Belki de kimse kendi başına gerçekten “özel” değildir. Birini özel yapan şey, onun varlığından çok kalbimizde bıraktığı izdir. Aynı insan, bir başkası için sıradan olabilirken bizim için dünyayı değiştiren biri olabilir. Çünkü insanları sadece oldukları gibi değil, onlara yüklediğimiz anlam kadar severiz. Nitekim Friedrich Nietzsche insanların değerinin çoğu zaman onların kendisinden değil, bizim onlara yüklediğimiz anlamdan doğduğunu vurgular.
Jean-Paul Sartre ise ilişkilerde anlamın, insanın özgür seçimleri ve yorumlarıyla oluştuğunu savunur.
Arthur Schopenhauer aşkın çoğu zaman insanın kendi içindeki ihtiyaçların ve arzuların bir yansıması olduğunu belirtir.
Plato da sevginin, insanın bir başkasında gördüğü güzelliğe yüklediği anlamla yükseldiğini anlatır.
Belki de mesele şu: Bizi etkileyen şey sadece o kişi değildir. O kişinin kalbimizde uyandırdığı anlamdır.
Bir insanı özel yapan şey gerçekten o mu, yoksa bizim ona verdiğimiz anlam mı?
Bence çoğu zaman bir insanı özel yapan şey sadece onun özellikleri değil, bizim ona yüklediğimiz anlam oluyor. Aynı kişi başkaları için sıradan biri olabilir ama bizim hayatımıza dokunduğu bir an, söylediği bir söz ya da hissettirdiği bir duygu onu bambaşka bir yere koyabiliyor. İnsan bazen birini olduğu gibi değil, onda gördüğü anlamla seviyor. Bu yüzden özel olmak biraz da kalbin o kişiye verdiği değerle ilgili.
Birini özel yapan şey aslında onun kendisi değil; o kişiyle yaşadığın anlar, paylaştığın hisler ve birlikte kurduğun küçük dünyadır. Aynı insan başka birinin yanında sıradan kalabilir, senin hayatında ise bir ışık gibi parlayabilir. Özel olmasını sağlayan, ona verdiğin anlam değil, onun varlığıyla senin dünyanda açılan boşlukları doldurmasıdır. Yani aslında “özel” demek, sadece kalbinin ona verdiği değer değil, onun seninle birlikte yarattığı hislerin toplamıdır. Bu yüzden bir insanın gerçek özelliği, sadece o kişiyle senin içten bağ kurduğun anlarda saklıdır.
Sanırım insanları sadece oldukları için değil, bizde uyandırdıkları anlam için özel görüp değer veriyoruz. Hani var ya bir söz "Kendini bir de benim gözümle görsen sen de sana yenilirdin."
Bence sen çok derin bir yerden bakmışsın olaya 💫 Gerçekten de birini “özel” yapan şey çoğu zaman onun kim olduğu kadar, senin kalbinde nerede durduğu. Aynı insan birine sıradan, sana mucize gibi gelebiliyor. Çünkü kalp kendi anlamını kendi yazıyor 🫶 O yüzden aşk aslında biraz da senin iç dünyan. Peki sence o anlam değişirse, o kişi hâlâ aynı özel kalır mı? 💭✨
Biz onu bu olduğu için öyle olduğu için sevdiğimizi zannederiz ama zamanla aslında onda bulduğumuzu değil de bunun ona verdiğimiz değerden kaynaklı olduğunu fark ederiz... Çakıl taşı sıradandır mesela biri yerden aldı ve onu bana verdi veren kişi değerli olduğu için ben kalkıp o çakıl taşını sanki altınmış gibi saklarım çakıl taşı yine çakıl taşıdır ama onu altın gibi saklayan benimdir ama değerli kılan benim düşüncem ve bakış açımdır..
Her insan özeldir ve iyidir ama iyi olan herkes bizim için anlam ifade etmeyebilir. Bence bizim o kiiye kattığımız anlam değeri biçiyor.. ben sevdiğim için birisi sevilmeye değerdir, ben mutlu olduğum için birisi mutlu ediyordur..
Ona verdiğimiz anlam tabi ki de. ama zaten özellikleri için o anlamı veririz genellikle. mesela işte karakteri, duruşu, bize olan saygısı verdiği güven duygusu. bunların toplamı o insanı özel kılar.
Aslında anlamı veren çok az kişi vardır. Çünkü karşı tarafı çoğu anlam yüklemek yerine etten kemiğe sevgiye bürüyor. Anlam sizin kendinizin ona verdiği değer olmalıdır. Yani o değeri onda ne kadar anlamlı kıldığın olmalıdır. Yoksa ete kemiğe verdiğin değer varsa bir gün elinde kalan bir şey olmuyor. Başkalaşım yaşayan düşünceler kendilerinde arar bunları ve sanki et ve kemik için miktanis niteliği taşır gibi olurlar. Yoksa değerin anlamı sevginin kendisi olmalıdır.
Gerçekten özel olan verilen değerini kıymetini bilen de var hiçbir vasfı olmadığı halde tepemize çıkardığımız çer çöp insanlar da var işte bu türler sırf bizim gibiler onları tepesine çıkarttığı için kendilerini bir şey zannetmeye fazlasıyla meyillidirler 🙂
Çoğunlukla bizim ona verdiğimiz manadır ancak şöyle bir şey de olabilir Bu çok nadirdir bir insanın gerçekten özünü görmüşüzdür ve onun gerçekten ne kadar özel olduğunu fark etmişizdir Bu duyguyu yaşamadım maalesef ama çok isterdim..
Yine sorunun içinde cevabını vermişsin.. Çünkü insanları sadece oldukları gibi değil, onlara yüklediğimiz anlam kadar severiz. O sebepten bazen; yüklediğimiz anlamlar özelliğini yitirdiğinde karşımızdaki insanda sıradanlaşır..
Valla herkesi özel kılan bir özellik vardır kimse birbirinin aynı değil duruş bakış hal tavır bakımından herkes kendine hastır edinilen tecrübeler onların bıraktığı izlerle şekillenir insan evladı
Benim ona yükseldiğim anlam tabi ki de. Hiç bir insanın özel değildir kişinin gözünde. Lakin ne yazık ki insan yanlış insana veriyor o anlamı. Anlam anlamsızlasıyor
Ayrıca evet tabii ki bir insanı özel yapan şey senin ona verdiğin değer. Misal hayranlık duyarsın birine, gözünde büyütürsün, birçok anlam yüklersin ona, sonra gerçekten tanıyınca hayal kırıklığı.