Cennet Kokan Anneme Mektup

Tamamen kendi hislerimle yazmış olduğum mektupla birilerini incitirsem eğer affola. Günün anlam ve önemi vesilesi ile anne olmayı hevesle bekleyenlerin, başka canlılara annelik yapanların, anne olamayıp bu duyguyu kalbine yaşayanların, çocuklarını kaybetmişlerin, annesiyle iletişimi kopanların, evladına anne olmuş babaların yüreklerine selâm ederim.

"Anne, içi kış olsa da, dışı bahar kokan kadının adıdır."

Sana mektup yazayım dedim annem, kalem yeşerdi, kağıt çiçek açtı. Kelimeler ardı ardına koştu, sonra ben sustum annem, ben sustum en çok kalbim konuştu. Yetmedi onca sayfa seni anlatmaya, yırttım attım tüm yazdıklarımı, baştan başladım seni yazmaya. Kalem utandı annem, kağıt utandı. Kelimeler durdu, yaşam utandı. Sığdıramadım bir yere, zaten ne mümkündü bu değil mi?

annem... sık sık, insanın sonunda her şeye alışacağını tekrarlardı.

Cennet Kokan Anneme Mektup

Hayatımda onun kadar güzel gülen birine rastlamadım.

Sonra gülüşün geliyor annem aklıma, hani şu yıllarca ilaç diye yaralarıma sürdüğüm gülüşün. Huzur kokan sokaklara benzerdi yüzündeki çizgiler sen güldükçe ve sen güldükçe annem, güller açardı penceremde. Teni gül kokan, teri güle nazire yapan annem. Sen üzülünce buz keserdi odam, odam üşürdü yalnızlıktan.

"Annem bana derdi ki; "Kötülük dünyaya dokunma sayesinde yayılır."

“Dünya canavar ruhlu insanlarla dolu evladım,” dedi annem. “Hiçbir şeye aldırmayacaksın.”

En son hangi parka götürdün beni hatırlamıyorum annem. En son hangi parkta uyudu benim çocukluğum, hangi toprak diriltti beni senin gölgende? Annem, yok oluyor bir tarafım, eriyor ve bitiyorum anbean. Annem, hadi ne zaman hissedeceksin de soracaksın "Neyin var?" diye. Ne zaman soracaksın ki merhem olacak her soruşun...

Cennet Kokan Anneme Mektup

"Annem tanısa seni kesin çok severdi. Bana kalırsa seni bütün dünya çok sever."

Bir babanın eve gelmesini mutlulukla beklemek o ailenin huzurlu olduğuna işaretmiş. Sen mutsuz beklerken anlardım huzursuzluğunu. Soba ısıtmazdı evi, yemek soğuk ve tuzsuz olurdu. Sen mutsuzken, her yer dağınık gibi gelirdi annem, aydınlanmazdı oda bir türlü. Sen mutsuzken nefes almazdı hiç bir canlı. Sen mutsuzken annem, sanki kimse yaşamazdı.

"Annem bir istiridyeydi ben de inciyim..."dedi göz kırparak. Islık çalarak yürüyüp gitti...

“Annem bana hep şöyle derdi Portuga, ‘Kalbini oluşturmak 9 ayımı aldı, kimsenin 15 dakikada kırmasına izin verme."

Kırdım seni zaman zaman anne, üzdüm bilmeden ya da bilerek zaman zaman. Değer miydi sorsan, buruk bir hüzünle hayır olurdu cevabım. Nedendir bilemem ama belki de bir sana geçiyordu nazım. Halbuki toz değse gönlüne, kışa dönüyordu yazım.

Cennet Kokan Anneme Mektup

"Dünyadaki en güzel üç kadın: Annem, gölgesi ve aynadaki yansıması."

Gözüne acı çökerdi bazen, saklayamazdın istesen de. Kan ağlardın da gülücük saçardın hani. Belli olmasın diye kırgınlığın, onlarca mevsim açardın. Eğer düşmeseydin bu gece usuma, yazmazdım bu hicran dolu satırları. O da doğru ya annem, hicran dolsaydı her yanın sen yine yaşardın.

Bu gece hangi numarayı arasam annem açacakmış gibi bir gece.
Cennet Kokan Anneme Mektup

"Bugün annem öldü belki de dün bilmiyorum."

Gittin sen, belki de hiç gitmeyecekmiş gibi yaşarken gittin. Ardında bıraktığın koca bir enkazdan habersiz, yanan yürek yangınından habersiz gittin. Kime emanet ettin giderken, kime bıraktın diğer yarımı. Şimdi kim gülecek bana öyle, kim saracak bilmezken yaramı.

Tüm annelere...

Cennet Kokan Anneme Mektup
Cevapla