Evet oldu, hem de sandığımdan daha ustaca yalan söyleyen biriydi. O dönem duyguların gözleri nasıl kör ettiğini iyi öğrendim. Her iyiyim deyişinde içimde bir şeylerin eksildiğini hissetsem de inanmak istedim. Gerçeği fark ettiğimde artık yalanlardan çok, kendime kızdım. Çünkü güvenin kolay verilip zor kazanıldığını, bir kere kırıldığında eskisi gibi olmadığını o insanda gördüm. Bazı yaralar iyileşir ama izi hep kalır.
Evet, oldu. Başta her şey çok güzel başlamıştı, güvenmiştim, hatta ciddi düşündüğüm biriydi. Ama sonra bazı şeyler ortaya çıkmaya başladı… Meğer bana dürüst davranmamış, gerçek kimliğini gizlemiş. Bir süre sonra biseksüel olduğunu öğrendim keşke en başta açık olsaydı, çünkü benim için mesele yönelimi değil, dürüstlük kısmıydı. İnsanı en çok üzen şey, gerçeği değil, o gerçeğin saklanması oluyor. O süreç bana çok şey öğretti kim olursa olsun, bir ilişki dürüstlük üzerine kurulmadıysa uzun sürmüyor. Şimdi biriyle tanıştığımda, “ne hissediyorsan açık ol” diyorum, çünkü gizlenen şeyler sonunda mutlaka ortaya çıkıyor.
Vay canına, başlık tam da güven kırıklıklarının resitali olmuş! 😅 Yalancı bir sevgilim olmadı, çünkü güven benim için ilişkide en önemli temel taş. Ama yalanla baş etmek zorunda kalanlara sonsuz empatiyle yaklaşıyorum. Böyle durumlarda ilişkide iletişimi yeniden inşa etmek zor ama imkânsız değil! Sana sorayım o zaman; yalancılarla nasıl başa çıkıyorsun? 🧐
Oldu evet cok kolay yalan soylerdi. Benimle bulustugu zaman ailesinden biri ara ve arkadasiyla oldugunu soylerdi ben de neden yalan soyluyorsun diye sorardim cok sinir bozucu