Haklısın Sen Bana İhanet Etmedin, Ben Sana İnanarak Kendime İhanet Ettim

İki yılımı vermiştim oysa ben sana. Ne de masum sevmiştim seni. Sevmiştik diyemiyorum çünkü sadece sevdim. En ufak bir karşılık beklemeden yalnızca sevdim. Gözlerinin içine baktığımda orda kaybolmayı dileyecek kadar, her buluştuğumuzda başım dönene dek kokunu içime çekecek kadar, gölgenden bile kıskanacak, gözünde ufacık bir hüzün gördüğümde kahrolacak kadar, elini tuttuğumda, omzuna başımı koyduğumda her şeyi unutacak, her şeyden vazgeçecek kadar ihanetlerine, yalanlarına, hakaretlerine sessiz kalacak kadar sevdim.


Peki bunu mu haketmiştim?
Haklısın sen bana ihanet etmedin. Ben sana inanarak kendime ihanet ettim.


İki yıl karşılıksız sevdiğim için mi haketmiştim aldatılmayı? Canımı bu kadar yakmanı hakedecek ne yaptım ben sana? Doğru ya, buna bile cevap verememiştin sen değil mi?


Aslında anlamıştım...


Gözlerime bakarken suçluluk hissettiğini farkettiğim an anlamıştım. Elimi tutarken ellerinin titremesinden anlamıştım. Her hareketini ezberlemişçesine biliyordum be adam. Nasıl anlamazdım ki... Biri mi var diye sorduğumda nasıl da donup kalmıştın, nasıl da şaşırmıştın. Soğuk bir sesle hayır yok seviyorum seni demiş ve geçmiştin ama biliyordum işte. Hissediyordum. O an nefesim kesilmişti sanki, boğazım düğüm düğüm oldu kelimeler düğüm oldu orda, içimden bir şeyler koptu gitti de yorgunum ben diyip kalkıp gitmekle yetindim.

Haklısın Sen Bana İhanet Etmedin, Ben Sana İnanarak Kendime İhanet Ettim


Çok değil iki hafta sonra gördüm zaten sizi. Ellerini tutmuştun onun. Gözlerinden alamadın önce gözlerini tabi sonra gördün beni. Tepki vermemi bekledin. Bağırmamı bekledin. Bir şey yapmamı istedin vicdanın rahat edecekti. Yanındaki sonunda gördü edalarında iyice yapışmıştı ellerine gözlerimin içine bakıyordu iğrenç bir gülümsemeyle o da bir tepki bekliyordu. Ya ben? İçimde fırtınalar koptu belki. Gözyaşlarım içime aktı onlarla boğuldum belki ama mutluluklar diyip gülümseyip geçtim yalnızca.


İnanmak istememiştim yalnızca.


Daha önce de söylemişlerdi ve ben defalarca sana sorduktan sonra yapmaz o demiştim. İnanmamak için buna çaba harcamıştım. Yalnızca sana inanmak istedim ve inandım da. Canımı en çok da bu yaktı ya zaten.


Şimdi mi? Sen kaldığın yerden devam ediyorsun hayatına arada bir vicdanını rahat ettirmek için seni seviyorum yazıyorsun biliyorsun çünkü dönmeyeceğimi. Sen bende bulamadıklarını onun yatağında aramakla meşgulsün hatta bugün 5. ayınız oldu. Ya ben? Bense... Sanki eksik bir yanım. Sanki yaşayamıyorum. Hayallerimize sığınırdım eskiden ya şimdi? Kahretsin hayal bile kuramıyorum onları bile bırakmadın ki bana. Söküp atamıyorum içimden seni. Gururumdan ağzımı açıp tek kelime edemesem de kalbim delik deşik.


Attığın pişmanlık mesajlarına cevap bile vermesem de, parmak uçlarıma kadar hissediyorum ben acıyı. Her gece rüyalarımdan ağlaya ağlaya uyanacak kadar acıyor canım. Annen, ablan beni aradığında hıçkırıklara boğulup o telefonu kapatacak kadar acıyor canım. Bahane hep aynı tabi telefon bozuk diyorum ama artık biliyor onlarda sanki... Kim bilmiyor ki zaten... Daha bu yaşta saçımdaki beyazların ne açıklaması olabilir ki başka? Eskiden sürekli gülücükleri saçan ben artık gülümsemiyorum bile. Nasıl anlamasınlar...



Kirpiklerine bile aşıktım oysa. Benimdin oysa. Bitmiyor işte oysalar...



Ben her gittiğinde o terminalde kollarında hıçkırıklara boğulacak kadar sevmiştim oysa. Sen gelene kadar başımı bile kaldırmadan bekleyecek kadar sevmiştim. O kızın aksine seni bütün kötülüklerden çekip çıkaracak kadar sevmiştim. Kaza geçirdiğinde haftalarca başucunda bekleyecek kadar sevmiştim. Ben seni gerçekten sevmiştim oysa...


Üzgünüm adamım affedemem seni.


Sadece vicdan rahatlatmak için yazdığın beni affet mesajlarına cevap bile veremem artık. Her şey bir yana hepsini unutabilirdim de ben saatlerce ağlaya ağlaya dualar ederken, acılarımın bitmesi için yalvarırken senin mutluluk pozları paylaştığın geceleri affedemem.



Artık istediğin gibi arada bir nasılsın bile diyemem çünkü biliyorum; başkalarıyla iyisin.



Kusura bakmayın. Bence değil aslında bu. Baş şişirmekten öteye gitmez bir çoğu için. Yalnızca kan kusmak sanırım benimki. Acımı dökmek yalnızca. Acımı dökebileceğim tek yer burası nasılsa.

Haklısın Sen Bana İhanet Etmedin, Ben Sana İnanarak Kendime İhanet Ettim
Cevapla