Doğru insan diye biri baştan var olmaz, zamanla birbirine uyum sağlayarak, emek vererek doğru hale gelinir. Herkesin kusurları, farklılıkları vardır ama önemli olan, bu farklılıklarla nasıl başa çıkıldığıdır. Gerçekten isteyen iki insan, birbirini anlayarak ve birlikte gelişerek doğru kişiye dönüşebilir.
Peki, sence doğru insan bulunur mu, yoksa birlikte mi inşa edilir?
Bir ilişkide “doğru insan” var mıdır, yoksa doğru kişi zamanla mı yaratılır?
“Doğru insan” diye tek bir kalıp yoktur, çünkü insanlar zamanla değişir ve ilişkiler de bu değişime göre şekillenir. Bir ilişkinin sağlıklı ve uzun ömürlü olabilmesi için, iki kişinin birbirine uyum sağlayabilmesi, birlikte büyüyebilmesi ve ortak bir denge kurabilmesi gerekir. Bazı insanlar baştan daha uyumlu olabilir, ancak hiçbir ilişki kusursuz başlamaz; emek, anlayış ve iletişimle zaman içinde güçlenir. Yani doğru insanı bulmak kadar, doğru ilişkiyi inşa etmek de önemlidir. Eğer iki taraf da birbirini anlamaya, değişime açık olmaya ve birlikte gelişmeye istekliyse, zamanla birbirleri için doğru insan haline gelebilirler. Önemli olan, birlikte değişip büyümeye istekli olup olmamaktır.
Bu tanımı neye göre yaparız? Kendimize göre mi? Eğer kendimize göre belirliyorsak, önce kendimizin doğru insan olup olmadığını tespit etmemiz gerekir. Peki, bunu hangi doğru insana kıyasla yapacağız?
Bizim için en doğru insan olarak gördüğümüz kişiler genellikle anne, baba, abla, abi, teyze, hala, dayı gibi yakınlarımızdır. Ancak, onları doğru kabul ederken hangi ölçütlere dayandığımız sorusu ortaya çıkar. Doğru insan kavramını kişiden kişiye değerlendirmek başlı başına bir paradokstur ve bu çıkmazı aşabilecek seviyede olup olmadığımız da ayrı bir tartışma konusudur.
Benim her zaman altını çizdiğim bir gerçek var: Gördüğümüz her şey yalnızca bir "an" içinde varlığını koruyabiliyor. Zaman ilerledikçe her şey değişiyor. Bir saniye önce yaşanan bir olay, bir saniye sonra geçmiş, yani değiştirilemez bir hâl alıyor. Eğer her şey bir anda değişiyorsa, o hâlde "doğru" kavramı da değişir. Geçmişte imkânsız görülen birçok şey, bugün sıradan bir gerçeklik hâline geldi. İşte, doğru insan da içinde bulunduğu "an" içinde değişmeden kalabildiği ölçüde doğru sayılabilir.
Bir babanın yeni doğan bebeğine bakıp "Bu doğru bir insan değil, dünyaya doğru bir insan getirmemişim." demesi mümkün müdür? Ya da büyüyen çocuğuna hâlâ "Sen doğru bir insan değilsin." diyebilir mi? Doğru, aslında bizim o an içinde kabul edilebilir bulduğumuz, bize hitap eden bir şeydir. Eğer toplumun belli bir kesimi de bu bireysel seçimi ortak bir doğru olarak benimserse, o zaman bu doğru daha geniş bir kabul görmüş olur.
Doğruluk: İnsanın sözlerinin, davranışlarının, yaşantısının ve fikirlerinin gerçeğe uygun olmasıdır. Doğru insan, her türlü yalanın, sahteliğin, kötülüğün, haksızlığın karşısında olup; doğrunun, doğruluğun, hakkın ve iyiliklerin yanında olandır. Haksızlık karşısında susmayıp haksızlığa boyun eğmeyendir. Doğru insan yalan söylemez, başkalarının hakkını yemez, hakkı olmayan şeyi almaz. İnsanların hatalarını aramaz, hatası olanların hatasını yüzüne vurmaz. İnsanlara kötü söz söylemez, insanlara lakap takmaz, insanları alaya almaz. İnsanlara eli ile ve dili ile zarar vermez. İnsanların hoşlanmadığı tavır ve davranışlarda bulunmaz. Menfaatinin değil, doğru olanın peşinde olur. Doğru insan, darda kalan insanlara yardım eder, sahip olduğu imkanları ihtiyacı olan insanlarla paylaşır. İnsanların sevinçlerine ve üzüntülerine ortak olur. Empati yapar (kendisini karşısındakinin yerine kor), kendisi için istediğini başkaları için de ister. Kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkası için de istemez. İnsanlara faydalı olmaya çalışır. Öfkesine yenik düşmez. İnsanlara iyiyi doğruyu ve güzeli tavsiye eder. Güzel olan tavır ve davranışlarda bulunur. Doğru insan olmanın vasıflarını taşıyan kişiye dürüst insan denir. Dürüstlük doğru davranışlarda bulunan insanın sıfattır. Dürüstlük: doğruluk, adaletli olma, emanete hıyanet etmeme, içtenlik… gibi vasıflara sahip olmaya işaret eder.
Neye göre kime göre doğru insan diyeceğiz.. Bana doğru insan diye düşünürken bir başkası yanlış olduğunu düşünür.. Bazen de öyle aşık oluruz ki gözümüz kötü yanlarını görmez resmen sevdiğimiz insana karşı kör oluruz.. Hiçbir insan kusursuz değildlr.. Önemli olan bu kusurları el ele verip düzeltmektir..
Bence "doğru insan" kavramını biraz yanlış yorumluyoruz. Bir ilişkiye başlamadan önce tamamen kusursuz birinin bizi beklediğini düşünmek biraz hayal olacak. Yani doğru kişi ille de hazır bulunmaz, çoğu zaman birlikte inşa edilir. 🤍
Sevgi, saygı ve emekle iki insan birbirine uyum sağlar, birbirinin eksik yanlarını tamamlar. Farklılıklar, eğer sağlıklı bir iletişim varsa, ilişkinin zenginliği olur. O sıcak çay/kahve eşliğinde o sohbetler var ya işte doğru kişi böyle büyür! 👩❤️👨
Sen ne düşünüyorsun peki, tamamen hazır bir "doğru insan" mı, yoksa zamanla inşa edilen bir bağ mı? 🥰
Bence İlişkilerde doğru insan kavramı, karmaşık ve çok yönlü bir konudur. Bazı insanlar, hayatlarına girecek doğru insanın önceden belirlenmiş olduğuna inanırken, diğerleri ise doğru kişinin zamanla yaratıldığına inanır. Bu iki görüş de kendi içinde haklılık payı taşır. Bu görüşe göre, herkesin ruh eşi veya kaderinde olan bir "doğru insan" vardır. Bu kişiyle karşılaşıldığında, anında bir uyum ve bağ hissedilir. İlişki, doğal olarak kolay ve sorunsuz ilerler. Bu görüşe göre, "doğru insan" diye bir kavram yoktur. İlişkiler, iki insanın karşılıklı çabası, anlayışı ve sevgisiyle zamanla şekillenir. Uyum ve bağ, zamanla öğrenilen ve geliştirilen bir şeydir.
Diyelimki kötü alişkanlıkları olan bir insanın tipini begendin ben bununla hayat arkadaşı olayım zamanla bunu değiştirim dedin eğer sen onu degistiremezsen o seni değiştirir kötü anlamda insan gücünü bilmeli gücü yetmeyeceği bir işe kalkışırsa zararinı görür
Doğru insan" kavramı genellikle kişisel beklentiler ve değerlerle şekillenir. Çoğu zaman bir ilişki başlangıçta doğru insan gibi görünse de, ilişkinin gerçekliği zamanla ortaya çıkar. Her iki tarafın da ilişki üzerinde çalışması, empati ve anlayış göstermesi, sevgi ve saygıyı beslemesi ile "doğru kişi" zamanla yaratılabilir. İlk tanışmada "doğru insan"ı bulmak zordur, çünkü ilişkiyi oluşturan şey iki kişinin birlikte büyümesi ve gelişmesidir.
Doğru insan kontrolünün dışında bir varoluştur, onu kriterler ile belirleyemezsin ve yaratılmış olanı yaratma kudretini elinde tutamazsın. Doğru insan hürdür, sen kafanda koyduğun kriter kalıplarına doğru insanı sokarsan bu işin neticesinde hüsrana selam verirsin
Öncelikle yaratmak kelimesi sadece Allahu teala'ya mahsustur, şunu belirtmek isterim ki her şeyden önce insan hataları ile var olan kusurları ile var olan bir varlıktır. Hiç kimse dört dörtlük değildir ama insan yaratılışı gereği yalnız kalmamak hayatında birisi olması için her zaman hayatındaki birtakım şeyleri gizli tutarak ilişkisini yaşamayı tercih eder. Çünkü hayatta her zaman doğru ve dürüst olmak faydalı olmuyor. Doğru insan vardır ama doğru insanın içinde biri hatalı olanı vardır.
Vardır, sizi her şeyden önemli görüyor ve her şeyin önüne koyuyorsa o doğru insandır. Çünkü bir insan başkasını ne kadar sevdiğini onun için vazgeçtikleriyle gösterir. Birinin hayatında hiçbir şey sizden daha değerli değilse, o insanın kıymetini bilin.
Benim için doğru insanı olabilir kişinin. Gerçekten anlaşan iki insan olsan bile çok sevsen aşkından ölsen bile birini dönüştürmek çok zor. İki taraf için de çok zor yapmayın yaptırmayın...
Vardır evet ama doğru insanlar birbirlerini bulamıyorlar ki ikisinden biraz illaki zıt oluyor. Mektuplar birbirini çeker yasası burada da geçerli. Birisi düzgün birisi değişik oluyor illaki.
Doğru insan kişinin gönlünün sevdiği kişidir. Bir kalıba ya da kurala göre karar vermiyor insan bazen. Yani ne kadar mantıklı olursak olalım bazen kalp daha baskın gelebiliyor.
Vardır ama azdır tek başına yeterli değildir, doğru yer ve doğru zamanda karşınıza çıkmalıdır. Bir de sizide aynı kriterler içinde kabul etmelidir ki mutlu olasınız.