Dengesiz bir erkekle beraberdim ve bugün daha fazla katlanamayarak ayrıldım. 2 hafta önce bana karşı sebepsizce kırıcı olmuş, seni sevmiyorum, ağla falan demişti. O buluşmanın sonrasında ondan ayrıldım, böyle dengesiz ve yıkıcı biriyle olamam dedim. Hem beni her gün sevdiğini söylüyor hem de aşağılıyordu. 2 gün geçti, telefon etti. Özürler diledi, haklısın, düzelicem affet beni lütfen, yaptığım çocukçaydı, ben de bilmiyorum neden öyle konuştum falan diye. İlk birkaç gün üzerime düştü, ilgilendi. Ben de düzelir sandım, bir şans tanıdım. Sonraki hafta buluşamadık, yoğunum dedi. Cumartesi günü işleri erken bitti, bana gelebilecekken kuzenlerine gitti ve beni de aramadı, kuzenlerimdeyim oyun oynuyoruz yazdı. Bütün hafta görüşmemiştik zaten. Yine aynı tavır dedim kendi kendime. Sana iyi oyunlar, ben anlayacağımı anladım dedim. Beni defalarca aradı üzerine, aç lütfen konuş diye ısrar etti. Açtım. Kuzenleriyle birlikte iş yapmış o gün, arabası yokmuş falan o yüzden gelemiyormuş. Bana işten izin alacaktım, haftaya hafta içi yapacağımız planları düşünüyordum ben ya falan dedi, nolur bırakma beni dedi, yalvardı, kendimi düzelticem, söz veriyorum dedi, ilaçlarıma da başlayacağım falan dedi (panik atağı var) işte yine beni inandırdı ve ikna etti. Ben de ikinci şansı tanıdım. Pazar sabahı buluşacaktık ama geç uyandı, yine de buluştuk baş başa, sinemaya gittik, yemek yedik, güzel geçti. Hafta içi oldu. Pazartesi gelir dedim, yok. Salı günü 15 saat uyudu, üzerine arkadaşlarıyla dışarı çıkıp gecelere kadar dışarda kaldı ve bana 2 saat telefon etmeye vakit yaratmadı. Buna bozuldum, tartıştık, hep sorun yaratıyorsun arada bir böyle şeyler olabilir diyerek beni suçlamaya başladı. Ben daha ayrılmadan önce yaptıklarını sindirememişken, ondan gönlümü alması için bir şeyler beklerken yine aynı tavrı göstermeye başladı. Ben alttan alıp, empati kurmamız gerek, saatlerce konuşmadık, benimle iletişim kurmanı istemem normal diyerek ona kendimi anlattım ama anlamadı tabi. Diğer gün beraber yemek yemeye sözü vardı ben işten çıkınca. Çarşamba-perşembe mutlaka yemek yiyelim demişti. Çarşamba oldu, tam işim bitti, makyaj yapıyorum. Beni aradı. Arkadaşımla buluştum, o da geliyor dedi. Kız kardeşini al sen de beraber takılalım dedi. Daha biz ayrıldıktan beri bir kez baş başa görüşmüşüz, bana son anda arkadaşımlayım deyince benim iyice sinirlerim bozuldu. Baş başa yemek yiyecektik, bana sözün vardı dedim. Baş başa olmak istiyorum dedim, arkadaşını evine bırak beraber olalım dedim. Hiç uyum sağlamıyorsun, hep sorun yaratıyorsun demeye başladı yine. O zaman gelmiyorum ben dedi, buluşmuyoruz dedi. Bana sözü varken, arkadaşıyla kalmayı tercih etti. Yoklamak için tamam o da gelsin buluşalım dedim. Ha o zaman olur dedi. Anlayacağımı anladım yine. Sonra da vazgeçtim, gelme dedim, ayrıldım. Yaptığı çok saygısızcaydı ama bunu da anlayamadı, beni uyumsuzlukla suçladı.
Bu ayrılık sürecinde ne yapmalı ve ne yapmamalıyım? Arayacağını sanmam ama daha önce aradı, ararsa açayım mı? Ne diyeyim?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
4Cevap
Ondan çok daha aşkı bilen ve karakterli adamlar varken bu ısrarın sebebi nedir? Erkek kıtlığı mı var defet gitsin
Ben ayrılıyorken o beni arayıp 2 saat yalvardı düzelicem söz diye ama dengesiz ve umursamaz tavrında bir değişim olmadı
dengesiz olmayan erkek sanırım yoktur ya. Kadınların en büyük şikayeti bu
Çekilebilir dengesiz var. Kadınlar da mod değişiklikleri yaşıyor sonuçta. Bu çekilebilir değildi.
Adam "Kurtulmuş" diyenler?
Ciddi bir ilişki yaşamak size göre değilse öyle bakabilirsin. Bana ben seninle ciddi ilişki yaşıyorum deyip de adam akıllı iletişim kurmasını bilmeyen insanla benim işim ne? İlişki insanı olmayan takılsın.
Senin yazdığın şu metinde dahi üç beş toxic davranış biçimi var ve ciddiyet ile karıştırdığın şey bu... Adam belli ki bıkmış zaten, yanında büründüğün ruh hallerinden, seni seviyor ama yanına da yalnız gelmek istemiyor. Haklı...
Bıkamaz çünkü ilişkimiz 1 ay oldu. Yüzüne bakıp ot içip sana seni sevmiyorum, ben seni aldatabilirim diyen biriyle kalacak genişlik sende varsa ne güzel. Ben ayrıldım. O geri döndü ve düzelicem dedi. Düzelmek için efor sarf etmedi. Pazar günü son dakika buluşalım dedi de buluştuk. Sonraki görüşmemiz baş başa yemekti, plan barizdi. 1 saat kala arkadaşımlayım, kardeşini al dedi. Bu saygısızlıktır. Demek ki sen de onun kadar genişsin ki böyle bir davranışı savunabiliyorsun. Senin yorumunu almasam da olur.
Ayrıca bıkması gereken biri varsa o da benimdir. Dengesiz dengesiz kırıcı laflar eden, güven bile veremeyen kendisiydi. Buna rağmen sabrettim ve onu sevmeye çalıştım ben. Boşuna zorlama.
İlişkiye bakış açındaki "Efor sarf etmek" tabiri dahi ne kadar itici. Çocuk kardeşim olabilir ama sen de pek sağlıklı bakış açısına sahip birine benzemiyorsun. Arkadaşının içinde bulunduğu pozisyonu biliyor musun peki? İhtiyacı var mıydı, yoksa standart bir birliktelik miydi? Bunları benim değil en başta senin düşünmen gerekiyor... Belki o an söyleyemediği yahut hiç söylememesi gereken bir şey vardır mesela anlıyor musun? Zor bir gün geçiriyordur falan...
"Kardeşim" yazmadım "Daly... ak" yazmıştım.
Evet biliyorum, geç bunları. Beraber ot içtiler. Kardeşim de içiyor diye onu da çağırmak istedi. Biz ayrıldıktan beri bir kez başbaşa kalabilmişiz, yemek sözü vermiş bana ot içmek için ortam yaratıyor son dakika. Bu saygısızlıktır. Ayrıca olayların detayını bilmiyorsun, kendini sırf erkeksin diye erkeğin yanında durmaya zorlama boşuna
Evet, gerektiğinde de efor sarf etmek gerek. Özellikle bir insanı sevdiğin halde kırdıysan ve bir şeyleri düzeltmeyi cidden istiyorsan, görüşüp baş başa kalabilmek için biraz efor sarf edebilmeli insan. Daha baş başa gelip benimle konuşamayan birinden bana ne hayır gelecek? Bana onu bunu değil, özellikle kardeşini de getir dedi sanki kardeşim emrinde bekliyor onun. Herkese empatiniz var, düşünceniz var ama bir tek partnerinize gelince duruyor empati duygunuz herhalde.
Ben kimsenin yanında değilim. Ortamı terörize ediyorum sadece. Türkçeye verdiğin kıymetten dolayı da teşekkür ederim... Haklısın tamamıyla... İyi geceler.
Son yorumunu şimdi gördüm. Derdin doğru fakat anlatım biçimin yanlıştır belki de... Söylediklerinde haklısın fakat "efor" kısmına katılmıyorum. Başta da katılmıyorum şimdi de... Bütünde doğru noktalara değinmişsin. Meseleni anladım...
Mesajım açık, tartışma değil de fikir alışverişi üzerinden yürüyecekse devam edebiliriz konuşmaya, hoş vakitler dilerim tekrardan.
Katılmıyor olabilirsin, ben bu kadar batırdıktan sonra cidden düzeltmek isteyen bir insanın efor sarf etmesi gerektiğini düşünüyorum. En azından birkaç kere baş başa kalabilmeli ve kaliteli vakit geçirebilmeli bir çift böyle bir durumda, eğer ki cidden bir şeyleri düzeltmek istiyorsa. Fakat kendisi düzeltmek yerine içine etmeyi seçti.
Temel pratikler için "efor" doğru değil bence... Talep olarak da değil...
"En azından birkaç kere baş başa kalabilmeli ve kaliteli vakit geçirebilmeli bir çift böyle bir durumda, eğer ki cidden bir şeyleri düzeltmek istiyorsa. Fakat kendisi düzeltmek yerine içine etmeyi seçti."
Haklısın. Mesela sana haftada kaç gün vakit ayırırsa mutlu olabilirsin?
Bu yaptığı son derece bencilce ve çocukçaydı. Ben duygusal açıdan gerçekten yıpransam da onu sevmeye çalışmıştım, beraber baş başa kalıp kaliteli vakit geçirmeye ihtiyacımız vardı ama ben keyfim ve kahyası modundan bir kez daha çıkmadı kendisi.
Yani davranışının hareket noktasını bilmiyorum tam manasıyla ne yaşadığını da... Aptalca da olabilir. Merak ettiğim bir şey var: Madde kullanım sıklığı neydi peki?
İşlerim var yoğundum dediği için hafta içi görüşmemiştik geçen hafta ancak bu hafta izinliydi ve bana iş çıkışlarına geleceğim, vaktimi ona göre ayarlayacağım şeklinde konuşarak beni kendisi boş bir beklentiye soktu. Bu hafta içi iki kez görüşmeyi isterdim, hafta sonu da beraber olacaktık zaten. Ben onu olabildiğince rahat bırakıyordum zaten. Bana sözler verip beni beklentilere sokup sözlerini tutmayan kendisi.
Bana söylediklerine inanmakta zorluk çektiğim için ne kadar sık bilmiyorum. Ayrıldıktan sonra bir iki kere içtim, sen izin vermezsen içmem diyordu ama bugün içti, kafasına göre de planı bozup ona uyum sağlamamı istedi zaten. Böyle dengesizlikleri de hep içtiğinde yaptı bana.
Bana karış, beni yönet, ben seni seviyorum, seni çok özlüyorum, merak ediyorum gibi şeyleri her gün söyleyen biriydi resmen. Ama sözün ötesine gitmedi. Kendi keyfini düşündü, bilerek beni ekti ve arkadaşıyla buluştu. Kardeşini de getir takılalım diyordu zaten. Onun derdi sadece takılmaktı. Cidden isteyip de gönlümü almak için uğraştığı yoktu.
Ha bir de başbaşa kalmak istiyorum, beraber yemek istiyorum, arkadaşını evine bırak bana gel dedim diye bana "arkadaşım her şeyi duydu, beni rezil ettin, ayıp oldu, gelmiyorum" falan da dedi. Bana ayıp olmuyor herhalde ama herkese var bu ayıp.
Daha önce benzer şeylere maruz kaldığın bir ilişki yaşadın mı bilmiyorum ama daha fazla şans tanıyarak kendini yıpratmamalısın. Şu an ne kadar net bir şekilde konuşuyorsan ilişki bir yerden sonra kişinin tabiatını da dönüştürüyor ve muğlaklaştırıyor.
Muhtemelen kendi kendine uydurmaya çalıştığı disiplinleri ve verdiği sözleri de seni kaybetme korkusuyla yaratmış olabilir. Karışık bir mevzu anladığım kadarıyla... Bir aylık bir ilişki, çantanı topla önüne bak çok büyük ihtirasların yoksa. Varsa durum değişir...
7 sene önce beraber olduğum eskk sevgilimdi kendisi. Böyle davranmamıştı hiç bana daha önce, tabi çocuktuk da daha ama madde de kullanmıyormuş o zamanlar bu şekilde. Benim için çok güzel bir anıydı onunla yaşadıklarım ama kendisi kendi elleriyle mahvetti her şeyi ne yazık ki. Katılıyorum, beni kaybetmemek için uydurdu o sözleri de. Üzerinden 1 hafta geçti ve yine aynı hale döndü çünkü. Daha önce bu tarz bir davranışa hiç maruz kalmamıştım. Bana ben seni çok seviyorum nolur bırakma diyen adam düzeltmek yerine daha da bozmak parçalamak ister gibi resmen bana yemek sözü verdiği gün arkadaşına ekti beni. Ben bana yaptığı saygısızlıkları düşününce sinirleniyorum sadece. Hüzüntü yaşamama fırsat tanımadı.
İçinden henüz çıktığın için olaylara his ve beklentiler üzerinden yaklaşıyorsun ama o seni bozmak ve parçalamak için kasti davranmadı. İnsanlar böyle ne yazık ki. Ben de 2 yıllık manitamdan ayrıldım bir ay önce. Önümüzdeki maçlara bakacağız bıdık...
Hayır, ne kadar dengesiz biri olduğunu en iyi ben biliyorum ve bile isteye damarıma bastı. Kimse bilmeden, istemeden yemek için söz verdiği kız arkadaşını bir arkadaşı için ekmez. Bana arkadaşım birkaç saat bizle olur sonra gider, biz başbaşa kalırız yemek yeriz falan demeyi düşünebilirdi, yapması gereken buydu. Ondan önceki gece tüm gün uyuyup bana nasıl geçti günün demek için bir telefon etme gereği duymadan dışarı çıkmıştı, gecelere kadar dışarda durmuştu. Ayıp olmasın kalkamıyorum falan diyordu. Ama bana gelince ayıp falan düşünmedi. Tartıştık. Herkese vakti vardı, bana gelince bir gününü bile ayıramadı. Her şeyin farkındaydı o. İşi de gereği insanları nasıl manipüle edip kandıracağını çözmüş biri kendisi, zaten kabul de ediyordu bunu.
Onun derdi yemek yemek değil, kardeşimi de alıp tüttürmekti beraber. Benden izin alacağını söylerdi ama gidip bana hazırlık yapması gerekirken arkadaşıyla buluşup ot içmiş. Bu kasti bir şey. Başka gün yapabilirdi arkadaşıyla ot içmeyi.
Anladım yahu seni en başta; neden aynı şeyleri söylüyorsun sürekli... Bunları aynı şekilde ona da ifade ettin mi?
7 sene öncesi ile aynı şeyleri yaşayacağını ummak ya da ilinti kurmaya çalışmak da biraz eblehlik gibi. Ne kadar iyi manipülatif olsa da sana sökmemiş xD...
İnsan çok değişmez. Kişilik oturuyor sonuçta. Aynı şeyleri yaşadığımı ummadım ayrıca. Ben sadece onun samimiyetine güvendim önceden tanıdığım için, o yüzden başladım. Daha önce beni saçma bir sebepten kaybetmiş, bu sefer dener çabalar diye umdum en fazla. Manipüle edilmedim, başından beri nasıl biri olduğunu sezdim. Sadece boyun eğdim, onu da sevdiğim için göz göre göre yaptım. Şimdi aptallık etmişim diyorum ama başından belliydi.
Yaşayacağımı*
Yaptığı şeyin çirkin bir saygısızlık olduğunu, o günü bana ayırması gerektiğini, yemek yeme planını önceden konuştuğumuzu ona söyledim tabi ki. Ama empati yoksunu biri olduğu için ona yaptığı şeyin pişmanlığı da geç uğrar. Bu sefer aramaya da yüzü olacağını sanmam. Zaten bu saygısızlığı asla affetmem. Arkadaşım da yapsa çıkarırdım hayatımdan. Ben hazırlanmışım, nereye gideriz diyorum, heyecanlıyım. 1 saat kala yüzsüzce gelip planı değiştiriyor it, arkadaşlarla takılalım diyerek. Kadın ruhundan anlamayan öküzler takılsın sadece.
İki insanın anlaşabilmesi kadar basit bir durum yok aslında ama iletişim becerisi tabii ki... Aptallık olarak düşünmene de gerek yok bence. İlla ki bir şey öğrendin bu bağdan... At cebe devam et, bir daha görüşmeyeceksen de fazla kurcalamana gerek yok artık. Kardeşine de söyle fazla tüttürmesin... Arada bir denk gelişler daha keyifli ve spontane olduğu için hazzı daha yüksek.
Kadın ruhu diye ayrı bir incelik gerektiren form olduğunu düşünmüyorum ben. Bir insan ince ise herhangi birini düşünürken ve bazı kişileri bu zerafetten mahrum bırakıyorsa kıymet vermiyordur. Sadece bu kadar...
Bence var. Sonuçta kadınların duygusal zekası ile erkeklerinki farklı. Onların gözünden daha ince düşünebilmek bir beceridir. Onda iletişim kurma becerisi yoktu, genelde çıkar ilişkisi amacıyla iletişim kuran biriymiş.
Geçmiş olsun...
Sağol
Kendını koru
Ayrıldım işte