize batırın.
diye. Aynen öyle, iğneyi önce kendinize batırın ve kendinizi tartın. Niye böyle oldu, ben ne yaptım? Sonra eğer yine kendinizi haklı bulursanız -ki %90 böyle olur terkedilenler hep kendini haklı bulur :) -
O zaman küfretmeye ve intikam için yanıp tutuşmaya devam o zaman ne yapacağınızı da yazdığım 40' tan fazla Aşk İlişkileri Bence' mde bahsettim, takip edip bakabilirsiniz.
Not: Resimleri, çoğumuzun yaptığı gibi "Kahrolsun terkedenler" e uygun olarak koydum.
Ağırdır sevmelerim, her yürek taşıyamaz. Ağırdır umutlarım, her omuz kaldıramaz.
Sevgilerimle...
_Delikanli_
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar