Kader Ağlarını Örmüş

Hikayemin başlangıcını okumazsanız, bu yazdıklarım anlamsız gelebilir. Biraz uzun olabilir. Vaktiniz var ise lütfen okuyun :)


https://www.kizlarsoruyor.com/ask-iliskileri/a50230-ben-deli-degilim-askim


Onu kaybetmek istemiyordum


Hastaneden çıktım, hiçbir yere uğramadan direkt eve geldim. Üzerimi değiştirdim ve duş bile almadan yatağıma uzandım. Cenin pozisyonunda yastığıma sarıldım. Ne yapmam gerektiğini bilmez bir halde sabah olmasını bekledim. Sabah erkenden kalkıp ilk işimin onun evinin kapısının önüne gitmek olduğunu düşünüyordum ve öyle yaptım. Kapıdan çıkar çıkmaz beni gördü ve;


-Lütfen üzerime gelme


Üzerime gelmiyorum hayatım, konuşabilir miyiz?


-İşe geç kalıyorum, akşam konuşalım


Tamam o zaman, saat 19:00' da aynı yerde


-Tamam


dedi ve işyerine gitmek üzere yola çıktı. Ben de işe gittim.

Kader Ağlarını Örmüş


Stresten nefes alamıyordum


İşyerimde stresten nefes alamıyordum. İnsanlarla fazla diyaloğa girmiyordum. Aklımda sadece akşam ne olacağı vardı. Beni tamamen bırakırsa nasıl toparlanacağımı bilmiyordum. Yıllar sonra kavuştuğum sevgiliyi kaybetmek bu kadar kolay olmamalıydı. Onu çok seviyordum. Onunda beni sevdiğinden adım gibi emindim. Hisleri kuvvetli bir insanım ben ve çok az yanılırım.


Yine yanılmadım


Akşam oldu ve ben yarım saat önceden buluşacağımız mekana gittim. O gelmeden önce kafamda bin tane senaryo hazırladım konuşacaklarımıza dair. Bir şekilde ikna etmeliydim onu. Ellerimi başımın arkasında birleştirip, gözlerimi kapatmıştım ve ileri geri sallanırken yere sürtünen sandalyenin sesiyle irkildim. Beklediğimden daha erken gelmişti. Bana söyledikleri aynen şöyle;


"Bak hayatım, seni çok seviyorum. Hayatımda gördüğüm en iyi adamsın. Seninle birlikte olmak beni gerçek anlamda mutlu ediyor. İnan bana seni kaybetmek istemiyorum. Tekrar hastanelere gitmeyeceğinden emin olabilirsem devam edebiliriz, eğer yanlış anlamazsan pazartesi günü psikyatri kliniğinden randevu alalım"


Bunları söylerken gözlerimin içine bakıyor ve çok hızlı konuşuyordu. Bir an önce söyleyip, kurtulmak istiyordu sanki. Onun da daha önceden ne söylemesi gerektiği hakkında düşündüğü anlaşılıyordu ses tonundan. Kabul ettim, hastaneye gittik. Psikiyatrist beni muayene etti ve ilaç yazmaya gerek görmedi. Deli olmadığım tescillendi. O da rahatladı bende...


Eskisi gibi olduk


Tekrar hastanelere gitmeyeceğime dair söz verdim ona. Eski mutlu günlerimize geri döndük. Ben hastanelere gitmiyordum, o da bana güveniyordu. Sabahtan akşama kadar mesajlaşıyor, akşamları beraber geçiriyorduk. Hiç sıkılmıyorduk. Ben hayatımda kimseyi bu kadar çok sevmemiştim. Evlilik teklifi için tekrar düşünmeye başladım. Hiç beklemediği bir anda olmalıydı.

Kader Ağlarını Örmüş


Nedense çok şaşırmasını istiyordum. İkimizde evlilik yolunda ilerlediğimizin farkındaydık aslında ama yine de çok etkileyici ve unutulmaz bir evlilik teklifi yapmayı planlıyordum.


1 hafta sonra arkadaşımın doğum gününde


Çocukluk arkadaşımın bir hafta sonra doğum günü vardı. Normalde doğum günü kutlamayı sevmeyen bir arkadaşımdı ama rica ettim ondan. Sevgilime evlenme teklif etmek istediğimi ve eğer doğum gününü kutlarsak o gün bir sürpriz yapacağımı ve tüm ortak arkadaşlarımızın içinde evlenme teklifi edeceğimi söyledim. Arkadaşım beni kırmadı ve hazırlıklara başladık. Taksimde bir mekanla anlaştık. Kişi başı belli bir rakama fix menü ve tüm yerli içkiler sınırsız bedava olacak şekilde. Gelecek kişilere de hediye almamalarını, yalnızca fixlenen mekan ücretini kendileri ödemelerini rica ettik. Sevgilime de söyledim ve o da en yakın arkadaşlarını çağırdı. Yaklaşık 25 kişilik bir grup olduk.


En sevdiği şarkıyı ezberledim


Şarkı söylemenin bu kadar zor olabileceği aklımın ucundan bile geçmemişti. Gayet normal söyleyebileceğimi düşündüğüm bir şarkı nasıl bu kadar zor olabilirdi. Halbuki İlhan İrem konuşuyormuş gibi rahat söylüyordu şarkıyı. Ben neden bu kadar zorlanıyordum ki. Neden nefesim yetmiyordu?




Gece gündüz çalıştım ve İlhan İrem kadar olmasa da söyleyebildim parçayı.


Doğum gününe giderken yolda kedinin üzerinden araba geçti


Sevgilimi evinden alacaktım ve doğum gününe gidecektik beraber. Kendime ismini vermeyeceğim bir markadan özel olarak takım elbise diktirmiştim. O takım elbiseyi düğünde de giymeyi planlıyordum. Evlenme teklifi ettiğim takımı düğünde de giymek güzel bir fikirdi bana göre. Düğünde papyon takacaktım ve farklı bir gömlek giyecektim sadece. Hazırlandım ve evden çıktım. Sevgilimin evine doğru yola çıktım ve yolda bir kedinin can çekiştiğini gördüm. Havalara zıplayıp, taklalar atıyordu ama kimse bakmıyordu bile. Taksiciye;


-Dur abi dur


Bence hiç gerek yok, ölür birazdan can çekişiyor. Kesin araba geçmiş onun üstünden


-Dursana lan!!!


Hasta mısın nesin, git ne halin varsa gör


dedi bana ve o kadar yazmadığı halde 10 lira verdim ve indim taksiden. Kedinin yanına gittiğim kucakladım onu ve başka bir taksiye binip, en yakın veterinere götürdüm. Kucağımda çırpınmaya devam ediyor ve zor tutuyordum. Ceketimi çıkartmıştım ama gömleğimde kan lekeleri bulaşmıştı.


Veteriner sokak hayvanlarına bakmadığını söyledi


Veterinere geldik sonunda ama veteriner;


-Sokak hayvanlarına bakamıyoruz Yedikule' ye götürün, orada hayvan barınağı var. Yardımcı olurlar


Kedi benim!!!


-Beyfendi sokak hayvanı olduğu belli, serum bağlayıp, ameliyata almamız gerekebilir, iç kanaması var muhtemelen, kurtaramayabiliriz ve masraflı olur


Kedi benim dedim size


dedim ve hemen serum bağladılar hayvana. Kredi kartımı bıraktım ve yarın gelip alacağımı söyledim. Bekleyemedim çünkü sevgilim bekliyordu.


Gömleğimi çıkartıp, yol üzerinden tshirt aldım


Gömleğim kan lekesi olduğu için çıkarttım ve yol üzerinden düz beyaz bir tshirt alıp giydim içime. Çok kötü bir görüntü oluşturmadı. Sonunda sevgilimi aldım evinden ve doğum gününe gittik. Suratı birden bire acaip bir şekilde asıldı ve bana neden geç kaldığımı soruyordu. Trafik olduğunu söyleyip geçiştirdim. İnanmamış gibi görünüyordu. Hiç bu kadar mutsuz görmemiştim onu. Evlenme teklif ettiğim zaman moralinin yerine geleceğini düşündüm ve içimden şarkıyı söylemeye devam ettim.


Şarkıyı o kadar güzel söyledim ki, ben bile şaşırdım


Pasta kesildikten sonra ben sahneye çıkıp mikrofonu elime aldım. Şarkıyı söylemeye başladım, onun gözlerinin içine baktım. Ağlamaya başladı. Ama öyle sevinçten ağlıyormuş gibi görünmüyordu. Yüzünde acı bir ifade vardı. Elimle yanıma "gel" der gibi işaret ettim. Geldi bana sarıldı ve ben o sırada "benimle evlenir misin?" dedim. Hiç cevap vermedi. Hıçkırık sesleri duyuluyordu, mikrofonu arkadaşım elimden aldı. Müzik kesildi, sahneden indik aşağıya ama o benim boynuma öyle sıkı sarılmıştı ki bırakmıyordu. Bir süre küçücük adımlarla öylece yürüdük. Sonra kulağıma titreyen sesiyle "hayır seninle evlenemem" dedi.


Boynumda kan lekeleri kalmış


Boynumda kedinin kan lekesi kalmış. Görmemişim aceleden. Onu almaya gittiğim anda suratı bu yüzden asılmış. Beni yine hastaneden geliyorum sanmış.


KEDİ YAŞIYOR


Okuduğunuz için teşekkür ederim. Hikayemi burada sonlandırıyorum çünkü mutlu son ile bitmiyor. Dilerseniz yazarım devamını...

Kader Ağlarını Örmüş
Cevapla