Bana kendine ait gümüş bilekliğini vermişti. Ama hiç bir şey almamıştı maddi durumuda iyiydi. Bende gittim sattım onu yedim.
Ayrılalı çok oldu bende tek kalan hatırasıydı aldatmıştı beni...
Bana kendine ait gümüş bilekliğini vermişti. Ama hiç bir şey almamıştı maddi durumuda iyiydi. Bende gittim sattım onu yedim.
Ayrılalı çok oldu bende tek kalan hatırasıydı aldatmıştı beni...
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
3Cevap
Çok hata yapmışsın nasıl yapabildin böyle bir şey nasıl tek başına yersin biz olmadan ayıp değil mi sana utanmıyor musun 😂😂😂😂
Eski sevgilinmiş zaten, bide çok vakit olmuş... bence iyi yapmışsın...
Bilmem yaşadığın şeye göre değişir sana kötü şeyler yaptıysa iyi yaptın
Evet bende yaptım doğrusu bu
Aldattı ise satman iyi olmuş.
Halen duruyor yani, güzel
Duruyor. Arada takıyorum çünkü çok büyük anısı var
Büyük olan anısı ne
Öyle bir sorunca gözüm doldu şu an. Büyük sevdim ondandır
Siz neden bunu sorma gereği duydunuz?
Bir an kendi yaşadıklarım gözümün önüne geldi de, acaba mı dedim. Neyseki bizimki büyük sevmemişti, en azından iç dünyasını bilemesem de yaptırımlarını görebildiğim için ihtimal vermiyorum. Dolayısıyla bir an hikaye aynı mı diye düşündüm de değilmiş
İnsanın iç dünyasını yaşadıklarını bilemezsiniz sürekli beklemek sürekli bilinmezlik insanı tükenmişliğe iter. En azından kadın iç dünyasından bir nebze anlıyorsanız ihtimal verebilirsiniz. Kii her zaman da tek taraflı çaba olmuyor biraz da karşısındaki insan masaya yumruğu vurup hadi bakalım demeyi bilmeli değil mi? Arkadaşım da dört yıllık ilişkisini bitirdi neden mi? Erkeğin ha bugün evleniriz ha yarın demesiyle kadını zamanla tüketti.. Kadın," Artık ben neyim, evlenilecek insan değil miyim yoksa sevmiyor mu, imkan varken neden birleşmiyor da böyle yaparak beni itti"diye diye ortalıkta ölü gibi dolanıyor. Çünkü belli bir yaşa gelmiş ve düzenli bir hayat, sevdiği ile bir arada mutlu bir yaşam sürmek istiyor bu da onun en doğal hakkı... Kadın oyalanılmak değil, belirli bir konum ister. Yani sevdiğinin yanında ona ait bir şekilde...
Yok yok bizim hikayeler farklı. Benim hikayemde esas oğlan evlenelim demişti, karşı taraf çekimser kalmıştı. Ne evlenmeye yanaştı, ne daha yakın olma seçeneğine. Sonrasında gidip başkalarıyla oldu. Çok farklı kulvarlar, başka hayatlar
Eğer ki başında değil de, tam da kadının tükendiği an da söylemişseniz ve elinden kayıp giderken sırf kaçmasın gitmesin diye söylemişseniz kadın buna muhtemel büyük içerlemiştir. Başkaları iyi gelir sanmıştır ya da mutlu edebilir ama umduğunu bulamamıştır. Çünkü insanın ruh ikizi hayatında bir kere rastlar. Kaybedersin evet, aradan zaman geçer ve kader yine bir araya getirir hiç bilinmez. Ve bu ayrılık da onlara bir şeyler öğretmek için yaşanmıştır.
@Oluştur olaylara dar bakış açısı ile bakmamalısınız
Benim hikayemde kadını tüketecek bir ayrıntı yoktu, senelerdir süregelenin dışında olağanüstü bir şeyler gelişmemişti. Ya ayrılık ya evlilik diye onlarca kez, aylarca söylendikten sonra evliliğe konu getirildi. Son dakika kadın elden kayıp gitmesin diye değil, ayrılık olmadan da bir şeyler öğretebileceğini ve ruh ikizliğinin milyonda bir denk gelinebileceğini ziyadesiyle bilinerek yapıldı. Haddizatında bu konular öncesinde de konuşulmuş ve alternatif bulunamayacağı çokça dillendirilmişti, hemfikir olunmuştu.
Ona rağmen halen her fırsatta veya ilk fırsatta başkalarıyla denemek büyük hata, beyhude vakit kaybıydı.
Kişi bir değil, onlarca kez de denese aynı emsalde ruhsal, tensel veya uyumsal ikizi bulamayacağı su götürmez gerçeklikti. Her ne ruh haliyle olursa olsun, bu belki de uzun yıllardır yaşadığı ilişkide yaptığı en büyük hataydı.
Olaylara ne kadar geniş bakılırsa bakılsın, kimse çocuk değildi, ergence dürtülerle ve hislerle hareket edilemezdi, edilmesi tolare edilemezdi, edilmedi de
Kadın ne yaptığını biliyor muydu acaba? Ne kadar tam anlamı ile onun yanında oldunuz ki son zamanlarda? Kadın kendi içinde dertleri ile boğuşurken deli gibi sevdiğini isteyip olamıyorken tükenip gitti kim görüyordu onu sadece kendi, kendi kendine de hiçbir halt yiyememiştir. Uzun ilişkisinden gittiğinden iki ay sonra o savrulmuşluk kafası onu o saçma ilişkiye götürmüştür. Çünkü ciddi, yanında olabilecek, onu tam anlamıyla anlayacak birini arıyordu, o sevdiği adam gibi sağda solda özelde konuştuğu takıldığı kişileri yoktu. O kadın ilişkisinde kimseyle konuşmamıştır emin olun. Adamın kadına dediği gibi ''hemen bulurum ben yalnız yaşayamam"o kadın o adamın taktiğini uygulamadı, o kadının kafa yoktu bitmişti tükenmişti savrulurken saçma sapan bir ilişkiye sürüklemişti... üstüne basa basa da karşısında ki adama "benim seni sevmem çok zor, beni neden seni üzecek bir ilişkiye sürükledin, benim toparlanman en az bir yıl ben ilişki istemiyorum" diye sürekli söylendi... Sürekli eski o adamı anmaktan gece gündüz tartışma yaşıyordu o kadın. Kadın kendini işine verdi, kadın saçma kabusundan uyandı ve tekrar doğru yolu buldu.
Kadın ne yaptığını bilmeyecek ruh halindeyse, sığınacağı yine bendim, başına buyruk davranıldığında nasıl karaktere büründüğümü veya bu başına buyrukluğun geriye dönülmez sonuçlar doğuracağını bilecek olgunlukta, zekada ve yaştaydı.
Yaşanan o saçma sapan ilişkinin boyutlarını, neler yaşandığını, nasıl anılar biriktirdiğini tahmin edebilmem mümkün değil. Bu deli saçması pozisyona kendisini yine kendisi itti, geriye dönüşü olmayan durumlara kendi kendisini soktu. Belki bilinmeyen daha ne ayrıntılara.
Ortada spesifik bir sorun yokken, herhangi bir anlaşmazlık uyuşmazlık yokken, hesapsızca yıkması ve başka kollarda kendini bulması ziyadesiyle nahoştu.
Ne yazık ki adam bir şeyleri tecrübe etmeden ön görebilecek yeteneğe sahip olduğundan, başına gelecekleri ve kadının da başına gelecekleri bildiği için yıllardır bir uyarma, uyandırma içindeydi.
Kulak asılmadı, dinlenilmedi, önce kavgalar çıkarıldı ardından ilk fırsatta başkasıyla denenmeye çalışıldı.
Halbuki bu kadın ve adamın yaşadığı şey herhangi bir şey miydi? Bunun emsalinin olamayacağını bilmek için alim mi olmak gerekiyordu, kahin mi?
Üzücü, çok üzücü...
Bizler insanız, hatalarımızla varız ve bunlardan ders alarak ilerliyoruz. Kimsenin gram anı biriktirdiği yok, gram hissi yok kabus gibiydi kadın için. o yüzden de o sevdiği adama yazmadı etmedi dönmedi, onurunu gururunu zedelememek için onu düşündüğü için kadere bırakmıştı ya da adamın merhametine... Ne alim ne kahin sadece adamın onun olduğu yerden çekip alıp hep yanında tutması gerekiyormuş çünkü ruh ikizi bir bütündür.
O kadına kabus gibi gelen, bana o kadına dokunulmuş olması felaket, kıyamet gelir. Benden önce 20 adamın dokunmasının önemi yok, benden sonraki döneminde tek kişinin dokunması ona tekrar dokunmamak için yeterli...
Hep yanımda tutmam gerektiğini, ayrı kalınmaması gerektiğini iyi bildiğim için buna uygun adımlar atmıştım. Kestirip atan oydu, yapabileceğim bir şey yoktu...
Evet kadın bunu biliyordu dediğim gibi o yüzden uzak kaldı. Ama hayatta unutulmayacak hiçbir şey yok ve kader diyorum. Evlenmiş de olabilirdi, yıllar sonra karşılaşmış ve tekrar denemek... Bundan sonra bir bedensiz yaşabileceğimi anladım ama aynı ruhtan olan ikizinden uzak kalmayı beceremiyorum onun da beceremediğini biliyorum o yüzden çekiliyorlar birbirlerine... emin ol yıllar geçse üstünden yine birleşecekler. Buna adım gibi eminim.
Başkasına dokunduğunu bildiği an konu kapanır, asırlar geçse de dönüşü olmaz kuvvetle muhtemel. Bedenen veya ruhen acılar, yoksunluklar da çekilse, bu hislerden daha önemli olduğu için irade sonuna kadar sınanır. Allah herkesin bahtını açık etsin.
Bir erkek için evet. O yüzden üstelenmez keşke dense de geri dönüşü olmayacaktır biliyorum. Yaptığı hatanın bedelini ağır ödeyecek kadın. Ama gram pişman değildir çünkü büyük ders aldı.
Sürekli sözde sevdiği kişiden bahsettiği herifle olması, kendi içinde çelişmesi ve söylemlerinin içinin boş olduğunu göstermesi için kafidir. Hem bu midesizliği yapması, hem kısa süreli biriyle bunu yaşaması, hem tam anlamıyla bitirmeden buna düşmesi, hem de sevdiğini deklare edip bile bile sevmediği adamla olması tolare edilebilir bir durum değil. Dolayısıyla kadının düştüğü durum her açından ofsayt, büyük ders almalık bir yanı olsa ders denirdi muhakkak. Ancak dersle kurtarılabilecek bir husus değil, hakkında hayırlısı olsun...
Hiçbir şey demiyorum, doğru diyorsun. Sevebilir sandı kadın ama olmadı, bambaşkaymışız. Hayatta bir kere yakalanıyor o ruh ikizi, kaybedildi ise madem, bu saatten sonra da tek yaşamak ölmek evladır. Hakkımda ben de hayırlısını diliyorum.
afiyet olsun >> :D