Sabahattin Ali bu konu hakkında şöyle diyor: "Unuttum diyemem ama üzerimde bir tesirin kalmamış artık." İşte durum tam olarak böyledir. Kimse tamamen unutulmaz. Zamanla değersizleşir;eskir, geçmişte kalır ve öyle hatırlanır.
Herhangi biri veya olayı unutmak imkansız ama tesirinden kurtulmak zor mudur?
zaten unutmak aslında tesirinden kurtulmak oluyor insanlar onu artık arada bir hatırlayıp anılarda hatırlayacağı bir anı olarak gördüğünde tesiri bitiyor anlamını yitiriyor ona verdiğin değer.. Artık bir varmış bir yokmuş gibi oluyor o Eski anılarda kalmış acı ve tatlı anıları barındıran arada bir hatırlanan bir anı sadece.. hepsi bu..
Durum bu olana kadar ise etkisi geçmiyor etkisi geçmediği içinde acı veriyor incitiyor ve zorlanıyorsun düşünmeyi bırakamıyorsun çünkü..
1
8 Yorumla
Soran
+1 yıl
Düşünmeyi unutmayı o kadar çok isterdim ki anlatamam. Yorumunuz için teşekkür ederim.
bazen var olmamayı dilemek bile var olduğunun göstergesidir.. Acı çekerken insan yok olmayı ister ama acı da yaşamın bir göstergesidir. Öyleyse Acı çekiyorum işte sevebiliyorum işte ben insanım işte.. İnsan olmanın göstergesi bunlar.. Bu dünya bir çok insanın hassasiyetini kaldıramayacak kadar kötü değil aslında sadece biz bu hassasiyetleri anlamayacak insanlara denk geldiğimiz için öyle düşünmekteyiz.. sadece
Soran
+1 yıl
Çok canım yanıyor ve üstesinden nasıl geleceğimi bilmiyorum. Anlatacak kimsem yok zaten kimseye anlatamam sadece içimi dökmeye ihtiyacım var bunu hissediyorum. Bunu da buraya taşımak zorunda kaldım. Kendimden nefret ediyorum. Ben neden güçlü olamıyorum?
güçlü insanlar derin acılar çekmiş insanlardır yani aslında bu yaşadıklarının seni daha güçlü yapacak sadece bunun henüz farkında değilsin çünkü odaklandığın yer acın.. İnsan acısını yaşamalı içini dökmeli içindeki ateşi kusmalı içine atar içinde tutarsa daha çok acı çeker. hiç kimseye anlatamıyorsan al eline kağıdı kalemi yaz sonra yak çok ferahlatıcıdır denedim zamanında bilirim Olmadı yaz sonra delete yap sil Ancak bir şekilde dök içini sana tavsiyem
Sabahattin Ali İçimizdeki Şeytanda bunu belirtmişti ve büyük bir adamdır. Yıllar önce yaşadığımız acı deneyimlerin, bugünlerde unutulduğunu anımsadığımızda, bu sözün ne kadar makul olduğunu ancak o zaman anlayabiliriz. Hayat değiştikçe tesirini hissettiğiniz acılar da değişir. Hatta buna William Shakespeare şöyle demiştir: "Yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını. Yeni bir acıyla diner eski bir ağrı".
1
12 Yorumla
Soran
+1 yıl
Ve yine William Shakespeare kalemi eline alır ve şöyle der öğüt verene "-Beni dinle ve onu düşünme, unut! +Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?"
Tıpkı F. Nietzsche'nin önce en yukarı uçmak gerektiğini söyleyip, sonlara doğru uçurumun en dibine atlamayı öğütlediği gibi oldu. Güzel ve yerinde bir örnek bu Shakespeare'in diğer örneği. Shakespeare'in bu iki örneğini sentezlersek ortaya yine bir paradoks çıkar. Nasıl unutulurdan ziyade, nasıl dindirilmesi gerektiğini bulabilir kişi.
Önce olayın niçin tesir ettiğini, neden bu kadar derin olduğunu düşünmek veya o kişiye aşina olma nedenini iyi bilip kendimizi tanımak bir başlangıç olur. Başlangıç en önemlisidir.
Kabulleniş, başka kabullenişlerin önünü açar. Orada kendine ait paydaları almaktan çekinmemelisin, bu kabulleniştir. Diğer kabullenişin kolaylaşması olayı da; bir şeyin bitmiş olduğunu daha rahat kavrayabilmekte. Bunu kavramak acı bir zamana eşlik etse de, çok geç olmadan yeni bir başlangıç için küllerinden yeniden doğarsın ve hikayenin sonunu iyi yazmaya odaklanırsın. Önce sağlam bir kefede kendimizi tartmak ve korkmadan olanı almamız ve kabullenmemiz, bundan da utanç duymamamız gerek ve ancak o zaman vicdanımıza hürriyet, olasılıklara kesinlik sağlayarak yeni bir yol çizeriz. Seni geçmişe bağlayan tek şey derinlerindeki olasılıkların en ufağıdır.
Zamanımızı ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Benim. neredeyse hiç arkadaşım yok tek arkadaşım kitaplarım. Konuşup dertleşebileceğim kimse de yok ki bu konuyu zaten anlatamam. Sadece şu an canım yanıyor. Nefes alamıyorum ve istemiyorumda. Biraz rahatlamaya en azından bu hisleri yazarak bile. olsa atmaya çalışmak istedim. Kendimden nefret ediyorum ve bu hayatın bana göre olmadığını düşünüyorum. Güçlü gözükmeye çalışıyorum öyleymiş gibi davranıyorum ama ben bugün şunu anladım ki ben dipin altındayım. Güçsüz ve kendi duygularını bile yönetmeyen, beceremeyen biriyim.
Güzel bir zamana her zaman değer. Rica ederim. Anlaşılabileceğini düşündüğün bir arkadaşın yok sanırım ve bu konu da biraz anlaşılabilmekle alakalı olmalı. Tabi bu tesirin hangi konuyla alakalı olduğunu tahmin edemem, belki o başka bir sorundur. Benim anladığım kadarı biriyle alakalı etki olduğuna yetebildi. Yakın bir zaman insan üzerinde ancak bu derece iç yakan kelimeleri türetebilir. Bunu anlayabilirim. Dipte olacağın zamanlar bununla sınırlı kalmayabilir ama, gücünü alt edecek şeyler neden bir olaya ve bir insana bağlı kalsın ki. Öyleymiş gibi davranmak bastırmaktır. Baskı kafanın içinde yankılanır, sence buna gerek var mı ki? Kim neden seni, bunun aksine olduğun için yargılayıp aşağılasın ve gerçekten 'Kim' diyebilmekte önemlidir. Hepimiz böylesine şeyler yaşayabiliriz. Senden anlayabildiğim kadarıyla, duygularını kontrol edememe sebebinde eski bir eksiklik bir açlık yatıyor. Kendi hakkında kendini yanıltmak mümkün değil mi? Neden bir kaç müsebbip senin ne olduğuna karar versin ki?
Eğer kabul ederseniz size özel mesaj atabilir miyim? Zamanımızı da çalmak istemiyorum ancak tavsiyelerinize gerçekten ihtiyacım var. Eğer saat geç oldu derseniz sizi anlarım.
Tabi ki olur. Sadece şu sırada bir şeyler hazırlamam gerekiyor ve biraz sonra gelip mesaja cevap verebilmem mümkün olacak. Şimdi soruyu beğeneceğim ve birazdan döneceğim
Zamanla alışır er ya da geç ise unutursun. Ben buna inanırım.
3
8 Yorumla
Soran
+1 yıl
Ben buna inanmıyorum. Böyle bir hal aldıysa konu kesinlikle kalıcı olur. İnsanın beyni tuhaftır. Geçmişi silemiyorsun. Bu da unutamamak demek. Yemin ederim bu unutamamak insanın laneti.
Zihin karmaşıktır. En beklemediğin anda silmiştir her şeyi. Geçmişin senle gelmeyi de bir gün bırakır. İnsanın laneti ise bilinmezliktir zira bundan başka şey değildir insan için her şeyi karmaşık kılan.
Ben okuduğum her romanda bunun olmadığını çok iyi gördüm. Benim pek arkadaş çevrem yok insanları bu yüzden analiz etme şansım olmadı ancak eğer dediğin gibi olsaydı onca şiir boşuna yazılmış olur ki şiir yazmak duyguyu gerektirir. Onca şair yanılıyor olamaz.
Öyle bir emoji ki şu an bu ben kime ne anlatıyorum der gibi oldu. Aptal değilim kesinlikle ama hayat buhranları işte neyse kusura bakmayın. Sizi de meşgul ettim. İyi geceler.🙏🌸
En İyi Cevaplar