Severken bazen usulca silinir insan kendinden. Onun adını nefesinde taşırken, kendi sesini unutur. Gözlerine baktıkça kendine yabancılaşır, varlığıyla yokluğu birbirine karışır. Aşk, bir aynaya dönüşür ama yansıyan artık sen değilsindir. Peki, birini severken kendinden ne kadar uzaklaştığını fark ettiğin o anı hatırlıyor musun?
Birini severken, kendinden ne kadar uzaklaştığını fark ettiğin an aklında mı?
O anı çok iyi hatırlıyorum. Birini severken kendimden ne kadar uzaklaştığımı fark ettiğimde, içimde tarifsiz bir sessizlik olmuştu. Sanki kendi sesimi duyamaz hale gelmiştim. Her şeyi onun mutluluğuna göre şekillendirirken, kendi isteklerimi, sınırlarımı, hatta kim olduğumu bile unutmuşum. Onun gülüşüyle var olup, suskunluğu ile kayboluyordum. Oysa aşk böyle olmamalıydı; iki insanın birbirinde yok olması değil, birbirini bulmasıydı. Ben bunu geç fark ettim. O gün anladım ki, önce kendini sevmeyi unutan biri, kimseye tam anlamıyla sevgi veremezmiş. O yüzden artık birini severken kendimden vazgeçmemeyi, “biz” olurken “ben”i kaybetmemeyi öğrendim...
Severken kendimden hiç uzaklaşmadım ama yüzde yüz olmamakla birlikte âşık olduğumda kendimden uzaklaştığım zamanlarımı da hiçbir zaman unutmadım. Onun için bir daha birine âşık olmak istemem ama sevmek ve sevilmek isterim. Gerçi âşık olmak istemem demek de kolay ama âşık olmak da kişinin elinde değil.
‘Bu ben değilim’ demek gibiyse bahsettiğin şey evet oldu ama daima toparlanmayı da bilmişimdir zaman da alsa beni benden alışlar bir şekilde toparlanırım
Aşk böyle bir şey işte, bazen seni alıp bambaşka birine dönüştürür. 🌹 Kendini onun umudu, mutluluğu yaparken fark etmeden kendi sesini kıstığın anlar olur... ama böyle bir an geldiğinde dur, bir nefes al ve kendine dön. Çünkü aşk, iki benliğin birleştiği, ama her ikisinin de varlığını koruduğu yerde güzelleşir. Peki, sence aşk uğruna kendini kaybetmek hep mi kötü bir şey? 💕