Eski sevgilimin mektubu nasıl sizce? Biraz uzun biliyorum ama ben çok kararsız kaldım geri aramalı mıyım?

Bu satırları okurken ne hissedeceksin bilmiyorum. Öfke mi, kırgınlık mı, yoksa sadece bir iç geçirme mi? Bunları sana yüz yüze anlatmak isterdim ama sanırım o kapı kapandı. Kaldı ki ben de yüz yüzeyken bunları söyleyebileceğimi düşünmüyorum. Mesaj atmak isterdim ama o da nedense bir türlü içime sinmedi.

Şu an nasıl bir ruh halinde olduğunu bilmiyorum. Yatağa girip tavanı izlediğim onlarca geceden sonra bu mektubu yazmak istedim. Okuyacağından ya da sana ulaşacağından bile emin olamadıktan sonra. Yanlış anlama sana tekrardan yalvarmak ya da üste çıkmak değil niyetim zaten hiç öyle bir niyetim de olmamıştı ama.

İnsanlar kendilerini haklı çıkarmak konusunda usta kişilerdir. Zira insan beyninin savunma mekanizması acıyı azaltmak için bireyin vicdanını rahatlatacak yönde çalışır. Her suça bir kılıf bulur insan, her yanlışa bir bahane. Eminim ki şu an aklına olanları getiriyor ve zaten değmezdi diye düşünüyorsun. Hatta bazı şeyler için kendine kızıyorsun. Sevginin çoktan nefrete dönüştüğüne de eminim. Bu durumda suçun büyük bir bölümünün benim olduğunu kabul etmem gerekli. Çünkü benim inancım ve niyetlerim olması gereken gibi değildi. Genel kanının üstünde yıllara haiz bir konuyu en açık ve temiz şekilde yansıtmak istedim. Bilmeni isterim ki amacım hiçbir zaman sana yalan söylemek ya da kandırmak olmadı. Arkandan iş de çevirmedim. Ben her şeyimle apaçık gelmek istedim. Bir şeyleri oldurmak ve olmadığı yerde başım dik bir şekilde ayrılmak. Ancak benden ilk ayrıldığında geri dönüp bana git dediğinde gitmemem gerektiğini söylemeseydin istenmediğimi ilk hissettiğimde anda ben de olayları fazla uzatmazdım.

Maalesef ki bu dünyada benim de hala kabullenemediğim şeyler var. Yediremediğim ancak dünyanın işleyişinin getirdiği şeyler. Kabul etmek zorunda kaldığım ancak her hatırlayışımda kalbime ağır gelen şeyler. Ve işin kötüsü şu ki insanın bazen, sevdiği birinin hayatındaki yerini kabul etmek, duygusal olarak en zor olan kısımdır. Onunla bir geleceğinin olmayacağını anlamak, zaman alır ve aklımız bu gerçeği yavaşça sindirir. Fakat bazen akıl ne kadar kabul etse de, kalp bir türlü gitmek istemez. Sevgiyi ve bağlılığı bırakmak, duygusal bir yaradır; geçmişin izleri, seni her zaman ona ait hissettirebilir. Bu duygu, bırakmakla kalmak arasında sıkışıp kalmış bir tür içsel çatışmadır. Gelecek, değişim ve yenilik üzerine düşüncelerin olabilir ama geçmişin kalıntıları, hislerin üzerinde büyük bir etki bırakabilir. Ne kadar devam etsen de, ne kadar ilerlesen de durduğun anda kalbinin hala ondan başkasını istemediğini fark edersin. Hayat insana aslında duygusal bağların gücünü ve kolayca silinemeyen izlerini gösterir. Gerçekten sevmenin bedeli bazen, iyileşmeye başlamadan önce, bu boşlukları kabul etmektir.

Güncellemeler
9 ay
Düşündüğüm onlarca geceden sonra bir şeyin farkına vardım. İyi insanların, kötü insanlarla geçmişi olan partnerlerini hayatlarında tutmak için verdikleri çaba boşunadır. Çünkü zamanında ihmal edilen, değersizleştirilen, kırılmış ve kötü deneyimlerle dolu bir geçmişten sonra kişi, nihayet iyi niyetli bir insanla karşılaştığında onun verdiği bu karşılıksız sevgiyi nasıl kabul edeceğini anlayamaz. Kişi böyle bir ruh halindeyken sürekli hatalar arar. Eğer küçük bir sorun bile bulursa ona tutunur ve
Güncellemeler
9 ay
zihnen ilişkiden kopar. Çünkü bu zamana kadar yaşamış olduğu tecrübe onun sevgi algısını dağıtmış ve doğru insan ayrımını yapmasını engellemiştir. Bu kişinin gerçek sevgiden kaçma yoludur. Bu noktada en başından beri temiz duygulara sahip olan taraf, o iyi niyetli insan savaşmaya, karşı tarafın istekleri doğrultusunda düzelmeye ve zaman tanımaya devam eder. Çünkü o en başından beri sevginin her şeyi düzelteceğine inanıyordur. Karşısındakine hiç yaşamadığı hisleri yaşatacak ve onu daha çok severe
Eski sevgilimin mektubu nasıl sizce? Biraz uzun biliyorum ama ben çok kararsız kaldım geri aramalı mıyım?
Cevapla