Her anlamda en dibi gördüm, hayat zaten engebeli bir araziye benzer. Dağların yamaçlarına indiğinde karanlık ve tepeye çıkması oldukça zor bir konumdasındır, tepeye çıktığında ise senden iyisi yoktur, sonra yine inersin, yine çıkarsın, bu böyle gider işte. Benim en dibi gördüğüm zaman, kişisel deneyimim açısından berbattı. Gerçekten ölmeyi hiç bu kadar istediğimi hatırlamıyorum, ölmek başlı başına yaşamayı seven insan için bu kadar korkunç ve vahşi bir şeyken insan gerçek anlamda depresyona girince ölmeyi kendine yakıştırabiliyor :( korkunç ve cidden üzücü...
Ben o dibi bir kez değil, birkaç defa tam merkezinden gördüm. Öyle zamanlar oluyor ki insan "tamam, buraya kadarmış" diyor. Ama fırtına dindiğinde fark ediyorsun ki o enkazdan bambaşka, yıkılmaz bir adam çıkmış. Zaten hayatın güzelliği de orada; insanı yıkan şey aynı zamanda çeliğine su veriyor. O yüzden dibe vurmaktan korkmam, orada ne var ne yok iyi bilirim. Ama asıl mesele orada çadır kurmak değil, tozu üstünden silkeleyip kafan dik bir şekilde yukarı çıkabilmekte. 🙂 her şey Allahu Teala'nın Emri dünya geçici
Hiç atlatamayacağımı düşündüğüm bitmeyeceğine inandığım günler bile oldu lakin her gecenin bir sabahı oluyormuş şimdi öyle veya böyle hallettim geçti diyebiliyorum çok şükür