İçim Ölüyor, Sen Hala Ölmüyorsun !

Başlangıcını burda anlattığım yazımın devamını okuyor olacaksınız..


Gitti


Hiçbir sorun yokken benden ayrılmak istediğini söylemişti, şok olmuştum bir süre durumu anlamaya çalışmıştım. Daha iki dakika öncesinde beni sevdiğini söyleyen adam şimdi benden ayrılmak istiyordu. Tabiki de kabul etmedim, asla olmaz saçmalıyorsun..


Kararlıydı, bitirmek istiyordu.. Beni aramasını söyledim tam bir saat telefonda konuştuk, ben ağlamaktan konuşamıyordum, o ise çok sakindi hiçbir şey olmamış gibi rahattı.. Şaşırıyordum bu duruma..Bir saat sonunda telefonu kapattığımızda ikimizde ağlıyorduk.. Dün gibi hatırlıyorum, gözlerim ağlamaktan kıpkırmızı olmuştu, şişmişti.. Ama gitmişti..


İçim Ölüyor, Sen Hala Ölmüyorsun !


O gece nasıl uyudum ya da uyuyabildim mi bilmiyorum.. Anında ona ulaşabileceğim tüm yolları kapatmıştı. En çok da bu acıtmıştı içimi.. Elimi kolumu bağlamıştı..


İsmini sayıklayarak uyandığım sabahlar


İçim Ölüyor, Sen Hala Ölmüyorsun !


Kabuslarla karışık uykular vardı artık..Uyandığımda istem dışı ağlamaya başlıyordum.. Her sabah uyandığımda ilk işim telefona bakmak oluyordu, bir umut ondan bir mesaj gelmiştir diye.. Her umut bir hüsranla yerle bir oluyordu.. Ders çalışamıyordum, yemek yiyemiyordum. Gözyaşlarım o kadar ki doyuruyordu beni..



Bazen anılara en çok yakışan elbise, birkaç damla gözyaşıdır, unutma!



1 ay sonra kuzenimin düğünü vardı, her şeye rağmen mutlu görünmeliydim.. Kalktım Ankara'ya gittim..Her şeyi bir kenara bıraktım, onun bu güzel gününde surat asmak ve üzgün görünmek istemiyordum.. Kına gecesinin olacağı gece salonun kapısında birini gördüm.. Ama tanımıyordum. Eniştemin kardeşi olduğunu sonradan öğrenecektim. Kına gecesi ve düğün bittikten sonra eniştem kardeşi ile aramı yapmaya çalıştı, bizim birlikte olmamızı çok istiyordu..


Çiviyi çiviyle sökmeye çalıştım


Kabul ettim. Görüşmeye başladık, yapmak zorundaydım. Hayata geri dönmek istiyordum.. Ama maalesef bu konuşma da fazla uzun sürmedi. İçim almıyordu artık kimseyi..


İçim Ölüyor, Sen Hala Ölmüyorsun !


Kafamı dağıtmak için her yolu denedim, arkadaşlarımla vakit geçirdim, yeni bir çevreye girdim, şehir şehir gezdim..


3 ay sonra beni aradı


İçim Ölüyor, Sen Hala Ölmüyorsun !


Kalbim yerinden çıkacaktı sanki, Allahtan başka bir şey isteseymişim keşke.. Telefonu açtığımda ağlamaklı bir ses tonuyla; iyi misin ? dedi bana.. Evet iyiydim, sen nasılsın dedim.. Sen iyiysen ben de iyiyim, rüyamda seni gördüm çok kötüydü, telefonu açmasaydın napardım bilmiyorum..


Sanırım iki buçuk saate yakın konuşmuştuk..Hayatımın en mutlu anıydı sanki.. Zaman hiç geçmesin istiyordum. Telefonu kapattığımızda bende artık ümit filizleri baş göstermeye başlamıştı barışacağımıza dair..Aynı şehirde olduğun bir insanı görme umudun olurdu belki ama biz aynı ülkede bile değildik.. İki hafta arayla iki kez aradı beni, Türkiye'ye geleceğini söyledi. Bu sözleri bir ölüyü tekrar diriltmişti..


Umutlu bekleyiş


İçim Ölüyor, Sen Hala Ölmüyorsun !


Tüm bunların üstüne iki ay daha bekledim, sözde geldiğinde her şey eskisi gibi olacaktı.. Zaman geçtikçe aslında hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını anlıyordum, planım geldiğinde artık birarada olamayacağımızı söyleyip her şeyi bitirmekti.. Tabi ki gelmedi... Yıkıldım yine...


Kabullenmek zorundaydım, zamanla geçecekti, herkes öyle der değil mi ?



Ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi..



Kafam dağılsın diye başka yerlere gittim, iyi gelmişti, eski arkadaşlarımla görüştüm.. Tabi bu arada onu tüm sosyal medya hesaplarından engelledim.. Kararlıydım kararlı olmasına ama onu merak etmeden duramıyordum.. Acaba napıyor, hayatında biri var mı, beni unuttu mu ? aklımda hep bu sorular vardı..


Aylar geçti bu şekilde, ben artık her şeyi kabullenmiştim..


Yeni bir hayata başladım


İçim Ölüyor, Sen Hala Ölmüyorsun !


Onu hatırlatacak her şeyden uzak durdum, yalnız fotoğraflarını silemedim .. Unutmayı başarmıştım.. Yeniden birilerine karşı bir şey hissetmeye başlamıştım, hayata dönmüştüm, komadan çıkmıştım sanki..Ara sıra geçmiş aklıma geldiğinde buruk bir gülümseme olurdu yüzümde.. Her şeyi yarıda kalmış bir geçmiş..


Bir yerlerden beni izlediğine dair hislerim hep devam etti bu süre içinde.. Biliyordum attığım her adımı takip ediyordu.. Bu süre içinde hiç görüşmediğimiz için nerde ne yapıyor bilmiyordum.. Pek de umrumda değildi artık ..Tekrar ortaya çıkması benim tekrar hayattan kopmam demekti, bu yüzden bunu asla istemiyordum.. Sahte hesaplardan beni takip ettiğini sonradan öğrendim, hayatımda biri var mı, kimle aramda ne var ? bunların hepsini öğrenmek istiyordu.. Ama onun bilmediği şeyler de oluyordu hayatımda..


Bir gün çıktı geldi


Bunu bildiğimden habersizdi. Kendini başka biri olarak tanıtıyordu, başka bir hayatı, başka bir işi vardı, hatta başka bir şehirde yaşıyordu.. Başta tereddüt ettim acaba o muydu ? emin olamadım. Sonrasında sorulara verdiği cevaplardan, paylaştığı görüşlerden ve benden bahsedince anladım, oydu..Bir süre hiç belli etmedim, bildiğimi bilmesini istemedim..


İçim Ölüyor, Sen Hala Ölmüyorsun !


Artık bu davranışları rahatsız edici boyutlara ulaşmıştı.. Onunla konuşmaya karar verdim..


Yazdım ona, o olduğuna adım gibi emindim.. Kabul etmedi, O değilim dedi. Beni kafayı sıyırmakla suçladı.. Bilmiyordu ki ben onu tek bir kelimesinden bile tanıyordum..


Tek bir şey istedim, benden hala ne istediğini öğrenmek..


Son sözlerim bunlar sana:


Sen hep korkak davrandın, hiç mücadele etmedin, hep korkup kaçtın şu an da öyle yapıyorsun. Uydurduğun hastalığa da beni terketme sebebine de inanmıyorum, sen hastasın bunu biliyorum sadece.. Lütfen bir daha çıkma karşıma, unut beni..




#sevgiylekalın..







İçim Ölüyor, Sen Hala Ölmüyorsun !
Cevapla