Eşim 28 yaşında ama ergen gibi. Bütün yetersizliklerinin acısını beni suçlayarak çıkarıyor. Bıktım, haksız mıyım, boşanmalı mıyım?

6 aylık evliyim. Sosyal fobisi olan biriydi ama iş yerinde gereğinden fazla kızlarla konuşuyordu ve işinin hepsi kız ben de iş dışında konuşmamasını istedim o ise tamamen konuşmayı kesmiş, onlara söylemesi gereken işleri de kendi yapıyormuş. (Oysa bana kıskanç diyen adam o evde yokken eve sucu gelsin bile istemiyor, beni kuzenimin eşinden dahi yok yere kıskanıyor. ) Senin yüzünden artık kimseyle konuşmuyorum, işe gram hevesim kalmadı diye bana bağırdı çağırdı hakaret etti. Ben de ben mi sana tamamen konuşmayı kes dedim dedim bir de üste çıkamazsın diye hakaret etti. Kavganın çıkış noktasıysa benim kendi hemcinslerimle gayet sosyal olmam. Oysa ben onun bütün ilgisizliğini, yatak odasındaki eksikliklerini, öküzlüklerini alttan alıyordum o kadar alttan aldım ki artık en ufak şeyde ağlıyorum içim dolmuş taşmış. Bu sefer de ağlamanı kes diye bağırdı. Yataktan kalktı nereye dedim zıkkımın köküne dedi. Evlenmeden önce bu adam bana senin gözyaşına kıyamam diyordu. Bugünse işten geldi sanki hiçbir şey olmamış gibi yemek yiyelim dedi, bense tüm gün ağlamış, boğazımdan bir lokma dahi geçmemişti. O yedi yemeğini ben iki yudum aldım tekrar kalktım yattım, hala üzerime gelince de ne bekliyordun ki bitirdin her şeyi dedim. Açtım ağzımı yumdum gözümü. İş yerinde yetersiz hissetmenin bedelini tamamen bana ödetemezsin dedim. Kendine hiç sormuyor musun bu kızla arkadaşları konuşmak için can atıyorken ben ne halt ediyorum da konuşamayacak hale geliyoruz dedim. Sen en sevdiklerinin ağzına et, karını üz sonra da hayatında her şeyin yolunda gitmesini bekle. Dün gece ilk defa konuşmaların yüzünden sana karşı nefret hissi oluştu, seni kıskanmalarıma bile değmezmişsin, iş yerinde ne halt edersen et zerre umrumda değil artık, çok çabaladım bir şeyler düzelsin diye bana dengesizsin dediğin zamanlarda sırf ilişkimiz kurtulsun diye güzel anlara tutunmaya çalıştığım için öyle davranıyordum ama her şeyi yıktın geçtin dedim. Benim zerre kadar kıymetimi bilmiyorsun anladığında da muhtemelen her şey için çok geç olmuş olacak, beni öyle hale getirdin ki ben neşeli, hayat dolu bir kızdım artık sürekli ağlayan, ağlıyorum diye kendimden nefret eden birine dönüştüm dedim. Sonra da kalktım yatağıma gittim, o da öylece salonda yattı. Hala merhamet duyuyorum ve seviyorum az önce kalktım üstünü örttüm, dayanamadım sarıldım ama tepkisiz kaldı.

Eşim 28 yaşında ama ergen gibi. Bütün yetersizliklerinin acısını beni suçlayarak çıkarıyor. Bıktım, haksız mıyım, boşanmalı mıyım?
Cevapla