Zamanın unutulduğu, saatlerin bir anlam ifade etmediği o zamansız bir anda. Ne geçmişin yükü vardı omuzlarımızda, ne de geleceğin belirsizliği. Sadece o anın içine sıkışmış iki insan, hayatın tüm telaşını geride bırakıp, saf bir mutluluğun kollarında kaybolduk. Kahkahalarımız birbirine karıştı, ve o anda ne saat ne de mekan önemliydi. Sanki evren sadece o anı yaşatmak için durdu. Bizim için zamanı büküp, sadece o kahkahanın yankılanması için var oldu. Bu zamansız an, o kadar derin bir iz bıraktı ki, hâlâ düşündükçe o sıcaklığı hissedebiliyorum.