artık mutlulugun sana gelmeyecegini onun bir seçim oldugunu öğrendiğin yaşta ve mutlulugu seçtiğin bir anda bankta oturuyodun, kulakligin takiliydi. yaninda biri ayakta dikiliyodu ama fark etmemistin.
elini uzatti, kulakligin birini cikardi “iki kere selam verdim, duymadin,” dedi.
basini kaldirdin. kadindi. sakin. elinde kahve, gozleri direkt bakiyodu. “telefonunu dusurdun,” dedi. gercekten dusmustu.
aldin. “tesekkur ederim,” dedin. senin oturdugun bankta oturdu. sen o sırada kızlar soruyor sitesinden efsane etiketinden otesine ulasmaya calisirken o da kisa bir telefon konusmasi yapti sonra birden ordan burdan dolu dolu konusmaya basladi. sen de ilk basta sadece bas salladin sonra bir iki cümleyle katilim yaptin. "yakınlarda oturuyorum her gun bu banka gelip konusacagim icimi rahatlatti" dedi banktan cok sana bakarak. yarın buluşmaya sözleşmiş gibi oradan ayrildiniz ve sen o an fark ettin ki sadece o anlatmamis sen de kendini uzun zaman sonra birine açmıştın. belki ilk belki son ama artık etiket üzerinden degil birinin gözünde efsane olmaya niyetliydin.
dovus bitmisti. salon daginikti, herkes cekilmisti. sen arkadasinin unuttugu ceketi almak icin geri donmustun. tribunde bir kadin kalmisti. ceketin bir koltuk otesinde. ayaklarini koltuga cekmis, telefonuna bakiyodu. etrafta sadece temizlik sesi vardi.
sen ceketi aldin. o kafasini kaldirmadan soyledi: “ringin disindan bakmak daha kolay degil mi?”
durup geri baktin. hafif gulumser gibiydi. cok havali bir sekilde cevap verdin: “kolay degil. sadece benim kanim degil diye daha serinkanli olabiliyorum.”
bir saniye sessizlik oldu. sonra o da telefonu indirdi, ilk kez sana bakti. bir sey soylemedi. ama artik ikiniz de gitmiyodunuz.
yolu bilmene rağmen yanlış durakta ineceksin. bir şey seni durduracak—belki müzik, belki içgüdü. etrafına bakınırken biri seni durduracak. harita açık, ama kafası karışık. bir yer soracak sana. sen de biliyorsun orayı ama tarif etmekle uğraşmak istemiyorsun. gidecegi yeri merak ediyorsun belki nereye gidecegini bilemediginden. belki manzarasından. belki yeni biriyle tanisma istediğinden. bunları o an içinde düşünmüyorsun ama biliyorsun. bilinçdışı bilir. "ben de oraya gidiyordum" diyorsun. yol kısa, ama konuşma uzun sürecek. birlikte yürürken anı fark edeceksin: bazen biri sadece adres değil, yön duygunu da yerine getirir.
ve sen o gün, yanlış durakta inmenin aslında ilk doğru karar olduğunu anlayacaksın.
gece. otoparkın çıkışı. asansör bozuktu. yürüyerek indin. tam kapıya yönelirken biri yerde oturuyodu — siyah mont, sırtı duvarda, nefesini toplamaya çalışıyo. yanından geçmek üzereyken konuştu:
“soracak mısın ne oldu diye, yoksa kafanda mı kurucaksın?”
durup baktın. yaralı değildi, ama yorgundu. sen göz teması kurdun. “seni ilgilendiren hangisi?” dedin. hafifçe güldü. “ikincisi daha ssksi. ama sen birincicisin gibi duruyorsun.”
telefonunu çıkarıp polise mi arayacaksın, yoksa onun yanına mı oturacaksın... karar vermen bir saniye falan sürdü. sonra dedin ki: “otururum. ama viski kola (öyle nisi yazmissin profiline) alırsan.”
gece yarisi otobus duraginda iki kisi vardi. sen, kulagina muzik takmis, camda kendi yansimani izliyodun. bir de kadin. ayakta degil, bankta oturuyodu. tek eli cebinde, digerinde kahve. goz goze gelmediniz ama bir sey fark ettin: kulaginda kulaklik yoktu. ama ritme ayak uyduruyodu.
sen cikarttin kulakligini. bir saniye sessizlik. sonra o konustu: “bu saatte bekleyen insanlar ya kaciyodur, ya da biri icin donuyodur.”
cevap verdin: “ya da sadece bekliyodur. sebep olmadan.”
o hafif gulumseyip kafasini salladi. otobus geldi. ikiniz de binmediniz.
yol kapaliydi. sokagin girisi polis seridiyle cevrilmis, kimseyi iceri almiyolardi. sen uzaktan izliyordun, ne oldugunu anlamaya calisirken biri sana yaklasti. cebinde telsiz, uzerinde isim yazmiyo. “bu mahallede oturuyorsan bugun birini taniyican,” dedi. “oturmuyorsan... gene taniyican.”
bakisiyosunuz. ne tanisma teklif ediyo, ne uzaklasiyo. arada kaldi. ama o cumle aklinda kaldi: bugun birini taniyican.
bir saat sonra eve donuyorsun, apartman girisinde ayni adama denk geliyorsun
bi otel odasina yanlis kartla giriyosun. kapı acik. icerde biri var. arkasini donmus, telefonla konusuyo. seni duymuyo. sessizce geri cikmaya calisiyosun ama yere anahtarligin dusuyo. o an donuyo ve goz goze geliyosunuz.
bir saniye. iki saniye. hicbir sey demiyo. sadece bakiyo.
sen kartini kontrol ediyorsun. dogru oda, ama dogru zaman degil. bi sey olacaksa burdan sonra olacak zaten. yanlislik degil. zamanlamaydi.
sabah erken saatti. caddede yol kapatilmişti. bir askeri arac bozulmus, yola sabitlenmisti. sivil biri yanaşmasin diye alan cekilmis, insanlar bekliyodu.
sen de oradaydin. is yerine geç kaldigini düşünüyodun ama icten icte bunu bahane ediyodun. arada kafani kaldirip, aracin yaninda ayakta duran askere bakiyodun.
hareketsizdi. ama dikkat ediyodu. sonra bi sey oldu. senden yana döndü. ve göz göze geldiniz.
“bugun randevum vardi,” dedin yuksek sesle, espri gibi. sadece kafasini egdi. “benim de,” dedi. “ama bu yollarin kaderi böyle. bekletiyor, sonra kimse gelmiyor.”
o an güldün. ciddi duruyodu ama icinde ironi vardi. bir sey daha soylemeden işine bakti.
sol tarafindaki arac seni duymuştu. trafik konusundan konuya girdi ve trafigi açık olan bir diger yolu sana anlatiyordu. sen de dinliyodun.
o sırada gelen askerin gölgesini, ardından bedenini fark ettin. yanına geldi. sakin, sabit, biraz da kontrolcü.
trafik konusunu duymuştu. aradaki adam hâlâ yol anlatıyordu ama o sadece sana bakıyordu. sonunda konusan adam sustu.
asker sana döndü. “o yol açık,” dedi. “ama senin için mi, emin değilim.”
e tabii onun sana ilgisini görmezden gelemezdin. zaten kabul etmen her seyin baslangici icim yeterli bir adımdı.
Askerlerin aurası falan çok iyi aslında da hayatım boyunca hep polis ya da asker sevgilim olmasını hiç istemedim 😅 mesaileri ve hayati riskleri var diye
Bende gerçekten korktuğun başına gelir lafına inanıyorum kdhsjjs çalıştığım iş yerinden bulmayı falan tercih ederdim galiba ya da ortak bulunduğumuz ortamlardan bulmayı mesela bi resim sergisinde
yav var ya dedim böyle icsel bi alan gibi sade bisi olue bu kıza sonra benim canim sıkıldı xbzmnznz ben de asker hayranlarindan degilim ama kitapcıda vs tanismalara acik biri degilim pek
şu an ztn bi sevgilim var ortaokul arkadaşım oluyor o ben öyle merak ettiğim için anlatmanı istedim olur da ayrılırsak dediğin olursa seni bulup haber veririm oldu diye artık ldjdknd
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
15Cevap
olabilir evet..
artık mutlulugun sana gelmeyecegini onun bir seçim oldugunu öğrendiğin yaşta ve mutlulugu seçtiğin bir anda bankta oturuyodun, kulakligin takiliydi.
yaninda biri ayakta dikiliyodu ama fark etmemistin.
elini uzatti, kulakligin birini cikardi
“iki kere selam verdim, duymadin,” dedi.
basini kaldirdin.
kadindi.
sakin.
elinde kahve, gozleri direkt bakiyodu.
“telefonunu dusurdun,” dedi.
gercekten dusmustu.
aldin.
“tesekkur ederim,” dedin. senin oturdugun bankta oturdu. sen o sırada kızlar soruyor sitesinden efsane etiketinden otesine ulasmaya calisirken o da kisa bir telefon konusmasi yapti sonra birden ordan burdan dolu dolu konusmaya basladi. sen de ilk basta sadece bas salladin sonra bir iki cümleyle katilim yaptin. "yakınlarda oturuyorum her gun bu banka gelip konusacagim icimi rahatlatti" dedi banktan cok sana bakarak. yarın buluşmaya sözleşmiş gibi oradan ayrildiniz ve sen o an fark ettin ki sadece o anlatmamis sen de kendini uzun zaman sonra birine açmıştın. belki ilk belki son ama artık etiket üzerinden degil birinin gözünde efsane olmaya niyetliydin.
Teşekkürler emek vermişsin
rica ederim ne demek
Zengin ve ultra lüks şirketinde calisirkendir ins🫤
Kütüphanede tanışmayı isterdim nerede nasıl tanışılacağını bilmek işin heyecanını kaçırırdı
Haydi söyle.
dovus bitmisti. salon daginikti, herkes cekilmisti.
sen arkadasinin unuttugu ceketi almak icin geri donmustun.
tribunde bir kadin kalmisti. ceketin bir koltuk otesinde. ayaklarini koltuga cekmis, telefonuna bakiyodu.
etrafta sadece temizlik sesi vardi.
sen ceketi aldin. o kafasini kaldirmadan soyledi:
“ringin disindan bakmak daha kolay degil mi?”
durup geri baktin.
hafif gulumser gibiydi.
cok havali bir sekilde cevap verdin:
“kolay degil. sadece benim kanim degil diye daha serinkanli olabiliyorum.”
bir saniye sessizlik oldu.
sonra o da telefonu indirdi, ilk kez sana bakti.
bir sey soylemedi.
ama artik ikiniz de gitmiyodunuz.
Olur
yolu bilmene rağmen yanlış durakta ineceksin.
bir şey seni durduracak—belki müzik, belki içgüdü.
etrafına bakınırken biri seni durduracak.
harita açık, ama kafası karışık.
bir yer soracak sana.
sen de biliyorsun orayı ama tarif etmekle uğraşmak istemiyorsun. gidecegi yeri merak ediyorsun belki nereye gidecegini bilemediginden. belki manzarasından. belki yeni biriyle tanisma istediğinden. bunları o an içinde düşünmüyorsun ama biliyorsun. bilinçdışı bilir.
"ben de oraya gidiyordum" diyorsun. yol kısa, ama konuşma uzun sürecek.
birlikte yürürken anı fark edeceksin:
bazen biri sadece adres değil, yön duygunu da yerine getirir.
ve sen o gün, yanlış durakta inmenin aslında ilk doğru karar olduğunu anlayacaksın.
Olurr
gece. otoparkın çıkışı.
asansör bozuktu. yürüyerek indin.
tam kapıya yönelirken biri yerde oturuyodu — siyah mont, sırtı duvarda, nefesini toplamaya çalışıyo.
yanından geçmek üzereyken konuştu:
“soracak mısın ne oldu diye, yoksa kafanda mı kurucaksın?”
durup baktın.
yaralı değildi, ama yorgundu.
sen göz teması kurdun.
“seni ilgilendiren hangisi?” dedin.
hafifçe güldü.
“ikincisi daha ssksi. ama sen birincicisin gibi duruyorsun.”
telefonunu çıkarıp polise mi arayacaksın, yoksa onun yanına mı oturacaksın...
karar vermen bir saniye falan sürdü.
sonra dedin ki:
“otururum. ama viski kola (öyle nisi yazmissin profiline) alırsan.”
söyle bakalım
gece yarisi otobus duraginda iki kisi vardi.
sen, kulagina muzik takmis, camda kendi yansimani izliyodun.
bir de kadin. ayakta degil, bankta oturuyodu.
tek eli cebinde, digerinde kahve.
goz goze gelmediniz ama bir sey fark ettin:
kulaginda kulaklik yoktu. ama ritme ayak uyduruyodu.
sen cikarttin kulakligini.
bir saniye sessizlik.
sonra o konustu:
“bu saatte bekleyen insanlar ya kaciyodur, ya da biri icin donuyodur.”
cevap verdin:
“ya da sadece bekliyodur. sebep olmadan.”
o hafif gulumseyip kafasini salladi.
otobus geldi. ikiniz de binmediniz.
Olur söyle
yol kapaliydi. sokagin girisi polis seridiyle cevrilmis, kimseyi iceri almiyolardi.
sen uzaktan izliyordun, ne oldugunu anlamaya calisirken biri sana yaklasti.
cebinde telsiz, uzerinde isim yazmiyo.
“bu mahallede oturuyorsan bugun birini taniyican,” dedi.
“oturmuyorsan... gene taniyican.”
bakisiyosunuz.
ne tanisma teklif ediyo, ne uzaklasiyo.
arada kaldi.
ama o cumle aklinda kaldi:
bugun birini taniyican.
bir saat sonra eve donuyorsun, apartman girisinde ayni adama denk geliyorsun
Hadi bklm
bi otel odasina yanlis kartla giriyosun.
kapı acik. icerde biri var. arkasini donmus, telefonla konusuyo.
seni duymuyo.
sessizce geri cikmaya calisiyosun ama yere anahtarligin dusuyo.
o an donuyo ve goz goze geliyosunuz.
bir saniye.
iki saniye.
hicbir sey demiyo. sadece bakiyo.
sen kartini kontrol ediyorsun.
dogru oda, ama dogru zaman degil.
bi sey olacaksa burdan sonra olacak zaten.
yanlislik degil.
zamanlamaydi.
Bilmek isterim ebrar
Yorum yapar mısın ebrar
alla alal ya
uzerinde dusunecek kafami toprlayacal vakit yok oldugunda doncem ne istiyon söyle baei ugrasitom bi de begenmezseniz carparim
Sen hislerini kullanarak anlat bişiler işte ama unutma
benim hissim yok cocukken cok wattpad okudum ondan
Olsun anlat kız millete anlatıyon bana gelince puff
😣😣
isterim kesin mezarda
Neden olmasın 🎈
Evet eveett olur
sabah erken saatti.
caddede yol kapatilmişti.
bir askeri arac bozulmus, yola sabitlenmisti.
sivil biri yanaşmasin diye alan cekilmis, insanlar bekliyodu.
sen de oradaydin.
is yerine geç kaldigini düşünüyodun ama icten icte bunu bahane ediyodun.
arada kafani kaldirip, aracin yaninda ayakta duran askere bakiyodun.
hareketsizdi.
ama dikkat ediyodu.
sonra bi sey oldu.
senden yana döndü.
ve göz göze geldiniz.
“bugun randevum vardi,” dedin yuksek sesle, espri gibi.
sadece kafasini egdi.
“benim de,” dedi.
“ama bu yollarin kaderi böyle. bekletiyor, sonra kimse gelmiyor.”
o an güldün.
ciddi duruyodu ama icinde ironi vardi.
bir sey daha soylemeden işine bakti.
sol tarafindaki arac seni duymuştu.
trafik konusundan konuya girdi ve trafigi açık olan bir diger yolu sana anlatiyordu.
sen de dinliyodun.
o sırada gelen askerin gölgesini, ardından bedenini fark ettin.
yanına geldi. sakin, sabit, biraz da kontrolcü.
trafik konusunu duymuştu.
aradaki adam hâlâ yol anlatıyordu ama o sadece sana bakıyordu.
sonunda konusan adam sustu.
asker sana döndü.
“o yol açık,” dedi.
“ama senin için mi, emin değilim.”
e tabii onun sana ilgisini görmezden gelemezdin. zaten kabul etmen her seyin baslangici icim yeterli bir adımdı.
Teşekkürler
Hikaye yazmayı falan seviyor musun yoksa sadece kafa dağıtmak mı
kafa dagitmak icin. cocukken yazmayi severdim. ne diyosun yasanmasi hak. oluru var mı bcxmmxmx genelde kizlar asker seviyor
Askerlerin aurası falan çok iyi aslında da hayatım boyunca hep polis ya da asker sevgilim olmasını hiç istemedim 😅 mesaileri ve hayati riskleri var diye
Ama başarılısın
tuh ya ama simdi falci gibi davranip korktugunu kendine cekersin demicsm 😃 ne sevion kiz merak ettim tanisma konusunda ne olsun istersin mesela
Bende gerçekten korktuğun başına gelir lafına inanıyorum kdhsjjs çalıştığım iş yerinden bulmayı falan tercih ederdim galiba ya da ortak bulunduğumuz ortamlardan bulmayı mesela bi resim sergisinde
yav var ya dedim böyle icsel bi alan gibi sade bisi olue bu kıza sonra benim canim sıkıldı xbzmnznz ben de asker hayranlarindan degilim ama kitapcıda vs tanismalara acik biri degilim pek
şu an ztn bi sevgilim var ortaokul arkadaşım oluyor o ben öyle merak ettiğim için anlatmanı istedim olur da ayrılırsak dediğin olursa seni bulup haber veririm oldu diye artık ldjdknd
AMA BAK sen sevgilim var demeliudin algi karisikligi olustuu uzun omurler diliyorum iliskinize
😅😅 çok teşekkür ederimm
yine de arada heyecanlı aşk başlangıcı sinematik fal istersen yaz bana 😽😽 😃😃
İsterim
evet isterim
olurr
Tabii ki.
İSterim
Evet
Olur söyle istersen
Olur söyle
Söyle bakalım
İsterim