İyiden iyiye buna inanmaya başladım. İyiliğin ya da iyi insanların sevildiğine şahit olmadım pek. Nerde bir zalim, peşinde dolanıveriyor onun koca bir dünya😂
Çünkü bizi umursamayan kişiye ulaşımaza olan istek dürtüsü gereği tutuluyoruz.. zaten bizi isteyen ve bekleyeni düşünmemize gerek yok o hep orada olacak diye. Öbürü bizi umursamıyor. Bizi istemiyor gibi yaparken cazip gözüksün diye kapıyı da aralık bırakıyor.
Eğitimsiz, cahil insan kendisine kötülük yapanı çekici bulur.
Eğitimli, olgun insan düzgün insan arar.
Bir de kadınlarda kötü erkeklere karşı bir eğilim var, bence bunun sebebi kötü kişiler hiç bir şeyi umursamadıkları için çok rahat davranıyorlar ve bu rahat tavır da kadınlarda kendine güven hissi oluşturuyor ve o kötüye karşı ilgi duyuyor, adam umursamaz oldukça da daha çok kapılıyor.
Ama zeka seviyesi ortalama ve ortalamanın üzerinde olan kadın bunu ayırt edebilir, yani kötü adamlarla sadece kezbanlar ve zeka seviyesi düşük olan kadınlar ilgilenir.
TC kadını sabıkasız, silah taşımayan, uyuşturucu kullanmayan erkekle takılmaz. Devlet cezaevi çıkışına "TC kadını eş bulma klübesi" koymalı. Onun dışında tüm dünya kadınları Türk erkeğini aileci olduğu için kapmaya çalışır. Yabancı gelinde 12 kat artış vardır ve aralarında uzak doğu ve avrupa da vardır. Ama bir yabancı erkeğin TC kadınıyla evlendiğine dair resmi veri yoktur. Ümit Can Uygun hala nude atan karılardın kaçmak için yeni hesaplar açıyor. Ancak japısında kuyruk olanlardan bir tanesi bile yabancı kadın değil.
Linç edemiyorlar. Argümanlarıma karşılık veremiyorlar. Susup gidiyorlar en sonunda. Meriçlerini üzerime salıyorlar. Gizli profilden hakaret ediyorlar onlar da en fazla. Sorularıma saldıranlar hep ağızlarının payını alıp gitmiştir.
@namuscubasi Biz senle aynı yoldayız. Ben de ne zaman bu tarz yorum yapsam en fazla gizli üye ya da yeni hesap açıp linçlemeye kalkıyorlar. Ben de ağızlarının payını verip gidiyorum. Sanki aynı yoldayız gibi...
Öyleyiz. Siyasetle, dinle işim olmaz. Tek savunduğum ataerkil maskülizmdir tek karşı çıktığım dişi put tapınmacılığı feminizmdir. Oyumu da kullanırken 6284'ü kaldırana vereceğim. Şu anda sadece Yeniden Refah ve BBP var. Atatürk bile dirilse parti kursa hatta Allah vücuda gelip parti kursa 6284'ü kaldırmazsa oy moy yok.
Seninle tek bir fikir farkımız var. O da ataerkilliğin abartılmaması gerektiği noktasında. Ben feminizmin sadece haklar kısmını savunuyorum. Toplumda erkeklere ve kadınlara eşit haklar verilmeli evet ama put gibi tapmak da doğru olmaz. Hatta kadın ve erkek eşit fiziksel güce sahip demek de yine bu ideolojide yanlış olan bir şey. En basitinden survivor izlediysen anlarsın güç farkını. 6284'ün kaldırılması konusunda haklı sebeplerin var ama. Çünkü böyle olunca kadınlar bunu koz olarak erkeklere karşı kullanmaya çalışıyor. Yine kötü bir yol yani. Ve bu arada... Evet sadece toplumsal haklar olarak feminizmi destekliyor olabilirim ama güç bakımından ve abartılacak kadar da desteklemiyorum. Mesela bazı kadınlar feministlik adı altında erkekleri ezmeye çalışıyor. O artık feministlik olmuyor. Feminazilik oluyor. Yani feministlik adı altında kadınların baskın çıkma eylemine deniyor.
Siyaset ve din konularına ben de karışmam bu arada. Karışırsam bile saygı çerçevesinde olduğu içindir ya da bir yobaza ders vermem gerekiyordur. Yoksa bulamazsın beni. Bu konuda da benzeriz. Benim buradaki tek amacım insanlara iyi niyetli olma çabası aşılamak ya da iyi niyetli olmanın nasıl bir şey olduğunu anlamalarını sağlamak. Tedavi edilemez olanlar da var, tedavi edilebilir olanlar da. Hele hele aşk ilişkileri çapında düşünürsek mazoşistlik akımının kadınlara zarar verdiğini, iyi niyetli erkeklerin bu nedenle daha çok kıymetlerini bilmeleri gerektiği hakkında ufak çaplı bir mücadele veriyorum. Anlayan anlıyor tabii. Anlamak istemeyenle zaten işim yok.
Ve her ne kadar ataerkil maskulinizm bir tık bana ters gibi kalsa da aslında bu barındırdığın ideolojinin iyi sebepleri olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle arkandayım. Görüşüne de saygı duyuyorum. Bazı noktalarda erkekçilik de lazım sonuçta.
Feminizm her ülkede kaypakçadır. Asla erkeklerle aynı sürede emekli olmak, zorunlu askerlik yapmak, ağır işte çalışmak istemezler. Evin yükünü ve kadının koruyuculuğu erkekten beklerler. O yüzdeb avrupalı kadınlar ataerkil bir erkek bulamadığı için Türk erkekleriyle evleniyorlar. Feministlerin istedikleri erkekleri deyyuslaştırıp, kavatlaştırmak. Yani kadın aldattığında erkeğin değil öldürmek, üstüne saygı duyup sponsorluğa devam etmesi. Kadında zeka da duygu da yoktur. Sadece güçsüzlüğünden sürekli ağladığı için duygusal zannedilir. Mühendis, bilim adamı, satranç, şair, mucit diyince akla erkek gelir. Kadınlarda stresle baş etme, otokontrol, hata kabul etme, problem çözme yoktur. Ya ağlarlar, ya da antidepresan alırlar, olmadı bir erkeğe yüklerler. O yüzden ataerkil sistem şarttır. Kadınlar ne barışta ne savaşta yöneticilik yapamıyor. Finlandiya kadınlarla yönetiliyor ancak tecavüz edilen ve öldürülen kadın sayısında dünya birincisi. Fetiş kategorideki p*rno bile yasaklandı ülkede.10 yıllık mutlu bir evliliğim var. Çünkü evin reisi benim. Eşim 6284 kullanarak beni domine etseydi evlilik de biz de biterdik. Feminizm ilke dişi put tapınmacılığının yenilenmişidir. O zaman da erkekler kadını inan yaratıyor zannedip kadın için birbirlerini öldürüyor, secde ediyorlardı. Bugün insanı dünyaya getiren bir ana lafı babası belli olmayan, anası bar tuvaletinde hamile kalanların jargonudur. Bu da ileride aynı babadan kardeşlerin sexine, evliliğine yol açacak. Soy babadan yürümelidir. Kadının yönettiği her yer, her şey dağılır.
Bu durum da düzeni bozar. Günümüzdeki sapkınlık durumları insaniyeti her geçen gün daha da kötüleştiriyor. "Özgürlük" adı altında yaptıkları şey, haysiyetsizlikten başka bir şey değil. Dediklerine katılıyorum ve nasıl adlandıracağımı da doğrusu bilmiyorum ama ben daha çok hak eşitliğini savunanlardanım. Çünkü şöyle düşün: Kadınlarda olduğu kadar erkeklerde de sıkıntılı tipler var. Gereksiz, saçma sebeplerden dolayı kadına şiddet uygulayan, baskı altına alan çok erkek gördüm. Ümitcan Uygun zaten bunun en kötü örneklerinden biri iken nasıl bu Türk kadınları ona nude yağdırıyor onu da anlamış da değilim. Her ne kadar bunları anlatsam da bu durum kadınların da masum olduğunu göstermez ama. O yüzden ortada bir denge olmalı diyorum. Evin reisi sen olup da dediklerini dikkate almış olduğu için, 6284'ü sana karşı kullanmak yerine sana gerçekten değer vermiş olduğu için bence haline şükretmelisin. Günümüzde hala öyle kızlar var. Bazı kızlar eğer sevmeyi bilmiyorsa, bir şeyleri istemeyerek yapıyorsa sevmesini öğretmek gerekir. Ben sevdiğim kıza bunu yaptım. Şimdilerde ise bana olan ilgisini hiç kesmiyor. Sadece ailevi bir olay yaşadığı için bir süre yollarımızı ayırmak zorunda kaldık ama bu olayın peşine düşücem ve onu tekrar bulucam. Neyse... Konu dışına çok sapmayalım. Demem o ki bunca yıllık tarih içinde bile insanlığın bu kadar sağlam gelişimi bile erkekler sayesinde oldu genelde. Kadınların ismi çok nadir duyulur. Marie Curie gibi bu konuda yürekli olanlar az sayıdadır sonuçta. Bu nedenle o konudaki argümanlarında sana hak veriyorum.
Ancak, bir tarafın fazla üstün olması yerine bence burada bir şekilde denge kurulması lazım. Kavram olarak nasıl tarif etsem bilmiyorum ama sen demek istediğimi anlamışsındır. Kadın ve erkek arasında eşit bir denge olmadığı sürece, baskın olan taraf hep karşı tarafı ezecek bir şeyler yapacak. Ama bu denge sağlanırsa o zaman düzen de gelir. Her iki cins için de adalet sağlanmış olur. Çünkü bu muameleyi hak etmeyen erkekler olduğu kadar, bu muameleyi hak etmeyen kızlar da var. Hepimiz insanız sonuçta.
Ayrıca bizim gibi aileye, fedakarlığa önem veren erkeklerden etkilenen yabancı kadınların olması da hala iyi bir şey. Türk kadınları da bence onlardan biraz feyz almalı. Bu kadar mazoşistlik onların sağlığına zararlı. 😛
Erkek aile reisidir. Elbette bu lütuf değildir. Ailenin göreceği maddi ve manevi zararlar erkeğe yüklenir kanun tarafından. Eziyet eden, ya da reisliği yapamayan erkek ağır kusurlu sayılır. Eşit olması gereken yutdaşlık haklarıdır ki şu anda eşitlik yok kadınlar haketmedikleri işlerin başına engelli gibi kotayla geliyor. Barfiks, şınav çekmeden 50 puanla polis, pöh, jöh oluyorlar. Ancak karargahtalar. Sırtında 50kg çanta 2 metre karda dağda aylarca yürüyen kadın yok. Kadının doğasında da kucaktan kucağa gezmek, yönetmek yok. Her kadın sahip çıkacak, koruyacak tek eş arar. O yüzden kadınlar antidepresan bağımlısı. İş hayatını, aile yönetmeyi, güçlü olmayı, çocukların velayetini almayı kaldıramıyorlar. Ruh hastası gibi sürekli ağlama ve yaygara halindeler. Para harcamayı bilmiyorlar borç içindeler. Çocuklarına kültür aktarımı, disiplin sağlayamıyorlar. Babasız çocuklar eşcinsel, eskort, jigolo ya da müptezel oluyor. Kadın da erkek de yalnız olamaz. Birbirlerini tamamlarlar. Kadın erkeğin muavini, yoldaşıdır. Ancak tavuğu kümesten çıkarıp horız yapmaya, horozu da kümeste tavuk yapmaya kalkarsan eşitlik değil felaket olur. İş hayatında kadın iyi mi? Bir erkek paşa olsa işsiz kadınla evlenir ancak kadın astıyla bile evlenmez. Erkekler işsiz, kadınlar direkt yönetici. Bu bir soykırım. Ayrıca mesai, ağır iş yapmadıkları için iş hayatında hatta emniyet ve orduda verim ve kalite düşüyor. Şimdi sen regl döneminde bir kadının savcı ya da hakim olarak bir insanın kaderine hükmedebilmesini mantıklı buluyor musun? Feminizm, çıplaklık, önüne gelenle seks, ailesiz toplum medeniyet değil hayvanlıktır. İnsanların hayvan gibi yaşadığı dönemlere aittir. Kadın mutfak, ev işi, çocuk bakımından fazlasını kaldıramıyor. Gaza gelip her işe atlasa da yıpranıyor, psikolojisi kaldıramıyor. Dikkatli gözlemlersen ikna olacaksın. Kadın erkek asla eşitlenemez. Sadece yurtdaşlıkhakları eşitlenebilir.
Benim annem o zaman nasıl bütün bunları kaldırabiliyor? Ben istisnalar da var diyorum. Bak bu kadın, kocasından şiddet gördüğü için ayrıldı. Evet çok güvenilir birisi değildi hatta baskıcıydı belki de. Ama tüm bu huyuna rağmen çok hamarattı da. Evin geçimini o zor şartlara rağmen çok iyi sağladı. Önce bir dönerciye girip dönercide çalıştı. Sonra seramik fabrikasına girip o ağır şartlarda çalıştı. Ardından başkasıyla evlendi. Evlense bile durmak istemedi. Üvey babam onun durmasını, rahatına bakmasını istedi ama annem sırf ailemiz iyi durumda olsun diye devam etti bir süre daha. Sera işinde o sıcak altında çalıştı. Ama bir çalışma esnasında ayağı araba altında kalınca bırakmak zorunda kaldı. Daha önce de fabrikayı eli robotun altında ezilince bırakmıştı. Annem bile bu kadar dayandıysa bir yerlerde bu tarz başka kadınlar olduğuna eminim. Her kadın düşündüğün gibi tembel değil. Bil istedim.
Ha en önemlisini söylemeyi unuttum... Annem istese beni yüzüstü bırakabilirdi ama her şeye rağmen velayetimi üstüne aldı. Hayatta böyle güçlü kadınlar da olduğunu unutuyorsun.
Sadece soykırım konusuna katılıyorum. Zaten bu yüzden ortada bir denge sağlanmalı diyorum ya. Sen denge kısmını çok yanlış anlamışsın. Erkeklerin ve kadınların yapabileceği farklı işler vardır. İş bölümü verirsin ya onun gibi düşün. Ona göre hareket edilirse tekrar eşitlik sağlanabilir. Ama bazı erkekler kadın işi yapamayacağı gibi bazı kadınlar da erkek işi yapamayabilir mesela. Bu konuda iş bölümü önemlidir. Eşitlik konusunda tamamen bundan bahsediyordum. Sırf eşitlik uğruna bir erkek bir kadın işi yapmak, bir kadın da erkek işi yapmak zorunda değil. İma ettiğim şey oydu. Mesele iş bölümünde eşitlik. Aynı şeyleri yapmak zorunda değiller.
Annem tüm bu işleri genelde 1 yıllığına, 2 yıllığına, 3 yıllığına falan yaptı. Kadın cidden bu kadar dayandı ve işini yapıyordu. Böyle güçlü kadınların hakkı yenmiş olmaz mı bu yapılırsa?
Güçlü değil hocam. Sen bir de annene sor kolay mı kadın başına çocuk yetiştirip iş hayatında boğuşmak bir de iş hayatı için kadınlara zorunlu olan makyaj masrafını kaldırmak. Feminizmi kapitalizm hortlattı. Kadınları yalnızlaştırıp, iş hayatına soktu ki kadın kozmetiğe, giyime para harcasın. Erkeğe en iyi boxerı 50 tlye satamazlar, ama kadına ip kadar naylon donu bin tlye satarlar. Kültür aktarımı ve tasarruf bilinci babadan gelir. Babasız çocukların beyinleri genelde ne kadar iyi yetişirse yetişsin sol gericiler ve feministler tarafından iğfal edilir. Kültürlere, geleneklere ve milli şuura saygıları olmaz. Tasarruf etmezler, harcarlar. Sürekli devletten şikayet ederler, çalışmazlar, iş beğenmezler. Çünkü kadın yetiştirdi onları. Sadece şunu söyleyeceğim. Annen seni yetiştirmeyi ne kadar zor başardığını sana söylemez. Çünkü senin alınmanı, suçluluk hissetmeni, üzülmeni istemez. Esas iş hayatı kadınlar için kurtlar sofrasıdır. Kazandığından fazlasını harcama, tanımadığın erkeklerin emrinde olma, tanımadığın erkeklere hizmet ve güleryüz zorunluluğu çok zordur kadın için. Annen başarmış zor da olsa. Ama çoğu kadın bebeğini öldürüyor, kafayı sıyırıyor ya da en kosa yoldan çocuğunun yanında fuhuş yapıyor hatta çocuğunu fuhuşa alet eden annelerin haberleri de sürekli artıyor.
Annem kolay olmadığını hep bana anlatırdı zaten. Hatta var ya aslında bunları anlatmak istemezdi. Ben ısrar ederdim söylemesi için. Çünkü ne yaşadığını ben görüyordum, anlıyordum bir şekilde ki bilmek istiyordum. Her zaman hayatım boyunca ona faydam dokunsun istedim. Ne kadar başarıyorum bilmiyorum ama onun bana hayatımda faydası dokunduğu kesin. Şu anda bile yurtta kalıyorum mesela, babamla bile kazandıkları paranın bir kısmını kenara atıyorlar ve bana para yolluyorlar gerektiğinde. Annemlerin benim için belli bir birikmişi bile varmış hatta ama ben bunu annemden bile öğrenmedim. Bir akrabamdan gizlice öğrendim. Annemin zaten bir şeyleri gizlediğinin farkındayım ama zor şartları görmemi istemediği için, üzülmemem için yapıyor bunun da farkındayım. Yine de tek haklı olduğun bir nokta var, annemin çok masraf yapmasına ben de karşıydım. Bir Dünya borçları varken sırf ev lüks hale gelsin diye gereksiz masraflar çıkardıkları oluyordu. Ama sorun da o ya. Hiç bir zaman lükslük istemedim. Sadece onlar iyi olsun istedim. Onlara yaranmak istedim. Aileme bir katkım olsun istedim. Bu nedenle gereksiz harcamalar yapmalarına karşıydım ki düşün ben öğrenin kredisi alıp şu an yurtta kalıyor olmama rağmen bile gidip ben ödedim yurt parasını. Annemler sırf zahmete girmesin diye. Annem yeterince mücadele etti. Sıra bende...
Annem babamdan 3 yıl ayrı kalıp başkasıyla evlendi ama ben öyle şartlarda büyüdüm ki resmen babasız gibiydim bir noktada. Sence ben bu tarz kötü akımların kölesi mi oldum sanıyorsun? Kendi prensiplerim, kendi inancım, anneannemle dedemin 1 yaşımdan 7 yaşıma kadar beni büyütürken aslında farkında bile olmadan bana aşılamış oldukları iyi niyetli olma çabası bende olmasaydı, çoktan yoldan çıkmıştım...
Bunları örnek olarak anlatma sebebim, evet haklısın bu tarz cani kadınlar çok fazla sayıda. Peki annem gibi güçlü ve istisna olanlar ne olacak? Böyle bir şey için onları heba etmek doğru olmaz. Dengeleyici bir şey olmalı. Başka türlü sorun çözülmez. İş bölümünün eşit ve cinsiyete uygun şartlarda olması en iyi çözümlerden biri bence. Bazı meslekler kadınlara özel, bazıları da erkeklere özel olmalı bence ki işler sağlam yürüsün.
Annen gibi kadınlar da Norveç gibi devlet tarafından korunmalı. Anne alona kadın devletten sigortalı olmalı ve maaş bağlanmalı. Kadın hem güvende, stressiz olur. Çocuklarını eğitir ve devletten gelen maaşı harcayarak yine piyasayı canlandırır. Evli ya da bekar tüm anneler devlet memuru sayılmalı ve emekli olabilmeli. Böylelikle kadınlar annelipe , aileye teşvik edilir. Kadınları güçlü kadın gazıyla iş hayatına sokup, masrafını eski kocasına yıkıp husumetli bir bağ kurmak devletin kolaycılığıdır.
O da mantıklı ama şunu bil, annem masrafı teknik olarak babama yıksa bile tek sebebi yine bizim iyiliğimiz içindi. Bana ve kardeşime ödemesi gereken bir nafaka vardı. Ama o 1 kuruşunu bile ödemedi.
Öz babam annem kadar çocuklar için fedakar bir insan olamadı yani. Fakat devletin de kolaycılığından dolayı devletin suçlanılması gereken durumlar olduğu gerçeğini de değiştirmez bu.
İştirak nafkası ödenmeli. O çocuğa ait. Ancak ben çocuksuz kadınların ömür boyu nafaka almasına karşıyım. Aldatan çocuksuz kadın bile ödül gibi nafaka alabiliyor.
Orada haklısın işte. Aldatan bir kadının nafaka alması adalete sığan bir durum değil. İstanbul sözleşmesi de bu noktada kaldırılması gereken şeylerden biri bu yüzden.
Kesinlikle evet diye cevap vereceğim bu soruya çünkü aslında öyle bu zamana kadar çok erkekten çıkma teklifi aldım yalan Söylemeyeceğim genelde bunlar benim normal arkadaş olarak gördüğüm insanların hepsini reddettim ama benim ilgi duyduklarıma gelirsek ben genelde öyle bana huzur veren böyle sakin dingin sevginin karşılıklı olduğu sevgilerden daha ziyade ızdırap çektiren her gün gözyaşı dökmeme sebep olan yani kısacası sevmeyi aynı zamanda bana duygusal olarak çöküntü yaşatan yani kötü erkekleri daha çok seviyorum
Merhaba Ulaşılamayan insan her zaman daha cazip, yaralayan insan hep daha ilahi bişey gibi geldiği için olabilir mi? İyi kötü kavramına bakmaksızın, insanların sevgide ödün verdikleri yerlerden asıldıkları inancı içindeyim. Kıymet veren ve el üstünde tutan değil de, parmağında oynatan hint kumaşı değeri görüyor.
Diz mantık s*laklığa gerek yok. Kadınlar, kötü adam sevmezler. Zamanında onu çok seven adam kötü davrandığında kırıklık, burukluk yaşayıp bunun derdine girerler. Bazı erkekler de bunu bilerek yapar. Başta bir süre iyi davranıp sonra bir anda bırakır, kızın mental dengesiyle oynarlar. Bir iyi bir kötü ilişki yaşatıp onları bu duruma alıştırırlar. Falanlar filanlar.
Valla bana göre bir çok kadın burada forumlarda veya yanıtlarda " kibar olsun, nazik olsun, ters olmasın, küfretmesin, centilmen olsun, zeki olsun, kötü olmasın bla bla bla diyor fakat gerçeğe baktığında, maço, ters, kötü davranan, emir veren, zıt giden *, fırlama erkekleri daha çok tercih ediyorlar, ve evet dostum " KÖTÜYSEN İYİSİNDİR, SEVİLİRSİN ".
Genelde değer görmesi gereken insanlar görmez değer. Ondan etraf mutsuz insanlarla dolu zaten. Bir taraf değer görmesi gerekenler değer görmediği için, diğer taraf ise yanlış insanlara değer verdiği için
Yorumlara baktım da herkes çok iyi ama kötü olan tercih edilmiş (!) bak sen şu işe. İyi kötü ayrımını iyi yapmak gerekiyor, öyle hat höt tiplere kimse tahammül edemiyor zaten artık, iyice abartıldı şu muhabbet.
Abartılmasının bile ben aslında iyi olduğunu düşünüyorum çünkü bunlar zamanında gün yüzüne hiç çıkmıyordu. Kötü niyetli erkeklere karşı verilen mazoşistçe değer, durdurulmalı ki kimse bunun mağduru olup zarar görmesin. Evet ne ekersen onu biçersin. Herkesin yaptığı kendine belki. Ama sen bu tarz kadınların kötü yola düşmeyip hayatta kalması için açılan bir konuya "abartılı" olarak tabir ediyorsan sende bir sorun vardır. Abartılması doğru asıl.
Çünkü kadınların çoğu gerçekten bu noktada mazoşistçe hareket ediyor. Sonra da şiddet mağduru oluyorlar ya da kullanılıyorlar. İyi şeyler değil bunlar. Durdurulması lazım.
@Hiper-Assasin kadınları düşünen erkek mi? Hmmm düşündürücü. Olay kadınlar kadınlar ve kadınlar..8 sayfa yorum yapmışsın ama içinde erkeklerin tercihine dair bir tane bile cümle yok. O saydığın şiddet mağduru kadınların bu konudan ayrı tutulduğunu kavramış olman gerekirdi. Ama tabii ki suç o haltı yiyende değil, onu tercih eden kadınlarda. Durdurulması gerkenler sadece kadınlar. Sen bana sorunlu demeden önce kendi yorumlarina bak bence. İyi geceler dilerim.
Düşündüğün gibi kadın terörü biri değilim. Sadece gerçekleri konuşuyorum. İstersen o kötü niyetli erkeklerin, masum kızları nasıl kandırdığına dair detaylı bir konuşma da yapabiliriz. Karar senin...
@Hiper-Assasin Yoo alttaki sivri zeka (!) namuscubasiyla olan yorumlarınız yetti bana. Ben utandım sizin yerinize okurken. Sorduğun sorular sana kalsın. Tekrardan iyi geceler.
@seigneur_terraces O zaman beni eleştirmeni istiyorum. Söylediklerimin neresi hatalıydı? Utanılacak ne vardı? Annem gibi bir kadını bile savunurken sen hala kadın terörü olduğumu falan mı zannediyorsun? Tam okumamışsın bile...
Bir şeyleri tam olarak oku. Ondan sonra yorumunu yap tamam mı? Bir şeyleri bilip bilmeden konuşma. Ben yeri geldiğinde erkekleri eleştirmesini de bilirim. O namuscubası da düşündüğüm gibi biri değilse sen anlat o zaman. Çünkü ben o adamı bu sitede ilk kez görüyorum. Neden açıklama yapmak yerine bu kadar ön yargılı yaklaşıyorsun mesela? Bunlar yanlış şeyler.
Bir açıklaman olsa insan gibi konuşurdun benimle. Sana kendimi kanıtlamak ya da inandırmak zorunda da değilim zaten. Beni tanıyan ne olduğumu gayet iyi biliyor. Bunu görmemen bile senin sorunun. Sana da iyi geceler.
@Hiper-Assasin Hepsini okudum, aptal mıyım ben yarıda bırakacak? Adam utanmasa senin annene bile leke sürecek, bak senin annene. Eli öpülecek kadının güçlü duruşunda bile bir mazeret, bir bahane arıyor. Ben adama hem ağır bir bölümde okuduğumu hem de eşek gibi çalıştığımı soylesem kiçiyla güler bana. Kadınları yerden yere vuruyor yorumlarda, sen de derdini anlatmaya çalışıyorsun sanki anlayacakmis gibi. Böyle dogmalari karakterinde benimsemiş insanlara senin anlattıkların masal gelir, anlıyorsun değil mi? Yorumları okuyunca yaptığım ilk şey adama engel atmak oldu, bir yerde bir yorumunu görmeye bile tahammül edemem çünkü. Tartışmanız da ucu açık kalmış zaten, duvara konuşmuşsun bir saat. Yanlış insana doğruları anlatmak bir yerden sonra yanlış oluyor, bunu anlamış olman lazımdı.
Sen engel attıktan sonra adam gerçeği kabullendi ama o kısmı unutuyorsun. Hatta o tarz kadınların Norveç gibi bir yerde korumaya alınması gerektiğini de savundu. Bundan haberin var mıydı?
@Hiper-Assasin Kardeşim hepsini okudum diyorum sen neyini anlamıyorsun. Söylediğimi ona göre söylüyorum. Beni boş beleş biri, hatta önyargılı biri sanıyorsun ama ciddi yanılıyorsun. Yorumlarınızı bir daha oku, söylemek istediğimi anlarsın. Neyse ne düşünürsen düşün, hadi iyi geceler tekrardan.
Bir insana ön yargıyla bakmadan önce bir 40 kez falan düşün ya da o insanı iyice analiz et öyle gel tamam mı? Aptal olduğumu mu zannediyorsun? Kadınların sanki ben yersiz şiddete, baskıya maruz kaldığını bilmiyor muyum sanıyorsun? Benim sevdiğim kız bile sırf beni sevdiğinden aile baskısıyla neler çekti bilmiyorsun bile. Babasından haksız yere şiddet gördü ve bu benim içimi acıtıyor. Dahası, gerçekten iyi niyetle erkeklere yaklaşan daha bir çok kadının şiddete uğraması benim içimi acıtıyor. Onlara sert yapmamın arkasında bile onları kurtarma niyeti vardı. Sen gelmiş bana "Hmmmm kadınları düşünen bir erkek mi? Düşündürücü." diyorsun. Size gerçekten iyilik yarıyor mu artık onu da merak ediyorum...
Kötü niyetli erkekler için aşkında gözü kör olmuş o kadar çok kadına şahit oldum ki ben, sırf şiddet mağduru olmasınlar diye ya da kullanılıp çöpe atılmasınlar diye elimden geleni yaptım. O tarz erkeklerin niyetini biliyorum çünkü. Ama ne oldu biliyor musun? O kurtarmaya çalıştığım tüm kadınlar kendileri o erkeklere gitmeyi tercih etti. Şimdi bu durumda kimse zarar görmesin diye birilerini kurtarmaya çalışan ben mi suçlu oluyorum? Göz göre göre ateşe atlayan onlar mı? Karar senin...
Tamam ben o adamı ilk kez gördüğüm için belki adamın kötü yönleri de olabilir benim bilmediğim ki farkındaysan adamın haksız olduğu noktaları dolaylı yoldan eleştirdim. Tabii sen bunu fark etmedin bile. Ama adamın haklı olduğu argümanlar da varken senin onu körü körüne savunduğumu düşünmen ön yargılı biri olduğunun tam işaretidir.
Adamı savunduğum ve savunmadığım noktalar oldu. Konuşmanın en başından beri kadın ve erkek haklarının eşitliğini savundum. Onun da haklı olduğu noktalar vardı benim de haklı olduğum noktalar vardı. Fikirler bir tık benzerliğe çıktığı için de hak verdiğim ve vermediğim yanları açıkladım. Sense gelmişsin bana burada onu körü körüne savunduğuma dair bir muamelede bulunuyorsun. Cidden ironik.
@Hiper-Assasin Pardon da mağdur kadınların olayında sen niye suçlu oluyorsun? Öyle bir şey mi demişim ben? Yanlış insanla tartışıp onun seni bastırmasina izin veriyorsun, hele ki senin de hassas olduğun bir konuda. Bir de o rezil adamı savunmadan önce git de bir profilinde gezin. Ne halt olduğunu az buçuk anlarsın. Yüksek ihtimal eşinin ağzıyla emdiği sütü burnundan getirip mutlu luk pozu verdiriyor 10 yıldır. Kadın da kabullenmiş, beni ilgilendirmez bunların hiçbiri... ama dillere pelesenk olmuş safsatayi abartmam gerektiğini söyleyip yorumuma atlayarak vereceğim karşılığı tahmin etmiş olman gerekiyordu. Cidden artık uyumam gerekiyor, bir şey yazarsan da yarın dönebilirim. İyi geceler.
Nedenini söyleyeyim çünkü yorumlarda kendimi ezdirdiğimi ima etmişsin. Ama ben gereken açıklamayı zaten orada yaptığımda farkındaysan farklı bir açıklama yaptı. Bir kabullenme gibiydi bu.
Adamın geçmişi ayrıca beni ilgilendirmiyor. Bir yobaz bile olsa ona ne katabileceğim beni ilgilendiriyor. Sert davranmak zorunda kalsam bile... Bunu anlamış olman gerekirdi madem bir şeyler bu kadar idrak ediyorsan.
Belki bu yaptığım açıklama onun ilişkideki gidişatını olumlu yönde değiştirecek. Belki de etkisi olmayacak. İkimiz de bilemeyiz. Ama denemekten zarar gelmez değil mi? Denemelere bile bu kadar kapalı olma. Adamla ortak olan yönlerim ve farklı olan yönlerim olduğunun farkındaydım ki adam zaten bu fikirlerin üstüne çıkamayacağını anlayınca benim suyuma giden yorumlar yapmaya başladı. Tabii senin bunu fark ettiğini hiç sanmıyorum. Bak hayatta adamın sonrasında yapacağı şeyler umurumda değil. Ne kattığım önemli. Kaale alıp almamak ona kalmış.
Bu sözü görünce kendimi farklı evrenden biriymiş gibi hissetmeye başladım. Ciddi ciddi farklı evrenden olabilirim hatta. Çünkü kötülere ilgi duymuyorum. Hatta bir kadının hala kötü niyetli olduğunu anladığım an ayrılmam an meselesi oluyor.
Aşkta kötülük olmaz. Kötülük insanın nefsindedir. Aşk masum kalır kötülük elinde ama insan denilen canlı hüküm giyer mi bilinmez. Aşkı istediğin kadar yıka nefsine yapışıyorsa çıkarların uğruna işte o zaman ihanet kaçınılmazdır.
Aşka cidden kötüler daha çok seviliyor! ha ondan sonra ne oluyor eşim bana şiddet uyguluyor, beni aldatıyor eee sen bu insanı böyle olduğu için sevmemiş miydin?
Aynen öyle kardeş Kötüler sevilir. Defalarca başıma geldi Nekadar iyi dürüst mert efendi olduysam hep terk edildim. Tabi yarısından çoğu pişman bir şeiklde geri dönmeye çalıştı. Fakat NOO...