Leyla ve Mecnun'un imgesini bir metafor kullanarak aldınız: diğerinin takındığı bakış, Leyla'nın çok çirkin olduğunu söyleyerek açıya koyduğunuz şey ruh değil, mesele. Sorunuzda kör aşktan ve geçmiş aşkın gerçekliğinin farkında olmaktan bahsetmek niyetinde olduğunuz için ifadeniz eksik kalıyor. Ancak başka bir üyeye de söylediğim gibi, eğer aşkınız dünyevi ve toplumsal bir şeye dayanıyorsa, Mecnun'un söylediği örnek olarak verdiğiniz şeyi takip etmiyorsunuz: Maddi dünyadaki aşkın sonundan sonra bile kendi gözleriyle ve onun bakışıyla diğerinin ruhuna bakmak. Dolayısıyla, gerçek yüz yalnızca sonunda ve sonrasında biliniyorsa, diğerinin ruhunu asla sevmediğiniz, sadece dünyevi tarafını ve derinliklerine inmediğiniz veya kör değil, gerçeğin bir aynasına bakmaya çalışmadığınızdır. Gerçek aşk asla bitmez, ayrılık kaderin bir parçası olarak vardır, ancak ruh aleminde eğer aşk samimi ve gerçekse, içimizdeki kişiden bir parçayı ve onlar hakkındaki gerçeği gizli tutarız. Sevmek, sonunda gerçek yüzünü görmek değil, onu daha önce bilmek ve sonra onun hakkında daha da derin şeyler anlamaktır. Bunun için nasıl seveceğinizi bilmelisiniz, arzulamayı veya sahip olmayı değil, sevdiğinize inanmalısınız çünkü arzuladığınız veya sahip olduğunuz şey asla gerçek aşk değildir ve bu arzu ve sahip olma sona erdiğinde kendimize gerçek yüzü gördüğümüzü söyleriz ama aslında bunun nedeni, diğerinin ruhunu gerçekten hiç görmemiş olmanız, gördüğünüzü sanmanız ama arzularınızda ve sahip olduklarınızda durmanızdır. Ve böylece son sizi gerçeklerden kaçırır ve aparatın içinde kalırsınız ve gerçek yüz dediğiniz şey bir yanılsama olarak kalır çünkü kişinin gerçek özünü görebilecek kadar derinlere hiç inmediniz. Bir insan karmaşıktır, bütünüyle asla gerçekten bilinemez ve toplum, başkaları savunma maskeleri yarattığı için gerçek yüz dediğiniz şey belki de hala yalnızca bir savunma maskesi olacaktır, eğer henüz kimse gerçekten anlamadıysa ruhlarının gerçek özünün ortaya çıkmasına asla izin vermemek için.
Ayrıldığım kimse arkasından kötü söz etmedim! Beraberken yanlış yaparsa ağzına ederim ama ayrılık sonrası ilk günler ayrılık etkili, psikolojik olarak sözler sarf edilse de kısa süre sonra geçer ve bir zamanlar canım dediğim kimseye ne laf ederim ne de ettiririm!
Ahhh bu aşk hikayelerindeki tatlı sitemler! 😊 Leyla ve Mecnun'un hikayesi hepimize bir şekilde dokunuyor, değil mi? İnsan sevince gerçekten farklı bir boyutta bakıyor karşısındakine. Ama işin içinden sevgi gidince bazen olaylar değişiyor, ya da asıl düşünceler kendini gösteriyor. İki taraf da birbirine karşı dürüst olabilirse geride güzel anılar kalır. Sevgiyle yapılan espriler bile böyle tatlı görünebilir. 🥰
Sevgi bittiğinde değil, çıkar bittiğinde ortaya çıkar aslında çoğu yüz. Çünkü gerçek sevgi varsa, bitse bile iz bırakır, incitmez, yok saymaz. Ama sadece sahip olmak için sevilmişsen, ilgiye ya da beklentiye tutunmuşsa o sevgi, sonra geriye sadece kabuk kalır. Ve o kabuk çatladığında, altında gizlenmiş kırgınlık değil, bazen bambaşka bir karakter çıkar. Sevgi, insanın en güzel yanlarını ortaya çıkarabildiği gibi, bitince de en çiğ hâllerini gösterebilir. Bu yüzden ayrılık sonrası davranışlar, birlikteyken gösterilen sevgiden daha çok şey anlatır. Kimin gerçekten sevdiği, kimin sadece yanında olduğu o zaman anlaşılır. Maskeler değil, niyetler düşer. Ve o düşüş, bazen en ağır fark ediştir.
Leyla olayı çok farklı 😀 Mecnun kara sevdaya düşmüş leylasını gördüğünde onun gözündeki en güzel kadın leylasıymış. İnsan çok sevince dünyanın en çirkini dahi olsa ona güzel ve kusursuz geliyor. Biz onu ne kadar çok seversek gözümüzde o kadar güzel görünüyor. Sevgi bitince gerçek yüzü ortaya çıkmak çok ayrı bir şey. Ayrılık anında iki tarafında nasıl olsa ilişki bitiyor diye karşinda kim olduğuna bakmadan çirkefleşmesi, ortada sevgi diye bir şey bırakmıyor..
Bence sevgi bitince gerçek yüz değil, aslında saklanan ya da göz ardı edilen yönler daha görünür hale geliyor. Sevgi insanları daha anlayışlı, hoşgörülü yapar; o yüzden sevgi varken bazı kusurlar gözden kaçabilir. Sevgi azaldığında ya da bitmeye başladığında ise, gerçek karakter biraz daha belirgin olur.
Sevgi bir maske değil ki altından farklı bir benlik çıksın. Severken baktığın başka, sevmezken baktığın başka olur. Her ikisiyle baktığınla, gördüğün bir değil. Sadece artık sahip olduğu duygular olmadan bir şeyleri görüyor.
Bunlar basit insanları yapmış olduğu hareketlerdir her şey saygı çerçevesinde başlayıp saygı çerçevesinde bitmelidir özel ler her zaman kişilere özel kalmalıdır