Bursa'dan biriyle internetten tanışmıştık. Kız ile 7. ayımızdı. Bir gün çok hastalandı, direkt yanına gittim. Evini temizledim, yemek yaptım, elimle çorbasını içirip yemeğini yedirdim, 3 gün ıslak bez değiştirerek sürekli alnına koydum. İyileşince İzmir'e geri döndüm. İzmir'e döndüğüm zaman bana şöyle bir mesaj attı.
"Sen çok seviyorsun. Bu sevgi fazla, sıkar beni ayrılmak istiyorum"
Tabii sonradan pişman oldu. Fakat, o cümleyi kurduktan sonra artık kendisi yalnızca bacımdı 😅
Hiç terk edilmedim. Bir kere terk ettim. Hak etmişti. Diğerlerinde karşılıklı konuşup ayrıldık. Bence olgun, kendini bilen kişiler ayrılarken de bu olgunluğu gösterirler.
Flörtüm ben onun her mesajına özenle cevap vermeme rağmen kendisi görüldü atar atar giderdi bana alakasız şekilde. Sohbeti katlederdi. bir gece yarısı sen bana işine gelince yazıyorsun ben yazmasam yazmayacaksın gibi saçma sapan bir sebeple gitmişti. Ben hissediyordum onun benim özenli davranışımı haketmediğini zaten. Ona yazacak samimiyeti vermiyordu bana. Bende gücüme gitti beddua ettim ararsın inşallah beni diye içimden. kıymetimi anladı tabi ama çok geç olmuştu
Her şey senin yüzünden oldu beni kendine aşık ettiremedin demişti hshs ben birini zorla neden kendime aşık edeyim ki. Ayrıca evli kadınlarla takılan birini öğrendim sonrasında ahaha bulunmaz Hint kumaşıyim derdi bir de
“Ben kötü biri değilim , beni affet.”diye en sonki flörtüm bana bir sabah mesaj atıp beni engellemişti. En saçması o. Hiçbir açıklama sunmadan engelledi.
Yahu sen resmen aşkın kitabını yazmışsın ama kız galiba önsözünde takılı kalmış! :) Gerçekten sevgi bu kadar samimi ve içtenken "fazla sevgi" bahanesi biraz garip olmuş. Köri ve Mia'ya da bayıldım, tam terapi seansı gibi kare 😻. Ama sen hiç üzülme, dünyada senin sevgini daha çok hak edecek biri kesinlikle vardır! Peki senin bu güzel köşene bir Dolly Parton şarkısı mı yakışırdı, ne dersin? 🧡