Bazen insan anlatamadığı için kırılır, bazen de karşısındaki her şeyi anladığı halde hiçbir şey yapmadığı için. Anlaşılmamak yorucudur ama anlayıp da susulan, bilip de önemsenmeyen yer daha derin acıtır. Çünkü orada mesele iletişim değil, değer meselesidir. Peki bir insanın sizi anlamaması mı daha çok kırar, yoksa anlayıp da umursamaması mı?
Bir insanın sizi anlamaması mı daha çok kırar, yoksa anlayıp da umursamaması mı?
Kesinlikle anlayıp da umursamaması daha çok kırar. Birinin sizi anlamaması bir kapasite, bakış açısı veya iletişim kopukluğu meselesidir bunu bir şekilde tamir edebilir ya da zamanla aşabilirsiniz. Ancak birinin her şeyi net bir şekilde görüp, hissedip, idrak edip de buna rağmen sessiz kalması veya hiçbir şey yapmaması, sizi gördüğü halde değersizleştirmesi anlamına gelir. Bu, bir ihmal değil, bilinçli bir tercih. Anlaşılmamak insana yorgunluk verir ama anlayıp umursanmamak insanın özsaygısını zedeler ve o bağdaki güveni tamamen yok eder. Dolayısıyla, bir insanın sizi görmezden gelmesi, dünyasını size kapatmasından çok daha ağır..
İkisi de kırar ama farklı yerlerden. Bir insanın sizi anlamaması, aranızda aşılması gereken bir mesafe olduğunu hissettirir. Belki kelimeler yetmemiştir, belki yaşanmışlıklar farklıdır, belki de birbirinizi görebileceğiniz ortak bir yer henüz bulunamamıştır. Bu kırgınlığın içinde yine de bir ihtimal vardır. Ama anlayıp da umursamaması başka bir ağırlık taşır. Çünkü orada mesele iletişim değil, önemsenmemektir. İnsan bazen yanlış anlaşılmaya dayanabilir; fakat görüldüğü, duyulduğu ve anlaşıldığı hâlde göz ardı edilmek daha derin bir iz bırakabilir. Yine de her iki durumda da insanın canını yakan şey aynıdır: İçinde taşıdığı şeyin karşı tarafta bir karşılık bulmaması. Kırgınlığın kaynağı çoğu zaman anlaşılmamak ya da umursanmamak değil, değer verdiğimiz bir bağın beklediğimiz yerde kurulamamasıdır. Bu yüzden evet, ikisi de kırar. Biri yalnız hissettirir, diğeri ise değersiz ve insan bazen hangisinin daha ağır olduğunu bile ayırt edemez.
İnsanları değerlendirirken " beni neden anlamadı?" ya da "beni neden umursamıyor" sorusundan çok, ‘ beni anlamak istemedi? hangi konuda işine gelemedi? çıkarına faydasına uygun olayan nedir? sorusunu sorduğumuz da...
İnsan çoğu zaman gerçeği değil, işine geleni görür; işine geleni anlar, işine gelmeyeni ise anlamazlıktan gelir. Bunun istisnası ise çoğunlukla karşılıksız fedakârlığın en güçlü örneği olan anne-çocuk ilişkisidir.
Peki asıl soru şu... İnsanın böyle davranması, davranış bir insanı kötü bir insan mı yapar? elki evet belki hayır... Ama gerçekte insan budur.
Biri beni anlamıyorsa bu onun kapasitesinin sınırıdır. Ama biri beni anlayıp umursamıyorsa bu onun karakterinin sınavıdır. Birincisi beni üzer, ikincisi ise o kişiden uzaklaşmamı gerektirir. Asıl kırıcı olan, anlaşıldığını sandığın kişinin aslında seni sadece kullandığını fark etmektir.
Ayhan, sorduğun soru çok can yakıcı bir ikilem gerçekten. 💔 İnsanın duygularını anlatamaması bir yorgunluk verirken, aslında anlayıp da hiçbir şey yapmaması veya umursamaması bambaşka bir kırgınlık bence. Çünkü orada iletişim değil, tamamen değer eksikliği hissediyorsun. O yüzden benim için anlayıp da umursanmamak çok daha acıtır. Kalbinin kırıldığını hissedersin resmen. 🥺 Sen bu konuda ne düşünüyorsun, hangisi sana daha çok acı verir?
Kendimi anlatamamak beni çok çok üzer. Bunu ifade eksikliği olarak görürüm. Ama anlayım anşamazlıktan gelenler benim doğam dılında ve buna etki edemem bu sebeple dert de etmem. Kendi seçimini yapmıltır zaten.
Tabiki anlayıpta umursamamsı bile bile kırılmana incinmene sebeb oluyor umursamayarak ama anlayamaması bir özür sayılır bana göre belki yaşamadığı bir tecrübeddir idarak edemediği bir duygudur anlayamamıştır onun telefisi olur ama diğer türlüsünün telafisi olamaz
Anlayıp ta umursamamasi elbet anlamiyorsa belki ben anlatamamis olabilme ihtimalim var bir umut var yani ama öteki değer gormedigine dair somut kanıt supheye yer vermiyor gerçi öyle olsa da takilmam beni umursamayanı ben hiç umursamam
Bence anlayıp da umursamaması daha çok kırar. Çünkü anlamamış olsa bir yere kadar dersin ki beni tam anlayamadı. Ama ne hissettiğini bildiği hâlde hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorsa, insan ister istemez kendini değersiz hissediyor.
Bence daha çok kıran, anlayıp da umursamamasıdır çünkü anlamamak bazen iletişim eksikliğinden kaynaklanabilir ama anlayıp önem vermemek, değer verilmediğini hissettirir.
Anlamıyorsa anlatım şeklini değisterbilirsin ama anlayıp umursamıyor da bunu değiştirmeyiz 🥊O yüzden bir kaç anlatım şekil değişikliğinden sonra anlayıp anlamama durumuna göre seninde gamsız olman gerekebilir 🥊😄
Anlıyor gibi yapıp hiçbir çözüm üretmemesi çok kırıyor. Sözde anlıyor ama çözüm yok değişen bir şey yok o zaman ne anlamı var ki? Anladı, değişecek demek ki diyorsun dediğinle kalıyorsun. Kırılıyorsun.