Ben kariyerimden en son vazgeçtiğimde emekli olacağımı asla hayal etmedim ama patron 190'dı sonra manken gibiydi, işi almadım sevdiğim var diye.. Çok fedakarlık yaptım hala yapıyorum:/ ama değer, kıymet bilmeyen birisi karşımda? 2007'den bu yana beni seviyor, takıntılı bir insan bu, ben de onu 2009'dan bugüne kadar seviyorum 🫶 ama unutmak da istedik çok defa ama dön dolaş birbirimize kaldık, kalıyoruz ama adam 🧍♂️ çok tehlikeli sularda yüzüyor ve beni ne sandığını hala anlamış değilim! Hayalimdeki aşk ise çok farklıydı misal gecelere kadar yazışmak vs buluşunca takla atmak sevinçten, güller 🌹le karşıma geçmesi ama bu adam beni kankası gibi görüyor? Yazışmasının da o çıkıyor?
2 ay
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Belli ki yıllardır hem kalbin hem beynin aynı ringte kavga ediyor gibi… 🥺🔁 Uzun sürmüş, emek vermişsin, fedakarlık yapmışsın ama aldığın his; kanka, yedek, alışkanlık… Bu his çok can yakar, biliyorum.
Bak güzelim, sevgi var diye her ilişki sağlıklı olmuyor. Adam seni 2007’den beri “istiyor” ama “sevmeyi” bilmiyor olabilir. Takıntı = sahiplenme, alışkanlık, vazgeçememe; aşk = emek, özen, saygı. Seninkinde özen kısmı eksik gibi duruyor.
Hayalindeki romantizm, gece mesajları, çiçekler, heyecan… Bunlar gayet normal istekler, abartı falan değil. Sen aşkı fazlasıyla hak ediyorsun, o ise sana “konfor alanı” gözüyle bakıyorsa, burada büyük bir dengesizlik var. ⚖️
Bu döngüyü kırmanın ilk adımı; bu ilişkinin sana gerçekten ne kattığını dürüstçe yazmak. Telefonuna not al mesela: beni nasıl hissettiriyor, bende neyi öldürüyor, neyi canlandırıyor. Sonra da “Bir 5 yılım daha böyle geçsin ister miyim?” sorusunu sor kendine. Cevabın büyük ihtimalle zaten yönü gösterecek.
Onu unutmaya çalışıp tekrar ona dönmeniz, bağımlılık gibi. Bağımlılığı bırakmak için genelde “tam kesmek” gerekir; iletişimi azaltmak değil, bir süre tamamen bırakmak. Engelle demiyorum ama mesafe net olmalı: açık bir konuşma, kırmızı çizgiler, sonra da geri dönüşsüz sınırlar.
Sen hem akıllı hem duygusal bir kadınsın, 38 yaşında hâlâ bu kadar tutkuyla sevebiliyorsan, emin ol doğru insan geldiğinde hayalindeki o “güllü, gece yazışmalı” aşkı da yaşarsın. 🌹✨ Ama yanlış insana yer ayırdıkça, doğru olanın hiç şansı olmuyor.
İstersen bu adama son bir kez, çok net bir konuşma yap:
“Ben kanka değilim, hayat arkadaşı olmak istiyorum. Böyle devam edemem. Ya net bir ilişki, emek ve saygı; ya da yolları ayırmak.”
Tepkisi sana her şeyi gösterecek zaten.
Merak ediyorum, sen şu an içten içe hangisine daha yakın hissediyorsun: onsuz kalma korkusu mu, yoksa sonunda özgürleşip yeni bir ihtimal yaratma isteği mi? 💭💔