İlişkilerin temelinde olması gereken en önemli faktör güvendir. Aşırı kıskançlık ilişkinin kanseridir. Aşırı kıskançlığın olduğu yerde bilin ki hastalık vardır, aşırı kıskançlığın olduğu yerde şüphe, kaygı, öfke, özgüven yoksunluğu vardır. Çoğu kişi hastalıklı kıskançlığını aşk elbisesiyle kamufle etmeye çalışır. Unutmayın ki, her duygu yerinde ve dozajında güzeldir.. #beyazorkidem😘
Aşırı kıskançlık ilişkinin düşmanıdır. "beyazorkidem" rumuzlu yazar zaten aşırı kıskançlıkla ilgili önemli bir tarif yapmış. Ben şunu ekleyebilirim; kıskançlık sevgi ölçütü değildir. Yani biri sizi ne kadar seviyorsa o kadar kıskanıyordur yargısı yanlış. Aşırı kıskanç kişiler bunu sizi sevdikleri için yapmıyor, aksine bencil oldukları, kendilerini daha fazla sevdikleri için yapıyor.
Şimdi gelin biz, kıskançlığı kontrol etmenin yollarını öğrenelim.
Öncelikle sevgilinizin sizi sevip sevmediğini sürekli sorgulamayın. Çünkü siz zaten onun tarafından seçilmiş insansınız. Ayrıca madem sevdiğine inanmıyorsunuz o zaman bu ilişkiyi sürdürmenizin de anlamı yok.
Toplumun dayatmalarından kurtulun. Arkadaş grubunuz, aileniz ya da çevreniz kendileri sevgililerine nasıl davranıyorsa sizin de öyle davranmanızı ister. Siz de onlar tarafından dışlanmamak için bu dayatmalara boyun eğersiniz. Eğmeyin. Doğru olan onların yaptığı değil, sizin davranışlarınız.
Tehdit ve baskı, sevgilinizi size yakınlaştırmaz, aksine uzaklaştırır. “Bana haber vermeden dışarı çıkarsan şunu yaparım.”, “Şu arkadaşınla görüşürsen bunu yaparım.” demek sevgilinize eziyet anlamına gelir. Eziyete uğrayan kişi de günün birinde mutlaka zincirlerini kırar.
Kıskançlık, çoğunlukla hastalıklı bir durum olduğundan bir süre sonra sevgi falan kalmaz ortada. Kıskançlık gösterileriyle sevginizi ifade edemezsiniz.
Sevgilinizin her hareketini takip etmek, cep telefonlarını karıştırmak, sosyal medya şifrelerini ele geçirmek gibi kendinizi de küçük düşürecek hareketlere girişmeyin.
Bu hem kişisel özgürlüğe saldırıdır hem de kendinize olan saygınızı azaltır.
İlişkinizin başladığı tarihten önce sevgilinizin ve sizin yaşadığınız her şey kendinize aittir. Geçmişte yaşanan bir ilişkiyi kıskanmak dünyanın en beyhude duygusudur. Siz, onun sizinle birlikteyken yaptıklarıyla ilgilenin.
Hayatlarınızdan asla vazgeçmeyin. Benliğinizi, kişiliğinizi koruyun.
Ayrıca şüphelenmek de insanın içini kemiren bir durumdur. Hem aldatmak isteyen mutlaka aldatır. Bunu önlemeniz de mümkün değildir. Bir insanın size sadık olmasının tek nedeni size duyduğu aşk ve sevgidir.
Bazıları ısrarla "çok seven kıskanır, sevmeyen hiç kıskanmaz" dese de üzgünüm ki çürük bir yanılsamadan ibarettir hepsi. İnsanların kıskançlık dürtüsü sahiplenmenin getirisidir lakin "bunun aşırıya kaçması" tamamen psikolojik sorununuz olduğunu gösterir. Bir insan olağan güveni tahsis ettiğinden emin değilse; sırf karşısındakine değil kendine de olan güvenini üst seviyelere taşımadıysa kıskançlık dayatmasıyla başbaşa kaldığını hatırlatırım. Bence "öz güven" eksikliğidir. Öncelikle sen sevdiğin bir insana güvenerek sevgili olmuşsundur. Güven eksikliği var ise kişi kendini kıskandığı şey veya kişiden yetersiz görüyordur. Bu da öz güven eksikliğidir. Ara sıra ufak tefek kıskançlıklar olabilir ancak bu kıskançlıkları tatlı bir dille aktarmak lazım. Kaba dille aktarılırsa sadece kendinden soğutmuş olursun. Bu yüzden güven eksikliği kıskançlıkları doğurur. Bu güven sadece karşıdaki kişiye değil kendine güvenden de kaynaklanır.
Kıskançlık denen kavram kargaşasının bir üsturubu olmalıdır. Fazlası her zaman öz güvensizlik belirtisinden ileri gelen kişinin benlik kavramıyla çelişme duygusudur. Dozunda olduğu sürece ilgiyle beraber güzelce harmanlanırsa, makul seviyelerde hoş olabilir. Fakat ileri uçta siz kıskançlığın dozunu arttırıp en küçük olayda bile patlak veriyorsanız orada bir durun derim. İlişkiyi aşırı zedeler yıpratır. Bir kelebek gibi düşünün ilişkinizi; ne kadar çok sıkarsanız o kadar çabuk kırılacaktır değil mi kelebeğin kanatları? Bunun yanında elinizi aşırı gevşek bırakırsanız da uçup gidecektir kelebek... Belli bir seviyede tutmalısınız kıskançlığınızı. Kendi öz güvensizliğinizi kıskançlık adı altında gizlememelisiniz. Kıskançlık başlı başına sorundur zaten cinsiyete indirgememek lazım. Kıskançlığın temelinde öz güven problemi varsa en kötüsü odur. Kişi kendi öz güvensizliğini birliktelik yaşadığı karşı cinsinin üzerinden tatmin ediyorsa kısa sürede ilişkiye zarar verir. Ufak tefek kıskançlıklar tuz biber aşamasıdır ilerisi için diyorum ciddiyet takınılarak yapılan kıskançlıklar sıkar bir süre sonra. Kadınlar daha irdeleyici gibi gözükse de erkeğin kıskanç olanları da boş bir egoyla buna yaklaşanları da yok değil. O sebepten ötürü cinsiyet olarak bakmayalım; kıskançlığın arkasındaki nedenleri belirleyelim. Aşırısını yapan kişiyle ayrılık esas olandır.
Bana kalırsa kıskançlık kişinin kendisinde bazı eksikliğin olduğunun işaretidir. Bilimsel açıklamalar bile der ki kıskançlığın aşk ile alakası, seven insan kıskanır denmesi kadar alakasız bir düşünce yoktur. Aşk, aşırı bağlılık ve sevgi duymak durumudur. Kıskançlık altında yatan düşünce kaybetme korkusu ve sahiplenme dürtüleridir. İlişkiye zarar verir mi verir! Hemde iki yönde biri zamanla kendine olan güven ve inancını yitirir. Diğer tarafta bu durumdan yorulur ve uzaklaşır. Bu tip ilişkiler içinde olanlar her iki bağlamda yorulur.
Aşırı kızım karışık Tamam ben bir kişilik bozukluğudur ve acilen o kişinin Tedavi olması gerekir yani ufak tefek kız karşıtlıklar Tamam kabul ama böyle yok Onunla görüşmeye bulunan görüşme onun giyme Oraya gitme bu ne ya Yani kimse kendini halife zannetmesin
Abartılı ise evet zarar verir ama kişilerin dikkatmetmesi gerekekn husus bir ilişkinin içinde nasıl davranılması gerekiyorsa o tutumu sergilemeleridir. Kıskançlığa meydan verecek her şeyden uzak durulmalı hem hayatındaki insanı hiçe sayarak davranıp hemde kıskançlıktam şikayet etmekte bencilliğin resmidir..
Kıskançlığın azı bile zararlı bence bir ilişkide , hayatına aldığın insana herşeyiyle güvenmeyi bilmek lazım. Kısıtlamalar ve kıskançlıklar ilşkilerin en büyük düşmanıdır
Her şeyin fazlası zehirdir. Kıskançlığın fazlası da öyle zarar verir ilişkiye. Güvensizlik tememlli bir kskançlık da olsa aşırıya kaçan bir kıskançlık da olsa her şeyin fazlası zarar.
Öncelikle birlikte olduğumuz şeyin bisiklet ya da diş fırçası olmadığının farkına varıp, kişisel özgürlüğüne saygı duymalı ve her halükarda güvenmeliyiz. Bunun ilk adımı önce kendine güvenmektir. G-avat gibi konuştum yine.
Neyse ki öyle bir eşe sahip değilim. Yoksa çok önceden boşanmış olurdum. Hiç sıkıntıya gelemem. Eşim hiç bir zaman telefonuma bile bakmaz. Kimle ne konuşuyor, ya da mesajlaşıyorum? İlgilenmez. Ben de ona karşı öyleyim tabi. İstediğini yapmakta özgürdür. Saygı ve sevgi önce gelir. Hayatı birbirimize zehir etmenin anlamı yok.
Günaydın 🌄 Herşeyin de olduğu gibi fazlası zarar.. meyveyi bile fazla yediğin zaman vücudun hastalık yapabiliyor.. ilişkide de fazla kıskançlık ilişkiyi zedeler dozunda olmalı ama bir insan aşırı kıskanıyor ise kendini kitap okuyarak geliştirebilir çünkü aksi halde ilişkisi fazla sürmez
aşırı kıskançlık karşı tarafın sizin ona aşık olduğunuzu düşündürür. sonra elde etme tatmini yaşar. ilişkinin heyecanı kalmaz onun açısından. ve kendini uzaklaştırmaya başlar sizde de elde edememe hırsı başlar. vu bu durum rahatsiz edici bir saplantı ya dönüşür.
Her şeyin fazlası zarardır demişler haliyle zarar verir dozunda olmalı her şey tabi buna uyuyor muyuz sıkıntı burda bilmek ayrı uygulamak ayrı bildiğimiz çoğu şeyi uygulamıyoruz buna bende dahil sonra böyle şeyler oluyor :D
Aşırı kıskançlık insanı boğar, ellerine kelepçe geçirilmiş hissi gelir. İlişkiye zarar verir elbette.. Kimse kimsenin kölesi değil, takıntılı ve saplantılı birşeyi yaşamanın adı aşk olamaz.
Kadınlar ne çok kıskanç nede hiç kıskanılmamaktan hoşlanmaz. çok fazla kısıtlanmak onları soğutur, hiç kıskanmamakta sevilmediğini düşünürler. sonuç olarak biz sizi hiç çözemedik ki. zaten onu başarıyor olsaydık heryer daha güzel olurdu
Kıskançlık her türlü ilişkiye zarar verir.. Hem kendinin hemde kıskandığı kişinin hayatını zorlaştırır..Çünkü kıskançlık çok kötü bir ruh hastalığıdır.. Her zaman gördüğpümüz gibi tüm kadın cinayetlerinin arkasında hep kıskanç erkek var..
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Olmazmı bir tesettürlü bostanlı vapurunda eşime öpücük attı saçını başını yolmuş yum hey gidi yıllar heyyy
Kadınlar kıskanç erkek istemez medeni olacak erkek hergün 20 müşteri ile olacak kadın hatta koca sevgili peceteci medeni olacak normal diyecek güzel kardeşim ve bol paralı erkek arar kadın onuda harcar
Kesinlikle verir. Ama ben; sevdiğimin başka biriyle baş başa yemeğe çıkmasına uyuz olurum buz gibi olurum... Sebep ne olursa olsun... Ya böyle bir şey yapmayacak ya da maalesef ayrılmam gerekiyor...
Zarar verir aşırı kıskançlık özgüven eksikliği, psikilojik hastalık ya da kişinin kendine güvenmemesinden olabilir ha bide zamanında çok kazık yemek var 😂
Aşırı zarar verir. Devamli tartışmalar kavgalar yorar insani. Hem ciddi özgüven sorunları oldugunu gosterir. Bilinçaltında ise psikolojik sorunları olduğunu.
Aşırı kıskançlık ilişkinin düşmanıdır. "beyazorkidem" rumuzlu yazar zaten aşırı kıskançlıkla ilgili önemli bir tarif yapmış. Ben şunu ekleyebilirim; kıskançlık sevgi ölçütü değildir. Yani biri sizi ne kadar seviyorsa o kadar kıskanıyordur yargısı yanlış. Aşırı kıskanç kişiler bunu sizi sevdikleri için yapmıyor, aksine bencil oldukları, kendilerini daha fazla sevdikleri için yapıyor.
Şimdi gelin biz, kıskançlığı kontrol etmenin yollarını öğrenelim.
Öncelikle sevgilinizin sizi sevip sevmediğini sürekli sorgulamayın. Çünkü siz zaten onun tarafından seçilmiş insansınız. Ayrıca madem sevdiğine inanmıyorsunuz o zaman bu ilişkiyi sürdürmenizin de anlamı yok.
Toplumun dayatmalarından kurtulun. Arkadaş grubunuz, aileniz ya da çevreniz kendileri sevgililerine nasıl davranıyorsa sizin de öyle davranmanızı ister. Siz de onlar tarafından dışlanmamak için bu dayatmalara boyun eğersiniz. Eğmeyin. Doğru olan onların yaptığı değil, sizin davranışlarınız.
Tehdit ve baskı, sevgilinizi size yakınlaştırmaz, aksine uzaklaştırır. “Bana haber vermeden dışarı çıkarsan şunu yaparım.”, “Şu arkadaşınla görüşürsen bunu yaparım.” demek sevgilinize eziyet anlamına gelir. Eziyete uğrayan kişi de günün birinde mutlaka zincirlerini kırar.
Kıskançlık, çoğunlukla hastalıklı bir durum olduğundan bir süre sonra sevgi falan kalmaz ortada. Kıskançlık gösterileriyle sevginizi ifade edemezsiniz.
Sevgilinizin her hareketini takip etmek, cep telefonlarını karıştırmak, sosyal medya şifrelerini ele geçirmek gibi kendinizi de küçük düşürecek hareketlere girişmeyin.
Bu hem kişisel özgürlüğe saldırıdır hem de kendinize olan saygınızı azaltır.
İlişkinizin başladığı tarihten önce sevgilinizin ve sizin yaşadığınız her şey kendinize aittir. Geçmişte yaşanan bir ilişkiyi kıskanmak dünyanın en beyhude duygusudur. Siz, onun sizinle birlikteyken yaptıklarıyla ilgilenin.
Hayatlarınızdan asla vazgeçmeyin. Benliğinizi, kişiliğinizi koruyun.
Ayrıca şüphelenmek de insanın içini kemiren bir durumdur. Hem aldatmak isteyen mutlaka aldatır. Bunu önlemeniz de mümkün değildir. Bir insanın size sadık olmasının tek nedeni size duyduğu aşk ve sevgidir.
Kıymetli görüşünüz için teşekkürler Mehmet Bey. :)