Neredesin Öbür Yarım?

Başlarda biz vardık, Başlangıçlara tanıklık yaptık…


Zaman kavramının henüz oluşmadığı bir an’dan beri,


Yıldızlara dayanan bir soydan çıkagelmiştik...


Yeryüzüne düşen ilk ışığı, ilk gün batımını izledik,


Masmavi bir gökyüzünden dünyaya sevgiyle baktık,


Öyle ya, biz Âdemden önce de yaşadık,


İnsan neslinin sonuncusundan sonra da biz vardık.


Dağların ihtişamlı yükselişinde ilk aşkı tattık,


Okyanus’ta ilk yaşam ortaya çıkınca alın yazımızla oyunlar oynardık


Hakkımızda türlü hikâyeler anlatıldı


Hislerimize türlü duygularla tercüman olmaya çalışıldı


Ama ne hiçbir beden bizi taklit edebildi


Ne de hiçbir dil bizi tasvir edebildi…


Öyle ya, biz ruhu olan bedenler değil; bedeni olan ruhlardık…


Hisler diyarından çıkıp gökyüzüne ulaştık,


Oradan bedene bürünüp yeryüzüne indik,


Çağlar boyu çağladık, asırlar boyu saklandık,


Kimsenin erişemediği sırlara vakıf olduk.


Yeryüzünde ilk ateş yakıldığında oradaydık,


Buzul çağının ilk soğuğunu yaşadık,


En çetin savaşlara şahitlik yaptık,


En amansız hastalıklara yakalandık.


Başlangıçtan bugüne kadar birçok defa beden edindik,


Birçoğunu da huzurla, mutlulukla dolu bir ömürle eskittik...


Az değildi bizim hislerimize bakıp imrenenler,


Bize bakıp; keşke bende ruh eşimi bulsam diyenler,


Ardıllarımız bizimle aynı şeylere bakarak yaşadılar,


Aynı güneşe yöneldiler, aynı denizde yüzdüler,


Aynı toprağa ayak basıp, aynı yollarda yürüdüler...


Çağlar boyu aynı şeye bakmamıza rağmen,


Ardıllardan hiçbiri bizimle aynı şeyi göremediler...


Belki de bu nedenden ötürü ki bizim gibi sevemediler,


Varoluşun en büyük armağan olduğunu bilemediler...


Böyle bir dönemde yeniden geldik dünyaya,


Sevmeyi, sevilmeyi tekrardan öğretmek içindi belki...


Belki ardıllara yazılacak yeni bir hikâye hediye etmek içindi,


Sahipsiz bedenlerinde yatan ruhları uyandırmak içindi belki de...


Yeryüzünü her zamankinden daha da kalabalık bulduk,


Yabancı bir Dünya’da birbirimize uzak ve hasret kaldık,


Varlığımızı hissettiğimiz halde, hala birbirimizi bulamadık...


Artık vakit geldi,


Yeryüzünün en görkemli dansını yapalım yeni bedenlerimizde,


Yeryüzünün en ihtişamlı aşkını yaşayalım yeni ömrümüzde...


Öyle ki, bütün ardıllar hayranlıkla izlesinler bizi,


Öyle ki, onlara bahşedelim yeni şaheserimizi...


Yeni bir çocuk getirelim solgun mavi küreye,


Yeni bir umut, yeni bir ışık olsun kâinata,


Vakıf olduğumuz sırların hepsini çıkarsın açığa....


Ama artık vakit tamamdır,


Her neredeysen bulacağım seni.


Antik zamanlarda olduğu gibi,


Çağdaş zamanda da bulacağım seni.


Bu aşk kutsadıkça ikimizi,


Elbet bir gün kavuşturacaktır bedenlerimizi.


Çünkü...


Mecnun'u çöllere düşüren aşktır bu, Ferhat’a dağları deldiren aşkta bu…


Neredesin,

Neredesin Öbür Yarım?
Cevapla