Kadınların, 16 – 35 yaş aralığı olanların düşünce tarzı şöyledir:
Gülmek, eğlenmek, hayatından yapabildiği kadar zevk almak, bağlanmamak,
Duygusallığa düşmemek, o yüzden kadına hoş gelen kaslı bir vücut, kadına güldüren ve eğlendiren bir kişi hemen kadın tarafından puan kazanıp, kadının kafasında ‘xper’i’ yükselir.
Ben, bu yaş aralığı ki kadınları suçlamak istemiyorum, çünkü bana göre bu sergilenen davranış biçimi kadının çevresinde ki büyük ablaların ve yaşça büyük kadınlardan öğrendi ve benimsediği sosyal eğitim biçimidir çoğu zaman.
ve o büyük olan kadınlar (anne dahil) o daha ergen olan kardeşimize kendine korumak adına bu yanlış eğitim biçimine veriyorlar:
Kendine her zaman koru, kimseye bağlanma çünkü seni üzer, kimsenin duygusal davranışlarını kanma, sana saygı göstereni inanma, sana değer vermeyen ve seni önemsemeyen, içinden geleni söylüyor ama, sana değer veriyorum diyeni inanma kesin seni kandırıyordur.
Üstelik senin yanında olması gereken erkek sana yakışmalı,
Giyimiyle yüzüyle tipiyle vücuduyla seni tamamlamalı…
Ve burada genç ergen kızımız artık bütün hayatını ters *etki tepki* meselesi üzerine kurmaya başlıyor. Ta ki 35 yaşına gelene dek, o kadar darbe ve tokattan sonra, birden anlıyor ki kendisine aslında değer veren, baş üstünde koyan ve gerçekten en içten duygularıyla sevebilen erkek, yakışıklı, kaslı, esprili, olmayan basit ve seradan hayatı olan, popüler olmayan bireydir.
Bu lafı duymuşsunuzdur:
*Kadınlar kendine güldüren erkekleri sever
Evet bunu bir kiz yazmış , vallahi umudum yok oldu bunu okuduktan sonra
Gülmek, eğlenmek, hayatından yapabildiği kadar zevk almak, bağlanmamak,
Duygusallığa düşmemek, o yüzden kadına hoş gelen kaslı bir vücut, kadına güldüren ve eğlendiren bir kişi hemen kadın tarafından puan kazanıp, kadının kafasında ‘xper’i’ yükselir.
Ben, bu yaş aralığı ki kadınları suçlamak istemiyorum, çünkü bana göre bu sergilenen davranış biçimi kadının çevresinde ki büyük ablaların ve yaşça büyük kadınlardan öğrendi ve benimsediği sosyal eğitim biçimidir çoğu zaman.
ve o büyük olan kadınlar (anne dahil) o daha ergen olan kardeşimize kendine korumak adına bu yanlış eğitim biçimine veriyorlar:
Kendine her zaman koru, kimseye bağlanma çünkü seni üzer, kimsenin duygusal davranışlarını kanma, sana saygı göstereni inanma, sana değer vermeyen ve seni önemsemeyen, içinden geleni söylüyor ama, sana değer veriyorum diyeni inanma kesin seni kandırıyordur.
Üstelik senin yanında olması gereken erkek sana yakışmalı,
Giyimiyle yüzüyle tipiyle vücuduyla seni tamamlamalı…
Ve burada genç ergen kızımız artık bütün hayatını ters *etki tepki* meselesi üzerine kurmaya başlıyor. Ta ki 35 yaşına gelene dek, o kadar darbe ve tokattan sonra, birden anlıyor ki kendisine aslında değer veren, baş üstünde koyan ve gerçekten en içten duygularıyla sevebilen erkek, yakışıklı, kaslı, esprili, olmayan basit ve seradan hayatı olan, popüler olmayan bireydir.
Bu lafı duymuşsunuzdur:
*Kadınlar kendine güldüren erkekleri sever
Evet bunu bir kiz yazmış , vallahi umudum yok oldu bunu okuduktan sonra
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer