Yağmurlu soğuk buz gibi bir güne uyanmıştım, oflaya poflaya kalkıp telefonumu elime aldım.
"Benim prensesim hala uyuyor mu" diye mesaj atmıştı sevgilim. "Uyandım" diye soğuk cevap verdim.
Hemen hazırlanıp çıktım. Kapıda bekliyordu her zamanki gibi o gülen suratıyla.Her zaman önce beni kendi fakülteme bırakır, sonra kendi fakültesine giderdi. Soğuk soğuk yanına gidip tek kelime bile etmedim. Günlerdir uykumu alamadığım için sinirlerim çok bozuktu, sebepsiz bir depresiflik vardı üstümde. Sinirimi ondan çıkarıyordum.
"Neden soğuksun, neyin var" gibi bin ton sorular sordu. "Yok bir şey üstüme gelme" diye bağırarak içeri geçtim hoşçakal bile demeden.. Çok kırık baktı. Umrumda olmadı.
Sınıfa geçmiştim, en yakın kız arkadaşım her zamanki gibi derse gelmemiş, "imzaaaa" diye cıvık mesajıyla sinirimi üçe katlamıştı. Derste sıkıntıdan patlıyordum, utanmasam hocam bir susun da uyuyalım diyeceğim. Öyle bir sıkılmak.
Ve Baran'dan bir mesaj geldi.
İsmini ifşa etmek istemediğimden Baran diye tanıtayım size. Baran beni devamlı rahatsız edip duran ve bu sebeple sevgilimle bir çok kez tartışıp kavga etmiş olan biri.
+Neredesin, sizin oralara yakınım. Görüşmek istiyorum sadece bir kez.
-Ne söyleyeceksin?
+Sadece bir kez gel, nolursun.
-Tamam, ders bitsin çıkıp gelirim.
Doğru yapmadığımı biliyordum ama umrumda değildi.
Çıkışta okulun uzaklarına doğru gittim, beklemeye başladım onu, arabayla geldi. Bindim gittim. "Nereye gidelim?" dedi, "Uzak bir yerlere" diye yanıt verdim. Marketten üç beş bira alıp arabaya koydu, sonra bastı gitti.
Şarkı açıp uzandım koltuğa doğru. Gözlerimi kapadım, hata yapıyor olmam umrumda değildi.
Ardından sevgilim aradı.
-Aşkım sonunda bitti ders. Nerdesin?
+Aşkım eve geçtim ben, Seçil rahatsızmış biraz, ona bakacağım. (Ev arkadaşım) Sen diğer arkadaşlarınla takıl bugün.
Onu bu şekilde idare etmiştim. Sonra rahatsız edilmek istemediğim için telefonumu kapadım.
Akşama kadar Baran ile arabada biralar eşliğinde şarkılara eşlik edip durduk, her muhabbet etmek istediğinde yüzüne bakıp çalan şarkıları söylüyordum ayyaş ayyaş. Hava kararmıştı epey. Hiç bilmediğim ağaçlıklarla dolu bir yerdeydik. Arabayı sağa çekti ve durdu.
-Konuşacak mıyız artık? diye sert çıkıştı. 2-3 bira kafa yapmıştı ve sorduğu soralara gülerek ve alaycı şekilde cevaplar vermeye başlıyordum.
Aramızda bir çok muhabbet döndü sonradan. Neler konuştuğumu çok hatırlayamasam da gülüp saçmaladığımı hatırlıyorum.
Sonra ellerini saçlarıma götürdü, nasıl olduğunu anlamadan dudakları dudaklarımdaydı. Öpüşmeye başladık. Yavaşça ellerini bedenime doğru götürüp dokunmaya başladı. Üstümü çıkarıyor, dokunup öpüyordu. Karşı koyamıyordum.
Napiyorum ben, yaşadıklarım gerçek mi?
Gidelim lütfen, dedim. Yanıt vermeden yeniden yanaştı, ittim. Gidelim dedim. "Biraz daha" diyerek dudaklarıma yapıştı. Israrım şiddetli olunca zar zor da olsa onayladı.
Beni aldığı yere bıraktı, biri görür korkusuyla eve kadar bırakmasını istemedim. İndim arabadan direkt tek bir kelime bile etmeden. Sonra eve doğru yürürken kendi kendime söylendim durdum.
"Sana orada tecavüzde edebilirdi. Sen neyine güvendin? İyi bok yedin."
Hava karanlık ve soğuktu. Kulaklığımı taktım, eve doğru yürürken bu şarkı eşlik etti bana yol boyu.
Bu melodi bana hep o günü hatırlatır.
Ardından sevgilimin o şapşal gülüşü geldi gözlerimin önüne, gözlerim doldu. "Seni çok seviyorum aşkım" dediği zamanlar yankılandı kulaklarımda. Ağlamamak için zor tuttum, naptığımı bilmiyordum.. Yaklaşık bir 15 dakika yürüdükten sonra eve yetiştim nihayet. Tam eve doğru geçecekken merdiven arkasında oturmuş biri adımla seslenerek "HEY" dedi. Sevgilimin sesi miydi? Nolur sen olma, nolur orada olmuş olma diye yalvarırken dönüp arkama baktım, evet oydu.
-Neredeydin!
..
-Neredeydin diyorum!
...
Ağzımdan kelimeler çıkmıyordu dilsiz olmuş gibi sadece ona bakıyordum.
-Neredeydin ha?
..
-Konuşsana lan!
Bu kadar bağırdığına göre yalan söylediğimi anlamıştı..
+Tamam yalan söyledim, gezdim işte tek başıma ne var! Her şeyi abartmakta üstüne yook! Abartma!
Sustu.. sustu ve öylece yüzüme baktı.
Neden yaptın dedi, neden?
"Neyi" bile diyemedim, artist artist kendimi savunmaya geçen ben, birden kuzu gibi kalakaldım.
Telefonunu eline aldı, bir mesaj gösterdi. İçeriğine hiç bakmadım bile, kimden geldiğine bakmam yetti. "o.çocuğu" diye Baran kayıtlıydı telefonunda. Ve mesaj ondan gelmişti.
"Benden ne istedin, senin için ölüyorum diye mi yaptın bunu, sana deli gibi aşığım diye mi? Neden ulan"
Hiçbir şey diyemedim, kaldırıma diz çöküp hüngür hüngür ağladım. "Beni affet" bile diyemedim.
"Yüzüme bak" diye kolumu çekiştiriyordu, yüzüne bile bakamadım. Sadece ağlamak istiyordum, hatta tam o an yok olmak.
Sonsuzumuz diye alıp boynumuzdan çıkarmadığımız kolyeyi yüzüme fırlattı ve gitti.
Onu o gün son görüşümdü. Bir dahada hiç görmedim.
Her okul çıkışımda evimin önünde şapşal gülüşüyle beni bekleyen biri yok artık, her an yanımda olan biri yok, kendi bebeğiymiş gibi beni sahiplenen biri yok.
Yüreğine sağlık. Hatalar insanlara doğruları öğretir tabi hatalardan ders çıkarmayı becerebilirsek.
Olmuş bitmiş, ne benim soylediklerim ne de senin şimdi yapayım dediklerin çok faydalı olmaz. Ama belli ki sende kocaman bir yürek var ve bir daha sevecek olsan bir kalemde silmezsin bir çok şeyi.
Hatasının farkında olup pismanligi belli olan kadın candir. Sen böyle bir kadınsin, üzme kendini ve sadece geçmişinde iyi zamanları hatırlayıp "güzel gunlerdi" de. Ve artık geçmişinle değil geleceğinle yaşa.
Herkes hata yapabilir. Umarım ders alır ve bu hatanı sonraki ilişkilerinde unutmazsın. Hayat devam ediyor, olan olmuş, bundan sonraki güzel günlere odaklan
Ne yazik belki de onun gibi seven biriyle hic tanismayacagim ya da sen bir daha onun gibi sevenini bulamayacaksin belki de o bir daha bu kadar sevemeyecek. Iki tarafla da empati kurdum icim yandi
En İyi Cevaplar