Hayatta güzel günleri görmek acılı günlerden geçiyor çoğu insan için. Bu yüzden, yani daha iyi bir sonuca, daha iyi bir insana, daha iyi bir koşula ya da konu her neyse ona ulaşabilmek için insanın nerede durması, nerede vazgeçmesi, nerede beklemesi gerektiğini de bilmesi gerekiyor.
Her zaman önümüzde duran veya hayatımızda olan şeylerle savaşmak gerekir. Bu konuda kılıcınızın keskinliği önemlidir. Vazgeçmek hemen bir şeyleri kenara atmaktır. Fakat bazen vazgeçmekte ustalık işidir. Çünkü savaşırken kazanacağı şeylere umut eder insan. Vazgeçmekte yeri geldiğinde savaşı kazanmanın başka noktasıdır. Burada hayatına adapte edemediğin her ne konu olursa sana ait olmayacağını bileceğin şeylerdir. Vazgeçmeden savaş, hak ettiğin yeri bilene kadar veya hak eden kişinin yanında olacağını bilene kadar. Fakat yeri olmayan veya hak etmeyen kişinin yanında olmayacağını anladığın an vazgeç. Zaten yeri olmayan şey veya hak etmeyen kişi senden çoktan gitmiş olacaktır. Son ana kadar savaşmayı bilsem de yeri geldiğinde imzamı atar gecerim bazı şeylere. Bende olmayan bana ait değildir çoktan gitmiştir.
İnsan eğer değer görmüyorsa kendini değersiz hissettiriyorsa karşıda ki vazgeçmek gerek silmek gerek kimse hak etmez değersiz olmayı, bu yüzden bazı insanlar hak etmez verilen sevgiyi de emeğide, çabayıda bu yüzden onları silmek vazgeçmek en doğrusudur
Olmayacağı/oldurulamayacağı gayet açık ve net ise, en mantıklı seçenektir, bazen gerçekten mecbur olursun, vazgeçmek zorunda olduğunu anlarsın. İlerlemek gerekir, devam etmenin zamanı gelmiştir. Ama bir şekilde durmadan sızlayan bir acı vardır yüreğinde dinmemiştir ama elbet azalacaktır. Çünkü vazgeçip gitmeye mebur kalmışsındır ve bu mecburiyet tamamen sana dayatılmıştır. Bavulunu toplarsın kalbin kalır orada. Bir kaç bavulu taşırsın son kuvvetinle ama eller değil yürek paramparça kalmıştır. Bazen seversin, istersin olmaz, oldurulamaz. gitmek ve vazgeçmek son çaredir. vazgeçersin. Ama sevmekten değil, kurduğun ve içinde büyüttüğün tüm hayallerinden. Bu entry burada kalsın bugün büyük bir vazgeçiş yaşadığımın hatrına.. Boşuna debelenmemektir. Umudunun eline verildiği gündür. Al sen bununla oyna der hayat. İşte o an ne devam edecek gücü bulabilirsin kendinde ne de kendini kandırabilecek umudu bir nevi ötanazi..
Artık bir yerden sonra hep aynı şeyleri yapa yapa insan sıkılıyor. Haliyle biraz dinlenmek istiyor ve sonra vazgeçmeye karar veriyor. Bazı şeylerden vazgeçmek zor olsada mecburiyetten vazgeçmek lazım... Boşu boşuna kafamızı kurcalamasına izin vermemek lazım. Mecburiyetten...
Bazen öyle bir çıkmaza girersiniz ki gitmek gerek Çok uğraş çok savaş ama sonunda gitmek gerek çünkü sonuç yerine acı hüzün göz yaşı hatta mutsuzluk verir bazı şeyler bazı kişiler Zirveye ulaşmak için bazen tırmanmak yeterli olmuyor yorulur düşünce ve beden En iyisi mi istemesek bile gitmek bazen yeni bir başlangıç için bize iyi gelebilir
Sevmek ne bilmediler biz ustune gittik onlar cekildi caba gostermeden sevgi olcak sandilar yanildilar ama su sozu unutmam hak etmedigin deger gordugunde unutmak ki o kisi senin degerini bilmeden ölmez diye degerimiz bilincek ama ozamn cok gec olucak
Bütün yollar denendiği halde olmuyorsa, kendinden bazı şeylerin kayıp gittiğini görüyorsan, bir kısır döngü içindeysen, vazgeçmek artık bir zaruret haline gelmiş demektir...
Bazen insanın nerede bırakacağını bilmesi gerekir. Eğer bilmezse hüsran ve mutsuzluk yaşanır. Yine de köprüden önce son bir çıkış vardır, adı da vezgeçmek.
Sen olması için elinden geleni fazlasıyla yapmışsan ama tüm yaptıklarına rağmen hiçbir şekilde karşılık alamıyorsan o zaman artık yeter dersin ve bir bakmışsın ki vazgeçmişsin
Çünkü bazen gerçekten siktirolup gitmek gerekir. Bazen insan yalnız kalmak herkesten uzak kalmak istiyor. İnanın bana bir gün hayatınızın kadınına rastlayacaksınız sabr edin. Sabrın sonu selamettir.