Her iki tarafın birbirilerinin kafa uyuşmasıyla beraber karşılıklı sevgi, karşılıklı saygı ve karşılıklı güven olduğu sürece o ilişki ömürlük bile olur. Dolayısıyla sorun hiç bir zaman ilişkide olmadı. Sorun insanlardı. Bunu anlamak gerekir.
İlişkiyi yöneten insanlar olduğu için sorun olan bir insan ilişkinin sorun olmasına sebep olacak Evet, ilişki kendi kendine sorun olmaz İnsan eli değerek güzelleşir veya bozulur Ya da hep kötüdür.
Yine de bu "ilişki" denilen şeyi sorunlu bir etken haline getirmez. Sorunlu olup olmaması yine insanlara bağlıdır. "ilişki" kavramının kendi doğasına değil. İşte bu yüzden burada sorunlu olan "ilişki" değil insanlardır.
Ilişki de insanlar olmadan kendi kendine var olan bir şey değil. Tek başına söz konusu da olmayacağı için bu konuda güç insanlarda, güçsüzlükte İlişkiyi kendi kendine varolmuş bulamazsın taraflar lazım. Bu yüzden ilişki haklı ya da haksız, suçlu ya da suçsuz değil. Bu yüzden sorunlu veya sorunsuz da değil. Çünkü karşılıklı o iletişim olduğu müddetçe var.
Buradaki bağlantıyı anlamadın. Ona bakılırsa hiç bir kavram, insanlar olmadan var olan bir şey değil. Burada demek istediğim şey, gerçek aşkın zaten göreceli olmayan ve her iki tarafın da ömür boyu birlikte olup mutlu olabilmesi zaten mümkün olan bir tanımı var. Ancak genellikle her iki taraftan en az birisi buna genelde uygun hareket etmediği için toksik ilişkiler, ayrılıklar, boşanmalar vb. gibi sorunlar ve kavramlar duymaktayız. Tüm bunlara uygun hareket edilseydi bu tarz sorunlar doğmazdı. Dolayısıyla tüm bu şartlara uyan sağlıklı ve ömürlük olması garanti bir ilişkiye bile "sorunlu ilişki" diyemezsin. Bu durum ilişkiye kötü bir anlam verir ki günümüzde "ilişki" kavramının çok kötü bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Tersine kötü anlamlara çekilen yanları olduğunu düşünüyorum. Buna sebep olan etken de insanlardan başka bir etken değil.
Sorunlu olması da, sağlıklı olması da yine insanların elinde. Ama bu durum; "ilişki" kavramını suçlayacak bir durum ortaya koymaz. Sonuçta "ilişki" tanımı yapılırken bile bunun gerçekleşebilecek en iyi alternatifine göre tanım yapılır. Direkt kendisinde olan "kötü özellikler", kavramın temel anlamını oluşturmaz. Sen hiç hayatında sözlükte "İlişki: Her iki tarafın da toksik olduğu, doğa olmadığı ve sadece cinsellik düşünülen, art niyet barındıran, hayatta tamamen gereksiz olan karşı cinslerin etkileşim türü." gibi bir tanım gördün mü? Eğer sözlükte böyle bir tanım gördüysen haklısın. Ancak görmediysen haksızsın.
Bu noktada da anlayacağın üzere, "ilişki" kötü bir şey değil. Tamam belki her kavramda ve durumda olduğu gibi kendisinin de olumsuz yanları olabilir. Ama bu durum "ilişki" kavramına kötü bir anlam vermez. Kötüye kullanan yine insanlar değil mi?
İşte bu nedenle "ilişki" doğal olarak kötü değildir. Onu kötüye çeken etken, asıl kötü olandır. Bu da insanlardan başka bir etken değil. Bunu kötüye çekmek de dengeyi koruyup gerçekten gereksinimleri sağlamak da yine insanların elimde. Çoğu insanın da bu dengeyi gerçekten umursadığını hiç sanmıyorum.
Benim zaten buna kötü bir anlam yüklemediğim çok açık. İlişki denilen şeyin de nesnel bir tanımı yok bence. Çünkü her ilişkinin doğası farklıdır Benzer görülen ilişkiler bile farklı sözlüğü açıp baktım diyelim. Bu kimin ilişkiye yüklediği anlam? Belki bana göre öyle değil. Ya da bana göre daha geniş bir yelpaze. Evet bunların hiçbir cevabı yok bu yüzden bu hayatta "aşk ilişkileri" aslında hep insanların dilinde illaki dolanan ve buna da devam edecek bir konu. Ben zaten ilişkiyi suçlamadım Onu iyi veya kötü diye bir kefeye koymadığım için. Tek başına tanımlamalar yapılan ama net cevabı olmayan bir durum olur. Belki de buna cevap aramak saçmadır. Cevapsızdır Bana göre cevabı budur sana göre şudur. Benzemesi de onları aynı yapmaz. Bir sözlük anlamı da benim ilişkime karar vermez yani cevabına da ancak fikir sahibi olmamı ve düşüncelerime yön vermeye sağlar. Evet, yön verir. Ama yön veren insanlar. Evet aynen dediğin gibi insanlar ile var olan bir şey. İnsanlar olmadan yorumlu olan bir durum ki. şu an yorumlar yapıyoruz üstüne.
Sen bunun hala nesnel bir şey olmadığını düşünüyorsun değil mi?
İşte buna katılmıyorum. En temel ve elde tutulur tanıma inelim:
"İlişki: İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas." Kaynak: https://sozluk.gov.tr/
Dipnot: Bu TDK'nin resmi sitesidir. Oraya girip kelimeyi aratsan bile bu sonuca ulaşırsın.
Asıl konuya dönersek...
Peki ben neden direkt bunun temel tanımına girdim? Çünkü temel tanımda bile görmüş olduğun gibi orada bile "iki şey" arasında "karşılıklı" İlgi, bağ, temas ve münasebetten bahsediliyor. En basitinden soruyorum.
Karşılıksızsa ve bir taraf rol yapıyorsa ya da sadece kendini düşünüp karşı tarafı düşünmeyerek karşılığını olması gerektiği gibi vermiyorsa, hala buna karşılıklı bağ diyebilir misin?
Gördüğün gibi ortada bir öznel yorum bile yok @aysslay
Tamamen "nesnel" gerçeklere değindim. Sonra da bunun üzerinden giderek bir argüman sunarak açıklama yaptım. Yani, bunun yoruma dayalı bir şey olduğunu savunacak bir şey bulamazsın; çünkü yoruma dayalı bile değil.
İşte bu nedenle diyorum ki karşılıklı bağın gereksinimlerini karşılamak ya da karşılaşmamak yine insanların elindedir. Sonuçta bu durum ilişkiyi sağlıklı ya da sağlıksız yapar. Çoğul olarak da gördüğüm kadarıyla çoğu ilişki sağlıksız. Bil bakalım neden?
Evet. Çünkü çoğu insan bu gereksinimleri hak edildiği gibi karşılamıyor. Bu durumda sen hala bunu insanların yorumuna mı bırakırsın? Yoksa ortada nesnel bir yanlış olduğunu mu anlarsın?
Bak ben tdk'nın bu en temel tanımına yanlış demedim. Üstüne yapılan öznel yorumlar olduğu gerçeğini değiştirmiyor ne de olsa. Ve ayrıca evet bağ, taraflar gerektiren insanlara ihtiyacı olan bir durum. Karşılıksız olan o şeyin ismine ilişki demiyorum ben. Laf üzerinde dersen de ama o yaşanılan bir ilişki bile değil benim için. Evet karşılıklı olması lazım.
O zaman "ilişki" kavramının gerçek tanımının da hiç öznel olmadığını, o yorumların sadece insanların kendince olan ve mantığa dayalı olmayan düşüncelerden ibaret olduğunu anlaman gerekirdi. Kimi insanlar "ilişki" kavramını kendilerini tatmin eden bir zevk aleti gibi bile görebiliyor ne de olsa. Bu tip insanlarla çok fazla yüzleştim. İnan öznel yorumlar yapanların tek derdi, işi kendi çıkarına çekmek. Mantığa dayalı hareket etmek değil. Bunu bil.
Açıkçası ben şuna katılıyorum hakkında en çok tanımı yapılan ama asla belli bir tanımı olmayan şey aşk. Ve bu da bir ilişki. Yani her ilişki tanımı olacak şeyler değil. Evet, çıkarları uğruna bunları değersiz görenleri haklı görmüyorum. Bunun yanlış olduğunu biliyorum. Ama şu var ki sözlük sana genel bir tanım verir sana bir ilişki nasıldır anlatmaz. O en temel tanımdan yola çıkarak aklımızda bağlantı kurup bir sonuca varıyoruz. Ve her zihinden çıkan sonuç aynı olmaz. Aynı zihne girmiş farklı insanlarla yaşanılan ilişkiler bile aynı değil olsa. Knight senin için ilişki öznel değil tamam. Her zihninde yer almış insanla o nesnellik üzerinden mi bir ilişki yaşarsın? Bu imkansız. Yani aynı insanın zihninde bile farklı olabilirken zamanla. Başka zihinlerde de daha farklı olması garip değil. Evet, karaktersiz çıkarcı insanaların bundan faydalanıp ona göre yorum yapması doğru değil. En temel tanım da var sözlükte. Ama katmanlar bizdedir. O temele bina diken biziz. Sen sözlükte o binayı bulamazsın ama o temeli bulursun. Ve bu temele herkes aynı binayı dikemez. Herkesin binası farklı çünkü... Hepsine onay vermek zorunda değilsin. Ama bu bir gerçek. Aynı tuğlalarla yapılan evler bile farklı ilişkiler nasıl aynı olsun..
"Açıkçası ben şuna katılıyorum hakkında en çok tanımı yapılan ama asla belli bir tanımı olmayan şey aşk."
İşte ben de tam bu noktaya katılmıyorum. Çünkü sağlıklı bir ilişki sonucunda, bu noktaya dikkat, "her iki tarafta da" aşk doğar. Gerçek olmayan aşk ise her iki tarafta olmaz. Hatta bunun sahtesi vardır. Yani her iki tarafta varmış gibi gözükür. Her iki taraf birbirine bağlı gibi görünür ama aslında bir tarafın ya da her iki tarafın da bu umrunda bile değildir. Sadece kendi çıkarları vardır. Ama işin ironik yanı ortada tüm bu çıkarlar olmasına rağmen bile "aşk"tan bahsediliyor. Yani her iki tarafta sağlıklı bir ilişkiden ortaya çıkmış "aşırı sevgi ve bağlılık duygusu" yoksa (ki TDK tanımında "aşk" kavramının tanımı da bu), buna gerçek aşk denebilir mi? Hayır. Bir tarafta olması sadece platoniktir. Her iki tarafta hiç olmayıp sadece kendi çıkarları için sevgili olmaları da sadece çıkar ilişkisidir.
"Ve bu da bir ilişki." "Aşk" hem kavramsal hem de mantıksal olarak bir ilişki değildir. Öyle olsaydı "platonik aşk" denen kavram da günümüzde var olmazdı. Demek ki ilişki olmadan da aşk olabiliyor. Bu da bu kavramın bir ilişki değil de ilişki ürünü olduğunu gösteriyor. Her iki tarafta "gerçek aşk" olmadan ya da daha net bir tanımla "gerçek aşk duygusu" olmadan ömürlük bir ilişki de olmaz. O yüzden ben gerçek aşkı, her iki tarafın da karşılıklı sevgi, karşılıklı saygı ve karşılıklı güven içinde birbirilerinin kafalarının uyuşmasıyla da ömürlük ilişki sürdürmesini sağlayan temel etken olarak tanımlıyorum. Gerçek aşk, olmadan ömürlük ilişki olmaz. Temel tanımı değil ama dolaylı yoldan neyin etkeni olduğunu açıklıyorum bu noktada. Buna bir "ilişki" demek doğru olmaz.
"Ama şu var ki sözlük sana genel bir tanım verir sana bir ilişki nasıldır anlatmaz. O en temel tanımdan yola çıkarak aklımızda bağlantı kurup bir sonuca varıyoruz. Ve her zihinden çıkan sonuç aynı olmaz."
Bir ilişkinin nasıl olduğunu anlatmak ile tanımını vermek arasında büyük farklar var; çünkü bir ilişkinin ömürlük sürüp sürmemesi, her iki tarafın birbirine uyumu olup olmaması yine insanlara bağlıdır. Bu da ilişkiyi öznel noktaya götüren durumdur. Yani ilişkinin kendisi, öznel bir durum değildir. Sonuçta her insan farklıdır ve ömürlük olarak uyum sağlanacaksa doğru eş seçimi yapılmalıdır. Bu doğru eş seçimi de her iki tarafın karakteristik özelliklerinin birbirine uyumlu olmasından geçer. Sorun şu ki çoğu insan buna dikkat etmiyor da daha ironik kriterlere dikkat ediyor. Sonra da o kişinin kendilerine uyumlu olacağını "zannediyorlar". Ama gerçek aşk duygusunu her iki tarafta da ortaya çıkaracak potansiyel gerçekte bu değildir. Bu sadece cinsel anlamda bir çekim, bir etkilenmeden ibarettir. Ben bunu "fiziksel dürtü" olarak tanımlıyorum. Ya da genel anlamda "cinsel çekim" de diyebilirsin. Her zihinden çıkan sonucun aynı olmadığı kısma gelirsek, bu durum hala bir ilişkiyi öznel yapmaz; çünkü öznel yapsaydı, aynı bu kavramda da olduğu gibi "kötülük" kavramının "iyilik" kavramı anlamıyla tamamen aynı olduğunu iddia eden büyük bir topluluk çıkardı. Ama öyle bir topluluk ortaya çıkmıyor. Demek ki insanlar "iyilik" ve "kötülük" kavramlarının tamamen birbirinden farklı olduğunu ve aynı anlamda olmayacaklarının farkındalar. Bu da durumu öznel değil de nesnel yapıyor. "İlişki" kavramı da aynı. Aslında belli bir nesnel tanımı ve sağlıklı olmasına dair belirli gereksinimleri var. Ancak çoğu insan bunları pek dikkate almayıp genelde yalnızca kendini düşünen bencil varlıklar olduğundan, bu sana öznelmiş gibi görünüyor. Olay bundan ibaret. giphy.com/.../batman-bruce-wayne-arkham-knight-3xZkfFA9J0RJm
"Her zihninde yer almış insanla o nesnellik üzerinden mi bir ilişki yaşarsın? Bu imkansız."
Uyum sağlayabileceğime inandığım ve gerçekten istediğim biriyse nesnel gereksinimleri karşılayarak o ilişkiyi ömürlük hale getirebilirim. Bu mümkün. Ama olay karşı tarafta da bitiyor. Her iki taraf da ömürlük ilişki istemiyorsa ve bu konuda uyumlu değilseler neden devam etsin? Bir insan bunu tek başına yapamaz. Ama gerçekten birbirini seven iki insan bunu yapabilir. Burada değişen ve öznel olan tek etken, insanların farklı davranışlara sahip olmasıdır. Nesnel olan etkense her iki tarafın da özünde anlaşılmaya ihtiyaç duyması ve sevgi görmek istemesidir. Bir birey karşı tarafa sevgi gösterirse, sevgi gören birey de, sevgi gösteren birey tarafından sevgi gördüğü için karşılığını verir. Ancak bunun için "benzer" bireyler olmaları lazım. Kafa yapısının uyuşması burada devreye giriyor. Eğer "benzer" olmasaydı, bir taraf bunu verirken öbür taraf vermezdi. Buradan da gerçek aşk duygusu her iki taraf için de ortaya çıkmaz. Bu sadece platonik aşka kaçar.
Görüyor musun? Burada bile nesnel bir durum var. Sadece insanların farklı karakterlere sahip olması öznellik getiriyor. Özünde her insan aynı şeyi istiyor. Sadece çoğunun uygulaması yanlış oluyor.
"Sen sözlükte o binayı bulamazsın ama o temeli bulursun. Ve bu temele herkes aynı binayı dikemez. Herkesin binası farklı çünkü..."
Bu doğru. Sadece yanlış perspektifte baktığın bir nokta var. O da şu ki herkesin binasının farklı olması zaten az önceki yapmış olduğum açıklamadaki "her insanın karakterinin farklı olması" durumundan geliyor. Uyum sağlandıktan sonra farklı bile olsa doğru uygulamalarla o ilişki yine ömürlük olur. Ancak uyum yoksa ya da bir taraf sadece cinsellik kısmını bile sanki nesnelmişçesine "aşk" olarak tanımlıyorsa burada bir hata var demektir. Bunu da yapan çok insan gördüm. Mesela senin hemcinslerinden bir kesim var. Diyorlar ki "Erkeklerle cinselliğe girmeden doğru eşi seçemem. Yataktaki performansına göre bakar, sonra ona göre doğru olanı bulurum. Kulu kölesi olurum; çünkü cinsellik benim için önemli." kafasındalar. Ağızlarından bunu hiç duymamış olabilirsin ama bilinç altında çoğu kız bunu yapıyor. Sonea da aradıklarını bulunca, karakteristik olarak ortada bir uyum olmamasına rağmen bunu "aşk" olarak tanımlıyorlar. Söyler misin bu durumdan faydalanan ve kriterleri karşılayan adamın o kıza karşı hiç bir hissi olmamasına rağmen ve sadece kendini düşünen bir adam olmasına rağmen sen nasıl bunu "aşk" olarak tanımlayabilirsin? Gördün mü? Burada senin "Bunun tanımı özneldir. Nesnel bir şey söylenemez." tezin bu noktada çürüyor; çünkü mantıksal açıdan düşünen her insan, bunun "aşk" olduğunu ya da "gerçek aşk duygusu" barındırma potansiyeli olabileceğini kabul etmez. Bu da aslında ortada göreceli olmayan ve nesnel olan bir durum olduğunu ama her iki tarafın da buna uyum sağlamak için birbirilerine uygun bireyler olmadığını gösterir.
Kısacası daha basit ve senin anlayabileceğin tabirle konuşmak gerekirse her bina farklı olabilir. Ancak bu sağlam temelli binaların yapılış şekilleri ve yapılış tarzları da farklıdır. Ama özünde yine uygun bir yapılış tarzına sahiptir ve dolayısıyla o sağlam temelli bina ömür boyu dayanabilir. Burada sorun, bir insanın çıkıp "Sağlam temellerin de farklı yapılış tarzı olabilir." diyip işi öznel noktaya götürmesi. Oysa gerçek şu ki her sağlam ve farklı binaların sağlam temellerinin yapılış tarzı en iyi alternatifinden çıkmayacak aynı olması ve dolayısıyla da en iyi alternatifte olan planda olması gerekir. Ortada en iyi sağlam temel alternatifi kullanmayıp sen farklı bir temel kullanmaya kalkarsan, o binanın temeli daha sağlam olmayacaktır. Sorun da burada başlıyor. Ben "nesnel" olarak en sağlam alternatifi açıklıyorum. Başka insanlar ise bu alternatifi reddediyor. Sonra da reddettiklerine pişman oluyorlar. Ama benimle uyumlu olan birisi olsaydı bu alternatifi kabul ederdi ve zamanla faydasını görürdü. İşte bu yüzden farklı binaların bile "en sağlam" temelleri aynı yapılış planına sahiptir. Burada farklı olan, tarzlarıdır. Bunu bir insan gibi düşün. Özümüzde hepimiz aynı şekilde doğuyor, gelişiyor, büyüyoruz. Temelimizde bu var. Sadece genlerimizden dolayı tarzımız farklı. Ama o temel değiştirilseydi, bir daha o varlık, bir insan olmazdı. Bu da her iki taraf için iyi bir sonuç vermezdi. Bu temelin daha iyi sonuç vermesinin tek yolu, geliştirilebilir olması. Ama elinde zaten en iyi alternatif varken neden temeli değiştiresin?
Sorun da burada işte. İlişkilerde zaten en iyi alternatif varken temeli değiştirmeye çalışıyorlar. Ama en iyi alternatif onlar değil. Mantıklı olmadığını da mantıksal çerçeveden düşünen birisi rahatlıkla anlar. Ancak mantığa yatkın bir şekilde temel değiştirme fikirleri ortaya atan birisinin fikri her zaman denemeye değerdir. Şimdiye kadar da ömürlük ilişki için benim tanımladığımdan daha iyi bir alternatifi bulmuş olan birisini göremiyorum. Dolayısıyla en iyi alternatife sahipken neden başkalarının "temeli" değiştiren alternatiflerini dinleyeyim? Sonucunun çok sağlıksız olacağını ve karakterimi olumsuz etkileyeceğini zaten biliyorken hem de...
Bak knight ben senin doğrularını yanlış görmüyorum. Açıkçası şu noktada nesnelliği ile ilgili bir yorum da yapmayacağım buna senin neyi kastettiğini anlıyorum. Senin nesnellik olarak ifade etmeye çalıştığın şey güzel ve doğru da yani ben de bu konuda senin gibi düşünüyor olabilirim. Ama bu herkesin bizle aynı düşünmediği gerçeğini değiştirmez. Sen şimdi dersin ki en doğrusunu ben düşünüyorum çünkü nesnel vesaire Evet knight sana göre en doğrusu budur olabilir mantık çerçevesinden bakıp ne iyi ne kötü görebiliyorsun bu tabii ki kıymetli bir şey. Ama yine de mantık çerçevesine sahip herkesin aşk ve ilişki anlayışı da yaşama stili de farklılık gösterebilir bir noktada. Bak sana şunu söyleyeyim ki ben de cinsel performansı iyi ve bu performansta karşılıklı iyi olduğunu uyumlu olduğunu düşünüp o çekim veya o duygudan ötürü karşısındaki kişiye başka yönden bakmaksızın buna aşk yüklemesi yapmak savunacağım bir şey değil. Karaktersizlikleri ve saçmalıkları dahil ettiğimi veya etmek isteyeceğimi nereden çıkardın ki bana böyle bir açıklama da bulunuyorsun? Açıkçası çokta bir fikrim yok bunlar bahane midir yoksa bu gibi durumlar da hissedilen şey nedir ya da bunu yaşayıp aşık olan var mıdır... ? bilmiyorum. Ama bana göre gerçek aşk bu değil. Yani ben bunları doğru görmüyorum. İnsanların temele bina inşa etmesi olarakta bunları kastetmedim aslında. Sadece aşkın yaşanma ve yaşanılma katmanları farklılık gösterebilir diye düşünüyorum. Aşk olmayan ya da olamayacak durumlara aşk diyen insanların o temelin üstüne koyduğu şeyin bina olmadığı çok açık. Her temeli olan da o binayı inşa etmeyi düşünmüyor demek ki. Her aşkı tanımlayanın ya da her bu aşktır diyenin lafına inanmamakta haklıyız. İnanmamız saçma olurdu ama yine de bizim anlayışımızla herkesin anlayışı birebir uymayabilir. Ben bunun farkındayım.
Ayrıca temel nesnel olabilir o da ikimizin de ortak olarak gördüğü mantıksal olarak olma zorunluluğu olan ve ilişkide buna ihtiyaç duyulan belli karakter özellikleri uyum vesaire. Ama binayı diken ilişkideki iki insan olur. Ve o iki insanla başka iki insan aynı aynı binayı dikemez. temel aynı olsa bile Doğru ve mantıksal yönleri aynı senin kabul edeceğin türde bir aşk olsa bile onların ortak uyumu sevgi anlayışı da bu gibi maddeler onlar için farklı olacak çünkü Evet, doğru maddeleri vardır ve senin dediğin gibi nesneldir ama sevgiyi yaşama tarzı insanların farklı bu iki grupta da iki bina bu yüzden farklı olabilir Ben bunu sağlam temelleri olan, üstüne de sağlam bir bina diken ve mantıksal açıdan herhangi bir problem teşkil etmeyen iki grup için de söylüyorum. Benzer ve ortak olması gereken noktalar aynı ama geri kalan eklemeler, düzeltmeler bu iki sağlam grupta yöntem ve uygulama açısından farklılık gösterebilir. Evet ikisi de doğruyu yapıyordur bu örnekteki iki sağlam grupta ama ikisi de aynı yollardan ilerlemek zorunda değil. Doğrunun tek bir yolu yok. Farklı yollar ile de elde edebilirsin. Mutluluğun formülü iki ilişki sağlam olma örneğinde bile sağlam noktalar aynı olsa bile onları gösterme ve yaşama şekli farklı olma potansiyeli taşıyan insanlar için farklı şekilde formülize edilmiş olabilir. İki grupta karakterli ve sağlamdı temel noktalar ve canım ortaktı yaşama biçimleri tıpatıp aynı değildi o kadar.
@-the_dark_knight- ve son olarak ben de senin gibi düşünüyorum birçok konuda yani sana hak veriyorum. Dediklerin inkar ettiğim, karşı çıkıp reddetttiğim görüşler değil. 🤝🏻
5. yorumumu yapacağım şimdi ama bu aklıma geldi yani yapmam lazım. 5. diye belirtiyorum çünkü ben senin son 3 attığını görmüştüm üstte de varmış sonra farketmiştim Neyse ışte Mesela şey İki grup var yemek yapıyolar ve tarif aynı kullandıkları malzemeler de ama buna rağmen sonuç farklı yemeğin tadı da bide kullandıkları oran aynı olsa bile tadı farklı oluyor.. Nasıl öyle değil mi Bide malzeme aynı kalitede olsa aynı malzemeler, kullandıkları ölçüler de aynı, pişirme ısıları da ve iki grupta aynı tarifi yapıyor ama sonuç hem görsel hem tat olarak farklı bir yemek oluyor Yemek başka nasıl açıklanır bilemedim belki başka başka şeyleri de farklı işte 🤔 İkiside kaliteli ve güzel de olabilir ama farklı sonuçta Yani ilişkiler de ışte hep farklı. bide söz konusu içinde iki insan var yemek tarifi gibi ölçülü pişirme ısılı falan değil. Hakli değil miyim yani Farklı olması konusunda 🤠 Bu yüzden diyorum farklı diye 🥺 Bak temelleri aynı ışte ama sonuç farklı oldu ikisi sağlam yemekler olsa bile Ama benzer evet Benzer temel ve aşama, adımlar. Değil miii
Aslında tüm her şeyi aynı olsa iki yemekte aynı mi olurdu acaba Tamam tamam örneği şöyle değiştirelim İki grup yemek yapsın Malzemeler de aynı tamam mi ve iki grupta sağlam🤠 Ama ısıları, ölçüleri onlara kalsın bu gibi ayrıntılar onlara kalsın. Ve sonuç farklılık ta daaaa Yani iki sağlam ilişkinin ölçüleri de aynı olamaz muhtemelen sonuç farklı olur yani 🙃 Bunun gibi değil mi
Ve sen tüm buna rağmen, cinsel kısımla alakalı vermiş olduğum argümanın sadece etkili bir şekilde verilebilecek bir örnekten ibaret olduğunu, sana karşı bir ofansif anlamı olmadığını anlayamadın mı yani?
"Karaktersizlikleri ve saçmalıkları dahil ettiğimi veya etmek isteyeceğimi nereden çıkardın ki bana böyle bir açıklama da bulunuyorsun?"
"Yani benim kafamdan geçirdiğim bu farklılıklar da karaktersizlik barındırmıyordu knight. Ve anlayış biçimim de bu yoktu."
Kısmında bu açıkça belli oluyor. Mantıksal zeka kaynaklı açıklamalar yapıyorken birden bu noktada duygusal zeka kaynaklı açıklamalar yapmaya başladın. Neden?
Eğer özel bir durum varsa sebebini burada söylemek zorunda değilsin.
"Ancak uyum yoksa ya da bir taraf sadece cinsellik kısmını bile sanki nesnelmişçesine "aşk" olarak tanımlıyorsa burada bir hata var demektir. Bunu da yapan çok insan gördüm. Mesela senin hemcinslerinden bir kesim var. Diyorlar ki "Erkeklerle cinselliğe girmeden doğru eşi seçemem. Yataktaki performansına göre bakar, sonra ona göre doğru olanı bulurum. Kulu kölesi olurum; çünkü cinsellik benim için önemli." kafasındalar. Ağızlarından bunu hiç duymamış olabilirsin ama bilinç altında çoğu kız bunu yapıyor. Sonea da aradıklarını bulunca, karakteristik olarak ortada bir uyum olmamasına rağmen bunu "aşk" olarak tanımlıyorlar. Söyler misin bu durumdan faydalanan ve kriterleri karşılayan adamın o kıza karşı hiç bir hissi olmamasına rağmen ve sadece kendini düşünen bir adam olmasına rağmen sen nasıl bunu "aşk" olarak tanımlayabilirsin? Gördün mü? Burada senin "Bunun tanımı özneldir. Nesnel bir şey söylenemez." tezin bu noktada çürüyor; çünkü mantıksal açıdan düşünen her insan, bunun "aşk" olduğunu ya da "gerçek aşk duygusu" barındırma potansiyeli olabileceğini kabul etmez. Bu da aslında ortada göreceli olmayan ve nesnel olan bir durum olduğunu ama her iki tarafın da buna uyum sağlamak için birbirilerine uygun bireyler olmadığını gösterir."
Derken bile amacım etkili bir örnek vererek yanlış bir noktanı göstermekti. Yoksa daha masum bir örnek de verebilirdim ama etkili olabileceğinden şüpheliyim. Yine de üzerinden de gidebiliriz:
Örneğin bazı zıt karakterli insanlar uyum sağlar. Bazıları sağlayamaz. Neden böyle biliyor musun? Zıt karakterli insanların bir kesimi, uygulama konusu söz konusu olunca bunu iyi başarıp en zıt olduğu insanla bile uyum sağlayabiliyor. Diğer kesimi ise uygulama konusunda sorunlar yaşıyor. Dolayısıyla uyum sağlayamıyorlar. Daha temelden kaybediyorlar. Farkındaysan bunu bile sana en karakterli örneğe göre verdim. Buna karşı bu kadar duygusal zeka ile düşünmene gerek yoktu. Sadece yanlış noktanı buldum ve karşı tezimi argümanlarla birlikte sundum o kadar.
Ayrıca ilişkilerin farklı olduğunu biliyorum zaten. Önemli olan temel gereksinimlerin aynı ve en iyi alternatifte olması. Üstte de buna yönelik en iyi şekilde açıklama yaptığımı üşünüyorum.
Saygı olunca kişi yalan söylemez yalan olmayınca sevgi gerçek olup olmadığı ortaya çıkıyor böylece zincirleme bir reaksiyon ile tüm gerçeği görüp kabul ederek kaliteli huzurlu bir ilişki başlıyor
Saygının zincirleme de önemli bir rol oynadığını biliyorum. Saygısız olmayacağını da biliyorum bir ilişkinin. Ama zincirleri kopuk biri bağlantı kuramıyorsa da bu durumda bakan biri sadece saygı ile ilişki yürütülemeyeceğini bilir.