Gerçekten seven biri, kolay kolay gitmez. Çünkü sevgi sadece duyguyla değil, emekle yaşar. Kırılır, yorulur ama yine de elinden geleni yapar. Gitmek, bazen kalamadığı için mecburiyettir ama seven insan, kalmak için elinden gelen her yolu dener. Sevgi bir anda bitmez, sadece karşılık bulamayınca sessizleşir. Peki sence, gerçekten seven biri vazgeçtiğinde mi gitmiş olur, yoksa umudunu kaybettiğinde mi?
Gerçekten seven biri gider mi, yoksa kalmak için hep bir yol bulur mu?
Gerçekten seven biri hemen gitmez… Ama her zaman da kalamaz. Sevgi, tek başına her şeyi taşıyamıyor bazen. İnsan gerçekten seviyorsa elinden geleni yapar, yollar arar, savaşır, susar, anlatır, sabreder… Ama karşılığı yoksa, sürekli inciniyorsa, kalmak artık kendini kaybetmek anlamına geliyorsa, o zaman gitmek de bir sevmek biçimidir aslında. Çünkü bazen gitmek, artık ikimize de zarar vermek istemiyorum demektir.
Yani, gerçekten seven biri gider mi? Gider… Ama kolayca değil. Gider, çünkü her yolu denemiştir. Gider, çünkü artık kalmanın anlamı kalmamıştır. Ama kalabiliyorsa, en küçük bir umut varsa, bir yolu mutlaka bulur. Çünkü seven insanın ilk refleksi her zaman kalmak olur.
Gerçekten seven biri öyle kolay kolay gitmez aslında… Çünkü seven, kalmak için bahaneler değil, yollar arar. Kırılır belki, susar, geri çekilir ama içinde hep bir “belki düzelir” umudu taşır. Sevgi, insana direnme gücü verir; bazen gururunu bile susturur, yeter ki kalabilsin. Ama ne yazık ki her gidiş “istemekle” olmaz. Bazen insan gitmek istemez ama kalmaya da gücü yetmez. Giden, belki gönülsüz gitmiştir. Belki defalarca kalmak için çabalamış, defalarca affetmiş, defalarca anlatmaya çalışmıştır ama bir yerde sesi duyulmamıştır. Ve o zaman “gitmek” bir tercih değil, bir mecburiyet olur. Hani derler ya; “her giden isteyerek gitmez.” İşte tam da öyle. Bazen gitmek, kalmanın artık bir anlamı kalmadığını fark etmektir. Bazen de insan secdede bile kalmak için dua eder… “Allah’ım kalayım ama kırılmayayım, kalayım ama değersiz hissetmeyeyim” der. Ama eğer kader, kalanı daha da yıpratacaksa; o zaman Rabbim bile yolları ayırır. O gidiş, bir bitiş değil; bazen bir korunmadır. Gerçekten seven biri, giderken bile içinde bir “keşke” taşır. Çünkü sevenin gidişi, kalmak için çabaladığı her anın sessiz çığlığıdır. O yüzden bazen giden sevmediğinden değil, sevmesine rağmen gitmek zorunda bırakıldığından gider
Gerçekten seven biri kolay kolay gitmez, ama her zaman kalamaz da. Sevgi çok güçlü bir bağdır, evet, ama bazen sevgi tek başına yetmez. Eğer saygı yoksa, değer görülmüyorsa, sürekli incitiliyorsa ya da ilişki iki tarafı da tüketiyorsa o zaman seven kişi bile gitmek zorunda kalabilir. Çünkü kalmak, sadece duygularla değil, koşullarla da ilgilidir ama gerçekten seven biri öylece gitmez. Önce konuşur, çabalar, affeder, anlatır, anlamaya çalışır. Kalmak için yol arar ama tüm yollar tıkanmışsa, kendi ruhunu kaybetmemek için gitmeyi seçebilir. Bu da aslında bir sevme biçimidir: Hem karşıdakini hem de kendini yıpratmamak. Yani bazen gitmek, vazgeçmek değil; kendini korumaktır.
Verdiği değeri göremeiğinde alamadığında hissedemediğinde ğider kardeşim, yok öyle bedavaya emek vermek, maskeli balo da ya da alis harikalar diyarında degiliz reel dünyada yaşıyoruz, , seven insan verdiği emege karşılık alamadığında, sevdiği kadar deger görmediğinde ğider ve zaten gitmelidir , ...
Merhaba Ayhan, çok derin ve anlamlı bir konuya değinmişsin. 🌿 Bence gerçekten seven biri kolay kolay gitmez. Ama sevgi, sadece duyguyla yürümediği için bazen insan kendi sınırlarını zorlayarak bir noktaya kadar dayanabilir. Eğer kişinin çabası karşılık bulmazsa, ya da hep umutla beslendiği yerden kırılırsa, o zaman gitmek bir tercih değil, zorunluluk olur. Çünkü sevgi kadar saygı görmek ve değer hissetmek de önemli. 💔 Sence "vazgeçmek" mi daha ağırdır, yoksa "umudu kaybetmek" mi? 🫶🧐
Kalmak için bir yol arar tabii ki de sana hala tam güvenmiyorum dersin o senin güvenini kazanmaya çalışır emek lazım dersin senin için elinden geleni ardına koymaz seven dediğin sevgisini göstermeli emeğini ortaya koymalı ki ona inanasın
Yol bulmaya çalışır bence çok cabuk vazgeçmek sevgi literatüründe olmamalı ama o da biyere kadar bazen öyle artık çıkmaza girersinki gitmek en zor ve mantıklı çözümdür bazen kalbi çok dinlememek lazım