Hercai Olan Kardelen

Necati hiç uymamıştı yanındakine,hemeninden bırakıvermişti ortada...


Ona kimin hercai dediğini kimse bilmiyor. Ama kardelen hala açıyor. Yarattığın o kâfir yüreği ben bile bir kaşık suda boğmak için can atıyorum. Sokakta paltosunun üstünde kıvrılmış yatan adamdan hiçbir farkım yok, sadece soğuk beni etkilemiyor. Dostu düşmanı ayırt edemez oldum. Akan gözyaşlarımı bir yerde toplasan Anka'yı bile küllerinden uyandırır.


Hercai Olan Kardelen...


Issız bir ormanın ortasın da yaşlılıktan beli bükülmüş bir ağacın altında sessiz sedasız bekler gibiyim. Karanlıkta bir şeyler var sanki. Korkuyorum! Bağırmalı mıyım? Kurtarırlar mı acaba? Ya kurtaramazlarsa? Bunun bir rüya olduğuna inandırmak istiyorum kendimi.Banyodaki ayna bile karşısına geçtiğim zaman korkuyor benden. Hele bir de o aynadaki yansımayı görmelisin. O sarı loş ışığın altında o kadar acımasız ve o kadar çaresiz ki...


Ne zaman baksam bu bedeni hep yorgun görüyorum. Bu aynanın yalan söylemeye yüzü yok artık. Bilir misin? Eskiden insanların derilerini yüzüp tuz basarlarmış ve sırf acı çektirsin diye keçi'ye yalatırlarmış. Çoğu zaman dilim keçiden daha istekli. Sırf ismini zikrediyor diye parçalıyorum bu dudaklarımı. Tuza gerek yok fazlasıyla acıyor zaten. Senin yüzünden İki dudağım bile birbirine hasret. Artık öyle bağımsız ve öyle hırçınlar ki , kendimin bile patavatsız olduğuna inanmaya başladım. Midem bulanıyor artık ve hastalığımın adını koydum.


Bu sefer Necati değil de hercai olan Kardelen...


BARAN DOĞAN


Hercai Olan Kardelen
Cevapla