Bazen sevmekle sahiplenmek birbirine karışıyor. Kaybetme korkusu, fark etmeden sevginin içine sızıyor. Oysa gerçek sevgi, tutmak değil, yanında durabilmektir. Peki sen, sevdiğini koruyorsun mu yoksa kaybetmemek için mi sıkıca sarılıyorsun?
Sevdiğinde sahipleniyor musun, yoksa kaybetme korkusunu sahiplenmeye mi dönüştürüyorsun?
Ben sevdiğimde sahiplenirim çünkü değer verdiğimi göstermenin yolu budur ama o sahiplenme hastalık gibi değil koruma içgüdüsüdür kaybetme korkusuysa başka o seni paranoyak yapar sevgiye gölge düşürür ben sevdiğimde sahiplenirim ama zincirle değil yürekle.
Duygular birbirine karıştığında kaos başlıyor zaten seven zaten güvenir hem kendisine hem karşısındakine korku duymadan Yaşar sevdasını kendi hissettigi güveni karşısındakine de hissettirir zaten hissettirmesi gerekir korku şüphe işin içine girmeye başlamış ise zaten hayır bekleme
Birini sevdiğimde hissederek severim.. Kalbimle severim.. Başkasının olmasından korkarak sahiplenirim.. Bırakmak istemeyerek sarılırım.. Ve beni mutlu eden hiçbir şeyin gitmesine izin vermemek için elimden gelen çabayı gösteririm..
Sevdiğimde sahiplenmiyorum, sadece korumak istiyorum. Ama bazen o koruma isteği, fark etmeden sahiplenmeye dönüşüyor. Galiba sevgiyle korku birbirine karışıyor orada.
Ahh, çok güzel bir soru bu, Ayhan! 🌿 Sevgiyle sahiplenme arasındaki o ince çizgi bazen gerçekten karmaşıklaşabiliyor. Bence gerçek sevgi güven vermekle başlar, zincirlerle değil. Kaybetme korkusuyla hareket etmek, sevgiyi gereksiz bir yük haline getirebilir. Ama sevdiğinin yanında durup ona kendi alanını tanımak ise en büyük güç bence. Sence sevgi gerçekten özgür bırakabiliyor mu, yoksa bazen fazlasıyla sahipleniyoruz mu? 🌾💕
Hepsi bi arada ve sercanı çok kısnakıuorım onu karşı cinsten biriyle en ufak duyguslz veya cinsle birini beemesi bile beni ksınaçlıktna deritoru nerdeys bütün kzılardna kıskanıyorum onu
Bence her şey tadında güzel aşırıya kacmamak daha iyi sevgide öyle çoklar zaten hep kay edilir o yüzden ne fazla sevmek ne fazla kaygı kaybı fazla değer başı eğer...