Sevilmek ki ekmek su kadar mühim bir ihtiyaç?

Yazmak duygu fırtınamın rüzgarını dindiren en önemli faaliyettir. Bu sebeptendir buraya yazmak istemem.


İnsanın var olmasıyla başlıyor her şey. Yumurta ve spermin aşkla, sevgi ile döllenme kadının rahmine bir embriyo yerleştiriyor. Dokuz aylık bir süreçte anne sevgisi en büyük gıdası oluyor ve büyüyor bebek. Doğmak vakti geliyor, doğuyor. Anne kucağının anne sevgisi sıcaklığı ile doğduğu hayin dünyanın kötülüklerinden korunuyor.


Sevilmek ki ekmek su kadar mühim bir ihtiyaç?


Anne sütünün verdiği sevgi onu zihnen, bedenen besliyor. Büyüyor, büyüyor, büyüyor insan oluyor. Doğduğu andan beri yemek içmek, uyumak dışında sevilmek ihtiyacı hiç bitmiyor. Anne sevgisi, baba sevgisi, kardeş sevgisi, hayvan sevgisi... Hepsi tamamlanıyor, devam ediyor. Lakin bir anda karşı cins tarafından sevilmek arzusu ve ihtiyacı cereyan ediyor. Onu sevecek bir insan evladı arıyor, belki buluyor belki bulamıyor.


Bulduysa iyisi ile kötüsü ile kökleri sevginin verdiği besleyicilikle güçleniyor güzel olan daha da güzelleşiyor. Bulamadıysan bir şey hep eksik kalıyor. Sol üst köşesi ara sıra sevilmemekten verdiği acıyla sızlıyor sızı derinleştikçe kanayan bir yara peyda oluyor ansızın. Peyderpey yara büyüyür bazen sarıyor geçti sanıyor ama o ara da bir sıkıysa yokluyor.


İnsan aç 1 hafta susuz 3 gün yaşar. Sonra ölür, peki sevgisiz ne kadar yaşar insan? Ne kadar dayanır yürek var oluşunun kaynağı olan aşkın yokluğuna?

Sevilmek ki ekmek su kadar mühim bir ihtiyaç?
Cevapla